Her şey karmakarışıktı. Neslişah’ın zihninde babası hakkında bildiği doğrular, gerçek korkularıyla iç içe geçmişti. İçinde taşıdıklarının ağırlığı, nefesini daraltıyordu. Çeşmenin başına vardığında ellerini yüzüne götürdü. Soğuk su, kanla karışmış acıyı biraz olsun hafifletir gibi oldu. Yüzünü yıkayıp arkasını döndüğü an, birden olduğu yerde donakaldı. Alaz’ın arabası tam karşısında durmuştu. Kapının arka tarafı yavaşça açıldı. Neslişah ürkek bakışlarla sağa sola baktı. O an, aracın arka koltuğundan Ateş’in başı göründü. Yorgun ama kararlı bir sesle fısıldadı: “Korkma… bin hadi. Karahan’a haber vereceğim.” Neslişah’ın kalbi hızla çarpmaya başladı. Bir an tereddüt etti, sonra adımlarını ağırlaştırarak arka koltuğa geçti. Ateş yan tarafa çekildi, gözlerinde güven veren bir bakış vardı. A

