
❤️21 yaş ve üzeri için tavsiye edilir.
🔥Yetişkin içerikli sahneler ve işkence sahneleri detaylı bir anlatıma sahiptir.
❗Yaş farkı içermektedir.
‼️Yaşanmış olaylardan esinlenilmiştir.
❤️Hikaye 2000'li yıllarda geçmektedir.
*****
Takıntılı bir tefeci, aşık olduğu kızı elde etmek için kirli bir oyuna başvurur. Bir türlü elde edemediği kız, şimdi ona mecbur olacaktır.
Aşkta her şey mübahtır sözünü yaşayan ve yaşatan bir mafya... O bir tefeci...
Aşık olduğu kız ise, adı gibi Bahar'dı. Ta kiii baharını kışa çeviren tefeci Hakim Gürsoy hayatına girene kadar. Lakabı Karabasan olan Hakim, lakabının hakkını verecekti.
Kurulan bir tezgahla hayatı kökten değişen Bahar, hayatının iplerini yeniden eline alabilecek mi? Peki aşk ile nefret arasındaki ince çizgiyi koruyabilecek mi?
****
Onun karşısına geçip her zamanki gibi durdu. Elleri ceketini geriye atıp pantolon ceplerine girdiğinde, silahın kabzası yine ikisinin arasındaki yerini almıştı.
"Neden geldin? Hani istemiyordun beni?" derken ki soğuk tavrı, Bahar'ın içinde bulunduğu durumu daha da zorlaştırıyordu.
Bahar şortunun paçasındaki ipleri koparırken; "Babamın kefil olduğu bir adam varmış. Borcunu ödemiyor mu?" diyen sesi titredi. Beklenti içinde cevabı beklerken kendiyle çelişiyordu. Cevabı duymalı mıydı, duymamalı mıydı?
Ödemiyor derse, borç babasına kalacaktı. Geçen gece üniversiteyi kazandığı zaman yol parasını bile hesaplayacak raddedeyken, bu borcu ödeyemeyeceklerini biliyordu.
Ödüyor derse gönül rahatlığıyla gidecekti buradan ama... Duyduğu sözlerden sonra o adamın dolandırıcı olup ailesini kandırdığı da kesindi.
"Bunlar seninle konuşacağım mevzular değil. Şimdi geldiğin gibi git buradan." diyerek koltuğuna oturacaktı ki, Bahar uzanıp onun elini tuttu iki eliyle.
"Ne olur. Benimle konuş. Annemle babam ödeyemez borcu. Ben halledeyim. Sen borç kaç paraysa söyle bana. Ben girer bir işte çalışır, öderim her ay senetleri..."
Hakim geri dönüp bakarken, Bahar'ın ilk karşılaşmada dirseğini çektiği gibi çekip kıza baktı.
"Ödeyemeyeceğin kadar büyük bir meblağ bu. O gün söylediğin o söz, oldukça doğruydu Bahar."
Bahar meraklı ve yalvaran gözlerle ona bakarken, hangi söz olduğunu anımsayamadı.
"Doğrularımız bile bir değil demiştin hani." diyen Hakim onu aydınlattı.
Bahar ellerini kaldırıp; "Özür dilerim. Gerçekten. Oturup konuşalım. Senetleri ben imzalayayım. Aileme zarar verme lütfen." derken çaresiz gibiydi ama uzlaşmanın da bir yolunu bulmak için çaba sarf ediyordu.
Hakim başını yana doğru eğdi. "Toplam iki milyara yakın borcu sen mi ödeyeceksin?" derken, küçümseyici ve alaycı bakışlarıyla; Bahar'ın ümitlerini bir bir kırıyordu.
Bahar'ın gözleri şaşkınlık ve şokla dondu. Bu kadar yüksek bir meblağ beklemiyordu açıkçası. Nefes dahi almayan kızın üstündeki bakışlarını çekmeyen Hakim, bekliyordu. Az sonra direnci kırılan kız, tam da istediği kıvama gelecekti.
"Tam olarak nasıl ödemeyi planlıyorsun Bahar? Malum doğru anlayışlarımız baya farklı." diyerek kızın boş bakışlarını üstüne çekti.
Bahar yutkunup kafasından geçen ihtimallerden birini seslendirdi. "Hayatım boyunca çalışır öderim. Yemin ederim. Biz kimseye borç yapmadık bugüne kadar. Valla bak. Sana da öderiz borcumuzu."
Dediğinde Hakim sahte bir kahkaha attı. "Senetlerin vadesi var küçük kız. Tahsil etmem için de toplamda..." düşünüyormuş gibi yaptı. "... 10 ayınız var. Ama her ay bir taksit almam gerektiği düşünülürse, aslında bir aydan da az bir vaktiniz var. Yüz elli milyonu alamazsam, tahsilat yapmalıyım Bahar..."
Başını eğip Bahar'ın yüzüne yaklaştı. "Senin de gördüğün gibi ben sadece mafya kılıklı bir adam değilim. Düpedüz kötü adamım. Benim gibi bir adama aşık olacak kadar aptal da değildin. O yüzden sen git, ben bu hafta babanla halledeceğim bu meseleyi."
Bahar'ın içi titrerken, nefret dolu bakışlarını saklamaya çalışıyordu. Bu adam ona karşı tükürür gibi söylediği tüm sözleri yalatmıştı resmen.
Ama onu ikna etmeliydi. Babasının kılına bile zarar gelmesine müsaade edemezdi...
"Aşık olursam peki..." deyişi, Hakim'in yüzünü buruşturdu.
"Aptal bir kız olmadığını ispatlamışken, beni kandırmaya çalışman; durumları zora sokmaktan başka bir işe yaramaz. Git dedim hadi. İstemiyorum seni." derken ciddiydi. Bu kadar isteksiz duruşu, Bahar'ın adım adım ona gelmesini kolaylaştırıyordu. Hakim'in bir eli kalkmış onun gitmesi için kapıyı işaret ederken, Bahar başını iki yana salladı.
"Gidemem! Sen söyle o zaman ne yapayım? Ne yaparsam ailemden uzak duracaksın?" çaresiz hali yerini sinire bıraktı.
"Beni mi istiyorsun? Al o zaman. Bak sana geldim. Söylediklerin oldu işte. Koşa koşa çıktım o yokuşu. Bu kez isteyen ben, reddeden sensin, kabul! Özür dilerim o sözlerim için. Ama buradan gitmem için, önce seninle anlaşmamız lazım..." derken oldukça kararlıydı.
Duruma sinir olsa da, ailesi için yapmayacağı şey yoktu. Hatta gerekirse onlar için ölürdü. Ama yaşamak zorundaydı. Zaten bir evladını kaybetmiş olan ailesine, daha fazla acı yaşatmaktan başka bir işe.

