O gideli 4 ay olmuştu ve günlerim endişe ile geçiyordu. Benimse beklemekten başka yapabileceğim bir şey yokttu.
O gittikten 3 sonra bende evime taşınmıştım çünkü o olmayınca o evin tadı yoktu benim için. Zaten taşınmam da gerekiyordu daha fazla leyla teyzelere yük olmak istemiyordum.
Günlerim ev hastane arasında geçiriyordu, bu sırada ulaşım sorunları yaşayınca kendime siyah spor araba almıştım. Siyah tercih etmezdim aslında o anki duygularım siyahı tercih ettirmişti, sanırım depresyonun bir çeşidini yaşıyordum.
Arabayı aldığım gün hem araba alışımı hemde yeni eve taşınmamı kutlamak için ali amca leyla teyze ve egemeni akşam yemeğine davet etmiştim ve beraber güzel bir akşam geçirmiştik ama onsuz eksikti herşey. Sık sık gözlerim onu aramıştı yokluğu çok belliydi.
Eve taşınmamın üzerinden 1 hafta geçmişti ki ve zehranın arkadaşı arzu hamın zehranın köpeklerini (ULUS ve BULUT) getirmişti. Başta büyüklükleri nedeniyle biraz korkmuştum ama sonra bir müddet sonra onları benimsemiştim. Onlara karşı davranışım ve yaklaşımım sayesinde de bana alışmışlardı.
Gelmelerinin üzerinden 2 gün sonra ise
Arzu hanımla birlikte ulus ve bulutun kulubelerini ona duygusal anlamda ilk sarıldığım çam ağacının yakınına kurmuştuk.
Çünkü benim için çok anlamlı bir yerdi. Benim için ufakta olsa adım attığı gardını düşürdüğü ilk yerdi, bu yüzden kulebenin yerinin orası olmasını istemiştim .
Bu ev onunla anlam kazanmıştı ve ilk anısıda ona olan itirafım ve onun reddetmemesiydi. Ve şimdide ulus ve bulut ta burada. Umarım daha çok daha güzel anılar biriktirirdi bu ev. Çünkü bu eev onunla anlam kazanacaktı.
Arzu hanım gündüzleri ulus ve bulutla ilgileniyor ben işten dönünce de bana teslim edip ayrılıyordu.
Artık eve döndüğümde bir saat onları sitenin parkında gezdiriyor eve döndüğümüzde de bakımlarını yapıp içeri geçiyordum.
Arzu hanımın dediğine göre ulus ve bulut beni gerçekten sevmişler çünkü pek insana yaklaşmazlarmış.
O kadar ki arzu hanımla kalması gerektiği zamanlar çok zorlanmış. Ulus ve bulut kendisine alıştırıncaya kadar çok uğraşmış, zehra olaya el atınca ulus ve bulut arzu hanıma yakınlık göstermiş. Kendisinden sonra kimseye yakınlaşmadıkları için zehra da başka kimseye köpeklerini emanet edememiş bu yüzden de zehra arzu hanımı köpeklerine bakıcı olarak tutmuş. Zamanlada kendiside ulus ve buluttan ayrılmak istememiş bu yüzden zehra nereye gitse arzuda peşinden geliyormuş. Şimdi ulus bulutun bana alışmaları arzu hanımı sevindirmişti. Çünkü nişanlıymış ve yakında evlenip istanbula yerleşecekmiş. Bana alışmaları gözünün arkada kalmaması demekmiş.
Arzu hanımın söyledikleri beni sevindirmişti nede olsa zehraya biraz daha yakınlaştırıyordu. Belkide benide arzu hanım gibi yakınında tutardı.
Hafta içleri işten dolayı ev hastane park arasında geçiriyordum. Hafta sonlarınıda leyla teyzelerde geçiriyordum. Bu düzen böyle giderken sonunda 4 ayı bitirmiştik ben onun gelmesini beklerken ali amcadan görevinin uzadığını öğrenmiştim.
Onsuz geçen günler zor gelmeye başlamıştı kendimi daha çok işe vermeye başlamıştım. Fazladan hasta kabul etmeye ve fazladan mesaiye kalmaya başlamıştım. Özlemi bastırmak için yapmadığım şey kalmamıştı. Hatta geceleri onu düşünmekten uyuyamadığım için ulus ve bulutu park gezintisinden sonra spor salonuna gidiyordum.
Günlerimi böyle yoğun geçirirken egemen benim bu hallerime anlam vermeye çalışıyordu. Birgün yine isten sonra mesaiye kaldığımda odama egemen geldi.
"Seni burda bulacağımdan emindim."-dedi
"Çok zor olmamıştır."
Benim bu iğneleyici tavrım onu güldürmüştü. Önümdeki sandalyeye yerleştikten sonra gülümsemesini silip ciddi halini bürünürken
"Sonunda senin neden böyle olduğunu çözdüm sanırım."
Olduğum defterden başımı kaldırıp ona baktım
"Ne varmış benim halimde? "
"Bu halini işte sürekli kendini meşgul edecek şeyler ayarlıyorsun. Mesaiye kalmalar fazladan hasta bakmalar yetmiyor acile de el atıyorsun. Birde spora yazılmışsın daha ne olsun."
"Eee neyini çözdün bunun?"
"Aşık olmuşsun" dedi gülerek
"Ama kime olduğundan emin degilim sadece şüphe ediyorum."
"Az önce söylediklerinden aşık olduğumu mu çıkardın?"
"Evet kardesim bundan eminimde"
Elimdeki kalemi bırakıp koltuga yaslandım. Biraz düşündükten sonra
"İnkar etmiyorum doğru aşık oldum. Kendisinede söyledim düşüneceğini söyledi."
"Demek düşüneceğini söyledi. Demek ki senden etkileniyor bu yüzden düşüneceğini söyledi etkilenmese düşünmez direk redederdi.
Peki kim bu şanslı kişi?"
"Önce sen kimi tahmin ettin onu söyle ondan sonra söyleyeyim."
"Hastanedeki çocuk doktoru neydi adı haa şevval hanım omu?"
"O değil de onu nerden çıkardın?"
"Nerden çıkarıcam o mesaiye kaldığında sende kalıyorsun. Onun gittiği spor salonuna gidiyorsun. "
"Onun hastanede mesaide olduğundan da aynı spor salonunda oluşumuzdan da haberim yok."
" O değilse kim?
"Zehra"
"Hangi zehra?"
"Hangi zehra olacak arkadaşın olan zehra."
"Biricik mi?"
"Oğlum ne şaşırdın yaa evet biricik olan yıldırım olan yüzbaşı olan zehra."
"Kardeşim aynı evdeydik ben niye fark etmedim sizi?"
"Daha biz diye birşey olmadığı için olabilir mi. Hem kızın evde olduğumu var hep görevde evde olduğunda da hep birlikteyiz yani fark etmemen normal."
"O zaman bana niye hiç birşey söylemedin?"
"Ben kendi duygularımdan tam emin değildim ki hem önce zehraya söylemek istiyordum söyledim de ama cevap yok."
Sıkıntılı bir nefes alıp verdikten sonra ayaga kalkıp egemenin karşısına oturdum.
"Sen ne diyorsun zehra beni hayatına kabul eder mi?"
"Onu bilemem kardeşim ama bildiğim tek şey onu ömrün boyunca beklemek durumunda kalacak olman. Sen her defasında onun geri dönmesini bekleyebilecekmisinn?"
"Beklemek gerçekten ama gerçekten çok
zormuş. Ama o benimle olacaksa sonunda bana geri döneceğini bilirsem bekleyebilirim."
"Peki onun gittiği yerden geri dönmemesini göze alabilecekmisin?"
"Söylesene bunu kim göze alabilir. Hem onu bende bilmiyorum ama şöyle bir gerçekte var normal meslekteki insanlarda işlerinden dolayı yararlanabiliyor hatta ölebiliyorlar. Olaya böyle bakarsam katlanabilirim."
"Senden beklediğim cevapta böyleydi. Eğer Zehra nın cevabı olumlu olursa bunu sana muhakkak soracaktır. Benimle nasıl konuştuysan onada böyle konuş o zaman seni doğru anlayacaktır kardeşim."
Tamam dercesine başımı salladım. Egemen oturduğu yerden kalkıp bana sarıldı. Geri çekildiğinde gülerek
"Demek bizim kıza aşık oldun haa. Valla leyla sultan dan çekeceğin var benden söylemesi."
Birde Leyla teyze ve ali amca gerçeği vardı. Kabul ederse onların yüzüne nasıl bakacaktım. Benim tedirgin halimden memnun olmuş bir şekilde güldü. Ona baktığımda
"Korkma korkma annem bir şey demez hatta sevinir bile."
"Cidden sevinir mi? Sonuçta zehrayı kızı olarak görüyor. Evinde kalıp kızını ayartmış gibi oldum."
"İstersen daha fazla saçmalama kardeşim. Hem zehrayı kızı olarak görüyorsa senide oğlu olarak görüyor.
Hem ayartmak ne demek ikinizde yetişkin insanlarsınız kendi kararlarınızı alabilecek durumdasınız."
"Teşekkür ederim kardeşim benim seninle konuşmak iyi geldi."
"Ne demek kardeşim her zaman yanındayım. Hadi bugün mesaiye kalmada eve gel annem büyük bir sofra kuruyormuş senide çağırdı gelmezsen beni eve almayacakmış."
"Genelde hafta sonu toplanıyorduk neden hafta içi toplanıyoruz?"
"Bende bilmiyorum aradığında sesi cıvıl cıvıldı bulmuştur yine birşey kutlayacak."
"Tamam bakalım sen çıkıyormusun?"
"Valla leyloş sultan yardım istedi mangal yapacakmış o yüzden erken çıkacağım."
"Demek mangal yaptırıyor o zaman gerçekten önemli bir neden bulmuş demektir. Bende erken çıkayım o zaman ama biraz işim var sen git bende işimi bitirir bitirmez gelirim."
"Tamam kardeşim görüşürüz sana kolay gelsin."
Tamam anlamında başımı salladım, egemen odadan çıkınca bende masamın başına geri döndüm.
Bu hazırlığın ve toplamanın amacını merak ettim.
Kim içindi bu hazırlık......