Eve geldiğimde akşam üzereydi ve leyloş sultan hep bu vakitlerde biraz şekerleme yapardı. Bende bunu bildiğimden kapıyı sessizce açtım. Aynı sessizlikte yukarı odama çıktım. Dolaptan giyeceğim kıyafetleri ayarlayıp banyoya gittim. Duşumu alıp üzerimdeki yorgunluğu suyla gitmesini sağladım. Üzerimi giyindiğiim esnada akşam ezanı okundu. Namazımı kıldıktan sonra yatağa uzandım. Gözümü açtığımda leyla teyzenin sırtını gördüm odadan çıkıyordu. Anlaşılan uyumuştum bu yüzdende üstümü örtüp çıkmıştı.
Saate baktığımda 21:38 yani 1 buçuk saattir uyuyordum. Hemen kalktığımdan ve birazda açlıktan dolayı biraz başım dönsede hemen toparladım üzerime çeki düzen verdikten sonra odadan çıkmıştım. Aşağıdan kapının kapanma sesiyle birlikte egemenin sesi geliyordu.
Merdivenin başına geldiğimde yeni geldiği belli olan barışa baktım çok yorgun gözüküyordu. Sonra diğerlerine baktım ali amca köşedeki koltuğunda kitabını okuyordu. Leyla teyze sahte sinirle egemene bakıyordu. Egemen umursamadan söylenmeye devam ediyordu. Barış leyla teyzeye egemenin neden söylendiğini sorunca; egemen hemen atıldı
"Ne olacak kardeşim kızı gelince bizi unuttu. Bende açlıktan ölüyorum hiç oralı değil. Hep birlikte yemek yiyebilmek için prensesimizin uyanmasını bekliyoruz."-egemen
O sıra barışa bir canlılık gelmişti.
"Bir uyutmadın. Uyuyamadığım için sana ceza kestim bu saate kadar odam da oturdum. Ama diğerlerine kıyamadığım için geldim. Yoksa daha çok beklerdin."
O esnada hepsi dönmüştü. Bende gülümseyip yanlarına geçtim. Egemen
"Şimdi kimse zehraya birşey demeden masaya otursun. Ne konuşacaksanız yemekten sonra konuşursunuz. Yoksa ben açlıktan ölcem. "-egemen
Beni kurtarmak icin söylemiş gibi gözükse de kendini düşündüğünü hepimiz biliyorduk ve bu haline gülmüştük. Masaya oturduğumuzda ben yemeklerimi yemeğe çalışırken masadakilerin bakışlarını üzerimde hissediyordum bense bakışlarını görmezden geliyordum. Yemeğime devam ettigim sırada aklıma onların teslim alması gereken eşyalarım geldi. Restorandan çıktıktan sonra aklıma eşyalarımın geleceği düşmüştü bende nakliyeyi yapan şoföre işimin çıktığını ve teslim alacakların numaralarını mesaj attığımı söylemiştim.
"Eşyalarım gelecekti şoföre sizin alacağınızı söylemiştim. Ne oldu alabildinizmi?"
"Barışa ulaşmışlar barışta bana söyledi birlikte teslim aldık."-leyla teyze
"Nereye indirdiniz söyleyin de yarın birilerini bulup lojmana taşıyalım."
"Kızım biz dairene taşıdık eşyaları" -leyla teyze
" O kadar eşyayı ikinizi mi taşıdınız?"
"Yok kızım ali amcan yardım için askerlere söylemiş. Sağolsun çocuklarla taşıdık."-leyla teyze
Barışa bakıp gülümsedim gözlerimle teşekkür edince oda bana aynı şekilde gülümsedi. Sahi ne güzel gülümsüyordu. Leyla teyzeye dönüp
"Anladım teşekkür ederim. O zaman birini tutayım da temizletip yerleşeyim size daha fazla rahatsızlık vermek istemiyorum."
"Ne rahatsızlığı kızım burası senin evin. Sakın bir daha böyle şeyler söyleme biz senden rahatsız olmuyoruz. Değil mi ali?"-leyla teyze
O ara dalgın bir şekilde yemeğini yiyen ali amca önce leyla teyze ye sonra bana baktı. Biseyler olmuştu masaya oturduğumuzdan beri benimle göz göze gelmemeye çalışıyor gibiydi.
"Tabi kızım leyla teyzen doğru söylüyor. Birdaha böyle şeyler söyleyip üzme bizi. Hem sık sık bize geliyorsun. Biz sana çok alıştık. "-ali amca
"Peki ali amca. Zaten bende öyle düşünüyorum. Boş kaldığım her fırsatta gelecegim. Ben hiç sultanımı bırakır mıyım?" Leyla teyzeme gülümseyerek göz kırptım. Oda gülümsedi.
"Kızım bu arada evi salı günü temizlettim.
Yerleştirmek için seni bekledik istersen yarın yerleştiririz."-leyla teyze
"Sultanım alıştırma beni böyle ince düşüncelere. Sonra ben ne yaparım. Hem siz yeterince yardım ettiniz yerleştirmeyide kendim yapayım."
"Hayır itiraz kabul etmiyorum onca şeyi tek başına yapamazsın. Hem barışla egemende gelir. Değil mi Egemen geçen gelmedin zaten."-leyla teyze
"Tamam anne gelirim. Yarın çok işim yok zaten."-egemen leyla teyze barışa baktığından bende barışa baktım
"Ben bugün ev tuttum yarında evi temizlemeye gelecekler. Anahtarı onlara verdikten sonra gelirim bende."-barış
"Kardeşim yarın gel denilmese ev tuttuğundan haberimiz olmayacak"-egemen biraz alınmıştı.
"Bugün tuttum zaten. Söyleyecektim ama konuşmaları bölünmesin istedim. Yemekten sonra söylerim diyordum."-barış
"Oğlum kim temizleyecek evi? Neredeymiş?
Hastahaneye yakınmı?
Nasıl gidip geleceksin?"-leyla teyze
"Hanım dur çocuğu konuşturmuyorsun ki."-ali amca
"Yeni yapılmış bir site. Sümbül sitesiydi galiba. Sahibi evlenip taşınmış. 2 katlı müstakil ve eşyalı bir ev. Yani ufak değiştirilecek eşyalar var. Onun dışında birşey yok. Temizliğide derya hanım bir şirketle görüştü o ayarladı. Bir iki güne kalmaz bende geçerim yeni eve. "-barış
Leyla teyze onunda evden ayrılacağını duyunca üzülmüştü. Egemen annesinin üzüldüğünü görünce
"Oğlum ne bu acele. Seni duyanda evde sana kötü muamele ediyoruz sanacak. Hem biraz daha kalsan olmaz mıydı?"-egemen
"Egemen ben öyle birşey demedim. Ayrıca ben burda mutluyum ama kendi düzenimi kurmak istiyorum."
"Bak mutluymuşsunda neden acele ettin. Pekala daha sonrada düzenini kurardın."
"Egemen benim neden acele ettiğimi biliyorsun o yüzden konuyu saptırma."-barış
Egemen yine birşey diyecekti ki leyla teyze araya girdi
"Peki oğlum sen nasıl uygun gördüysen öyle olsun." -dedi
"Egemen barışın kararına saygı duy ve üzerine gitme. Vardır bir bildiği hem bu ev onunda evi istediği zaman gelir kalır. Gelip kalırsın değilimi oğlum. "-ali amca
"Elbette gelirim ali amca hem size çok alıştım."
Barışın cevabı sonrası leyla teyze ve ali amca gülümseyerek yemeklerine geri dönmüştü. Yemek bitene kadar kimseden ses çıkmamıştı.
Yemek masasına mutlu oturmuştuk ama devamı mutlulukla geçmemişti.
Yemekler yenip masa kalktığında egemen
"Benim işlerim var odama çıkıyorum" diyip odasına çıkmıştı.
Leyla teyze olanlara ne kadar belli etmemek için uğraşsada ben üzüldüğünü anlamıştım.
Barışta merdivene yönelince leyla teyze daha fazla üzülmesin diye
"Ee kahve içeriz değil mi barış leyloş sultanla?"
Bana dönüp şaşırmış bir şekilde bakmıştı. Ne zaman onunla konuşsam şaşırıyordu. Belki onunla çok konuşmadığım için olabilirdi.
"İçeriz"
"Ortada mıydı sade mi?
" Orta"
"O zaman bizimkileri bahçeye çıkar bende kahveleri yapıp geliyorum."
"Tamam." diyip leyla teyzelerin yanlarına salona gitti.
Bende önce egemenle konuşmak için odasına gittim. İçeri girdiğimde tamda tahmin ettiğim gibi yatağına yatmış tavanı izliyordu. Beni görünce yattığı yerden doğrularak
"Kızım senin kapı çalma gibi adetin yokmu?"
"Varda sana yok. Bizimkilerle bahçede kahve keyfi yapacağız hadi tavır yapmayı bırakta sende gel."
"Tavır yapmıyorum işim var o yüzden geldim."
"Bal gibi tavır yapıyorsun ayrıca ikimizde işinin olmadığını biliyoruz.
Hadi kalk yaa leyloş sultanı daha fazla üzmeyelim."
"Bak sen üzüldüğünü farketmişsin. Barış beyfendi niye üzüldüğünü görmüyor."
"Gördü zaten oda bu yüzden üzüldü. Barışında kendince sebepleri vardır. Hem duymadın mı yine gelip kalacakmış. Hem bende her iznim olduğunda buraya geleceğim."
"Gelirsiniz değil mi? Annem çok alıştı size bende öyle. Yalnız kalmayı sevmiyorum biliyorsun annem de öyle. Şimdi size alıştı gidince çok üzülecek."
"Geliriz tabi en azından ben gelirim Barışı da ikna edip toplanırız eğleniriz yeriz yeriz yeriz leyloş sultanın yemekleri gibisi yok.😅"
diyince biraz yumuşadı ve gülerek
"Seni görende tıka basa yiyorsun sanacak. Kuş kadar yiyorsun ama son dediğinde haklısın annemin yemeklerinin üzerine kimseyi tanımam."-egemen
Gülümsedim. Yanına oturup ona kocaman sarıldım. Geri çekilip
"Bende öyleydim babam göreve annemde işe giderdi. Bense tektim sonra sizinle görüşmeye başlamıştık. İnan nasıl mutlu olmuştum. Onları kaybettiğim güne kadar hep beraberdik. Sonra buralardan gittim. Ama geri döndüm ve sizi bırakma gibi bir niyetim yok."
Bu sefer o bana sarıldı. Biraz öyle kaldık.
" Teşekkür ederim bizi ailen olarak gördüğün için ve bizi aileye çevirdiğin için"
Gözlerim dolmuştu ama hemen gözyaşlarımı geri ittim. Geri çekilip ayaklandım.
"Hadi kalk ne nazlandın. Hem ben kahveden vazgeçtim. Hep beraber film izleyelim. Filmide sen seç ama annenlere uygun olsun. Bugünü güzel bitirelim. Hadi kalk yaaa. "
Kalktı bilgisayarını ve taşınabilir projeksiyonunu aldı. Bende hızlıca aşağıya indim. Egemen salonu film izlemek için uygun hale getirirkken bende mutfağa geçtim. Çaycıya su koyup çalıştırdım. Mısır için malzemeleri çıkartıp tezgaha koydum. Kaynayan suyla çayı demledim. Mısırı patlatıp çekmeceden mısır için kaseleri çıkartacakken kavanozda çikolatalı kurabiye buldum. Kavonozu elime aldığımda gözlerim parlıyordu. O sırada egemen mutfak kapısından içeri girdi
"Resmen hazine bulmuş gibi davranıyorsun "-Egemen
"Çünkü o bir hazine😅🤭. İçeriyi halletttiysen ben bizimkilere sesleneyimde gelsinler. "
"Hallettim hadi beraber çağıralım."
"Tamam"
Elini omzuma attı. Beraber bahçeye çıktığımızda ali amca ve leyla teyze ikili koltuğa oturmuş barışla konuşmaya çalışıyorlardı. Barışsa sorularına kısa cevaplar veriyordu. Leyla teyze önce egemene baktı sonra bana baktı gülümsedi . Sonrada sahte bir sinirle
"Deli kız bizi kahve içmek için dışarı çıkarttın ama gelmek bilmedin. Simdi geldin ama elinde kahve yok."-
"Fikrimi değiştirdim sultanım. Film keyfi yapacağız. Her şey hazır kahve yerine çay içersin olmaz mı?"
"😄😄😄Ah benim güzel kızım sen iste yeter ki."-
"Ee o zaman gidelim" -egemen
Leyla teyze ali amcayla kol kola girmiş salona gidiyorlardı. Egemene dönüp
"Hadi yanlarına git. Ben de barışla konuşup geliyorum."
Önce barışa sonra bana baktı ardından başını sallayıp gitti. Barış geldiğimden beri bana bakiyordu bende görmezden geliyordum. Egemene le konuştuğumuzu duymuş o yüzden gitmemiş beklemişti. Ona dönüp
"Nasıl oldun?"
Yine şaşırmıştı. Konuşmayınca
"Saklamaya çalışma. Saklamaya çalıştıkça daha çok belli ediyorsun. Leyla teyze de anlıyor ve üzülüyor bu yüzden sana aile olmaya çalışıyor. Sen de bu tavrına alışmamak için geri çekiliyorsun. Ama yapma hem senin için hemde leyla teyze için iyi olmuyor. Göreceksin senide iyileştirecek. Sadece izin ver. "
Sessizce beni dinledi ve tamam dercesine başını salladı.
" Hadi o zaman güzel gülümsemeni gösterde iyi olduğunu anlayalım. Hem leyloş sultanı bekletmeyelim yoksa bu sefer bana gerçekten kızacak ."
Afallamıştı. Ben az önce ne demiştim. Utancımı saklamak için yürümeye başlamıştım. Geliyor mu diye ona baktığımda gülümsüyordu. Sanırım anlamıştı utandığımı. Eliyle dudaklarını gösterip
"Böylemi güleyim"-barış
Elimi yüzüme kapatıp
"Yaa Barışşş uğraşma benimle. Bak leyla teyze bekliyor hadi gidelim"
Arkamı dönüp yürüdüm saniyeler içinde oda yanıma geldi. Ona baktığımda hala gülümsüyordu.
Salona geçtiğimizde leyla teyze mısırın yanına başka atıştırmalıklar getiriyordu. Herkez yerleştiğinde ben yerimden hızlıca kalkıp mutfağa gittim. Elimde çikolatalı kurabiye kavanozuyla geri döndüm. Beni gördüklerinde gülmeye başladılar. Egemen elini kavonoza uzatıyor du ki kavanozu hemen çektim.
"Sakın ha o benim."
"Bir tane ver bari çok canım çekti."-egemen
"Tamam 1 tane verebilirim başka yok ama."
"Söz bi tane"-egemen
Egemene 1 tane kurabiye verdikten sonra yerime oturmak için ilerledim. Barış yine bana bakıyordu.
"Sendemi kurabiye istiyorsun"
"Aslında..."-barış
"Tamam ama sadece bir tane başka yok" bir tanede ona uzattım.
Uzattığım kurabiyeye baktı sonra bana baktı. Kurabiyeyi aldı ve gülümsedi.
Sonunda yerlerimizi aldık ve filmi başlattık.
Osman sınavın Aşka kimse yok romantik dram filmini izlemeye başladık.
Barışın film boyunca bana baktığını biliyordum ama bende ona bakabilmek için hiç farketmemiş gibi yapmayı tercih etmiştim.
Film bittiğinde
"Geç oldu siz odalarınıza çıkın ben buraları toplayıp çıkarım odama."-dedim
"Kızım olmaz ben yaparım. Hem sen hazırladın herşeyi bari ben toplayayım."
"İtiraz kabul etmiyorum sultanım. Değin gibi ben hazırladım hazırladığım gibide toplarım. Yaptığım şeyi bitireyim öyle değil mi? Hadi siz doğru yukarı ben de buraları toparlayayım."
"Tamam kızım teşekkür ederim bu güzel gece için."-
"Gerçekten güzeldi hadi size iyi gecelerr Allah rahatlık versin inşallah. "
Onlar odalarına çekilce hemen kaseleri toplamaya başlamıştım ki barışta toplamama yadım etmeye başlamıştı. Ben kirlileri mutfağa götürürken oda salonu toplamıştı. Daha sonra elektrikli süpürge ile salonu temizleyecekti ki
"Dur çalıştırma. Millet uyuduysa uyandıracaksın."-dedim
Ani çıkışım onu. korkuturken eli kalbine gitti.
"Kusura bakma korkutmak istememiştim."
"Sanki suçluymuşum gibi aniden dur sesini duyunca korkum. Suç üstü gibi oldu."
Suçlu gibi hissetmesine gülmüştüm ben gülünce oda güldü.
Birliikte gülüşlerimize baka kalmıştık. O ne güzel gülüyordu. Gülüşü baharı getiriyordu. Uzun uzun gülüşlerimize baktık. Bir süre öylece kaldık. Sonra bakışlarınm çektim. Tekrar baktığımda
"Yorgunsun sende çık hadi odaya dinlen biraz. "-dedim
"Sen gelmiyormusun?" dedi
"Biraz oturayım diyorum"-
"Beraber oturalım mı? Rahatsız olmayacasan tabi. Hem hiç konuşamıyoruz biraz tanımış oluruz birbirimizi. Tabi istersen?"