Barış 6

1143 Kelimeler
Tamam anlamında başımı salladım, egemen odadan çıkınca bende masamın başına geri döndüm. Bir kaç evrak işi vardı. Onlarıda hallettikten sonra kontrol etmem gereken hastaların raporlarını alıp odadan ayrıldım. Yaklaşık 1 sonra işimi bitirmiş odama dönmüştüm. Biraz oturduktan sonra eşyalarımı alıp odadan çıktım. 5 10 dk sonra arabama binmiş yola çıkmıştım. Leyla teyzelerin evine geldiğimde bahçedeki hamakta yüzü kitapla kapatılmış yatan birini gördüm. Arabayı park edip arabadan indim. İçimde bir heyecan oluştu kim olduğunu öğrenmek için bahçedeki hamağa yaklaşmaya başladım . Her adımda heyecanım yükseliyordu. Sonra o tanıdık koku geldi ve ciğerlerime baharı getirdi. Olduğum yerde kalırken biraz daha hamakta sallanan bedenine baktım. O gelmişti kokusunda huzur bulduğum gözlerinde sakinleştiğim gülüşüne kurban olduğum gelmişti. Ona iyice yaklaştım gülüşü güzelim uykuya dalmıştı anlaşılan. Üzerinde mavi çiçekli siyah bir elbise vardı. Güzel yüzünde Nazım Hikmetin şiirlerinin olduğu bir kitap vardı anlaşılan gönlü güzelim şiirleri seviyordu. Ben başında onu öylece izlerken "Daha ne kadar öylece izlemeyi düşünüyorsun?" "Sen nasıl!!! Sen ne zamandır uyanıksın?" Yüzünden kitabı kaldırıp hamaktan kalktı ve karşıma geçti. O güzel yüzünü sonunda görmüştüm. Onu öyle özlemiştim ki anlatmaya kemimelerim yetmez. Sağ gözünün hemenn altında olan küçük beni ni, konuşurken elini hereket ettirşini, güzel gülümseyişini. Her şeyini çok özlemiştim. Ben ona o kadar dalmıştım ki gözümü ayırmıyordum. Bakışlarımdan ötürü yalandan öksürdü. "Geldiğinden beri" - "Ne geldiğimden beri?" "Az önce sordun yaa ne zamandır uyanıksın dedin ya?" "Ha evet o mesele demek geldiğimden beri uyanıksın.. Peki neden uyuyor gibi yaptın? Ve en önemlisi benim olduğumu nasıl anladın." "Bilmem o an öyle istedim bu yüzden öyle hareketsiz kaldım. Diğer soruna gelirsek sen olduğunu nerden mi anladım tabiki kokundan." "Sen beni kokumdan tanıyabiliyor musun öylemi?" "Tabiki tanıyorum." Biz konuşurken bahçeye egemen girdi ve bizi gördü uzaktan bana göz kırptı. "Kardeşim gelmişsin bakıyorumda yemeğin sebebini öğrenmişsin. Konuşmanız bittiyse gelde bana mangalda yardım et." " Evet öğrenmiş oldum." Ardından güzel gözlüme bakıp "Keşke hep böyle sebepler olsa." Ona bakmayı kesip egemene döndüm. "Neyse sen geç geliyorum 5 dk sonra." "Tamam kardeşim çabuk gel." Egemen ön bahçeye giderken ben de zehraya dönmüştüm. Güzel yüzlüm bana bakmış gülümsüyordu. "Noldu neden bana öyle gülümsüyorsun?" "Hiç öyle içimden geldi." "Anladım sen ne zaman geldin. "Akşam üzeri geldim. Leyloş sultan da ben geldim diye aile yemeği düzenlemeye karar verdi. Yardım etmek istedim ama izin vermedi." "Iyi yapmış yoksa geldiğinden haberim olmayacaktı." "Sen gelmeseydin ben gelecektim zaten" "Benim için mi gelecektin?" "Seninle konuşacaklarım vardı hemde köpeklerimi çok özledim onlarla vakit geçirmek istiyorum." "Ya beni? Beni özlemedin mi?" "Bunu daha sonra konuşalım şimdi egemenin yanına gitte yardım et. Bende sultanımın yanına gideyim." Gülümsedi ve beni arkasında bırakıp kaçar gibi yürümeye başladı. Arkasından seslendim. "Daha sonra konuşacağız ama." Bana dönüp gülümseyerek "Konuşacağız." dedi. ________________ Bizimkiler masayı hazırlamış yerleşmişler ve bizim etleri getirmemizi bekliyorlardı. Egemenle etleri pişirip masaya getirdiğimiz de leyla teyze büyük bir tabak hazırlayıp zehranın önüne koydu. "Bak kızım bunların hepsi bitecek. Yoksa külahları değişiriz zaten kaşık kadar kalmışsın ye tamam mı benim güzel kızım." "Baba görüyormusun kızı gelince nasılda bizi unuttu." Leyla teyze oğlunun bu haline güldü o sırada ali amcada "Oğlum sen geldiğin günden beri de beni unutuyor ben birşey diyormuyum."dedi Egemen babasından beklediği desteği almayınca ayağa kalkıp kendine tabak hazırladı ben onun bu haline gülerken gözlerim zehraya takıldı. Sessizce olanları izliyordu keyfi yok gibiydi. Sonra bana baktı bir süre bakıştıktan sonra yemeğine döndü. Yemek boyunca egemen zehraya sorular sormuş zehra da kısa cevaplar vermişti. Yemekler bitmiş egemenle masayı toplamaya başlamıştık. Biz masayı toplarken Zehra da mutfağa geçip kahveleri pişirmişti. Hep birlikte tekrar bahçeye çıkmış kahvelerimizi içmiştik. Kahveler bittiginde "Sultanım benim köpeklerimi görmem lazım o yüzden izninizle ben çıkayım. " "Senin köpeğin mi pardon köpeklerin mi var?" - egemen "Evet kızım senin köpeklerin mi var?" - leyla teyze "Evet. Barış söylemedimi size?" Hepsi bana bakınca "Ben biliyorsunuz sandım o yüzden söyleme gereği duymadım." "Hayır bilmiyorlardı. Söylemeyide unutmuştum. Zaten sen söylemişsindir diye düşünmüştüm." - zehra Zehra diyerlerine dönüp "Bir alman bir sibirya kurdu olmak üzere 2 tane köpeğim var. Adları ulus ve bulut. 1 Buçuk aya kadar ankaradaydılar. Şimdi ise barışın bahçesinde arkadaşım bakıyor." "Iyi güzelde sen. köpekleri pek sevmezdin nasıl oldu da iki tane köpek sahibisin?"-egemen "Aslında haklısın pek sevmezdim ama Ankarada birlikte görev yaptığım arkadaşımındı. Arkadaşım şehit olurken bulutu bana emanet etti. Bende o emanete sahip çıktım. Sonra buluta çok alıştım aramızda farklı bir bağ oluştu. Gel zaman git zaman ben bir gün bir göreve gitmem gerekti. Gidip geldim ama geldiğimde bulut hastalanmıştı ben onu veterinere götürdüm orda arzu ile tanıştım. Bana çok yardımcı oldu. O sıra Bulutun hastalanma sebebi. bunalıma girmiş olmasıydı. Akif şehit olunca terk edildiğini sanmıştı bende görevden hemen gelmeyince yine terk edildigini düşünmüş ve hastalanmış. Uzun süre iyileşmesi için çabaladım en son ulusu sahiplendim. Bulutun hayatına ulus girince birbirlerine iyi geldiler. Kısa zamanda bulutda iyileşti. Sonra bunlara askeriyenin köpek eğitimine aldırdım ben görevdeyken onlarda eğitim aldı eğitim bittiğinde öncekinde daha da asosyal oldular. Hiçbir insanı yanına yaklaştırmaz oldular. Benimse görev gereği bir yerlere gitmem gerekiyordu ama asosyal olmaları nedeniyle bakıcıda bulamıyordum. Sonra birgün benim yine uzun bir görevim olacaktı o yüzden arzuya emanet etmek istedim. Bu yuzden göreve gitmeden arzuya alıştırma denemeleri yaptık. Zaten onada alışmak için çok zorlandılar sonra bir şekilde alıştırdım. O gün bu gündür de bizim haylazlara arzu bakıyor. Şimdide ben goreve gitmeden barıştan bahçesini kullanmak için izin aldım. Oda sağ olsun izin verdi. Şimdi barışın bahçesinde kalıyorlar. " Pür dikkat onu dinlemiştik. Vefalı oluşu herkesi grurlandırmıştı. " Anladık kızım iyi olmuş sahip çıkman. Hem sana yoldaş olurlar."-leyla teyze Kimse başka birşey demeyince "O zaman ben gideyim."-zehra "Geri gelecekmisin kızım." - leyla teyze "Yok sultanım geç olur biliyorsun evim burdan daha yakın oradan eve geçerim. Sabah olunca da gelirim."-zehra "Tamam. kızım görüşürüz kendine dikkat et." -leyla teyze "Hadi barış gidelim nede olsa senin bahçene gireceğim. Sen olmadan bahçene girmem doğru değil değil mi?" - Sonra bana göz kırptı. Anlaşılan konuşacaktık. Zaten onunla birlikte yanlız olmak canıma minnetti. Hemen "Aa pardon tamam gidelim." Diğerlerine dönüp "O zaman size iyi akşamlar bende gideyim. Hem yarın zehrayı da alır gelirim. Yemekler ve bu güzel akşam için teşekkür ederim leyla teyze." "İyi aksamlar oğlum siz olmazsanız böyle akşamlar olmazdı asıl ben teşekkür ederim." Yanına gidip sarıldım. Ardından ali amcanın da elini öpüp geri çekildim o ara egemen yanıma gelip sarıldı kulağıma "Belki sorunun cevabını bugün alabilirsin." "Umarım beklediğim gibi olur kardeşim." "Umarım. Hadi bekletme yarın görüşürüz." Geri çekildiğinde göz kırptı. Zehraya baktım çoktan hazırlanmış bahçe kapısında bekliyordu. Bende yanına gittim. Birlikte benim arabama geçtik. Yol boyunca hiç konuşmamıştı, bende onun sessizliğine eşlik ettim. Onunla olmak ve bir ihtimal istediğim cevabı alırım diye heyecandan neredeyse kalbim duracaktı. O sustukça bendeki heyecan tavan yapmıştı. Nihayet eve geldiğimizde beni beklemeden hızlıca arabadan inip bahçeye girdi. Ben park edip geldigimde zehrayı çimlerin üzerinde köpeklerle yuvarlandığını gördüm. Kahkahalarla gülüyordu. Onu ilk defa bu kadar sesli güldüğünü duymuştum. Sesi beni müzikalde hissettiriyordu. Bu eşsiz manzara karşısında kendimi tutamayarak bende bu sevgi karmaşasına dahil oldum. Ben kaptırmış köpeklerle oynuyordum ki Zehranın sesini duydum. "Bende senden hoşlanıyorum....."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE