Barış 1. Basılma

4406 Kelimeler
"Senin aklına uyupta. Ne diye geldiysem buraya.Şimdi mis gibi yatağımda uyuyor olacaktım." - barış "Ne çok konuştun oğlum yaaa. Seni düşünende kabahat otel odasında sürünme dedim gel bizde kal dedim. Hayır yani mis gibi ev varken ne diye otelde durayım diyorsun anlamıyorum ki "-egemen " Ben ev tutana kadar otelde kalacaktım planım o yöndeydi. Rahat edemem oğlum ben. Hem ailen ne diyecek belki onlarda rahat olmayacak."-barış "Bak bende onu diyorum işte ottelde kalacağına bizde kal işini yine yap. Hayır yani bir uyuyacağın yer değişiyor nee tatava yaptın arkadaş." -Egemen "Seni tek geleceksin diye biliyorlar hem sabahın köründe niye geldik biz. Ayrıca beni gördüklerinde ne diyeceksin annenlere. Benden rahatsız olmayacaklar mı?"-barış "Ya kardeşim kaç kere diyeceğim sana. Dinlemiyormusun beni anlamıyorum ki. Bak tekrar ediyorum; annemlere sürpriz yapmak niyetim anladın mı? İkinci soruna geliyorum annemler rahatsız olmaz misafirleri severler. Hem sen bizikilerle konuşuyorsun görüşüyorsun hiç öyle bir izlenim bıraktılar mı? Neyse bir daha bu konuyu açma tamam mı sen benim kardeşimsin ve ailemde seni oğulları olarak görüyor yani sende bizim ailemizdensin kardeşim . "-egemen Egemenle ne zaman bir tartışmaya girsek bana hayır dedirtmemek için elinden geleni yapıyor ve başarıyordu da. Hayır bunda şeytan tüyü mü var anlamadim ki. Evet bursadan mardine atandık ikimizde benim bir ailem yok egemen benim tek ailem.Olmayan kardeşimin yerine onu koydum. Bir iki kere egemenin ailesiyle bir araya gelsekte onlar geldiğinde ben hemen uzaklaşıyorum. Garip hissettiyor içim burkuluyor onları görünce. Gerçi benide oğulları gibi gördüklerini söylüyorlar ben de onları ailem olarak görmek istiyorum ama yinede hala kendimi geri çekiyorum. Yaklaşık 15 saattir yoldayız. Yol boyu değişimli şoförlük yaptık ama ben hiç uyuyamadım gözlerim kasılmaya başlıyor. Neyseki 1 saate kalmaz evde olurmuşuz. Sabah ezanı okunuyor umarım hava iyice aydınlanmadan evde oluruz da biraz uyuyabilirim. "Nereye daldın öyle" - egemen "Hiç öyle ezanı dinliyordum içimi rahatlatıyor. Hem başım ağrımaya başladı uykusuzluktan. Ne zaman varırız?"- barış "Sorma kardeşim benimde başım çatlıyor. Hem geldik sayılır az kaldı. Annem uyanmaz zaten 1 2 saat uyuruz sonrada sürprizi patlatırız 😅😅 Geldik geldik sonunda hadi toparlan" Arabayı park edip dışarı çıktık. Evleri 2 katlı ama çatı katı da olan petrol yeşilinden boyası olan güzel bir ev. En çok hoşuma giden ise pencere ve kapılarının rengiydi kırmızı. Kapının hermen yanında kapı sarmaşıklarından vardı. İncelememin ardından egemenle içeri sessiz sessiz girdik eşyaları sonra almaya karar verdik çünkü sessiz olmamız gerekiyordu. Egemen beni merdivene yönlendirdi ikinci kata geldiğimizde sağdan ilk odaya benim kalmam için açtı kendiside karşı odaya geçti. İçeriye girdiğimde çok farklı bir koku vardı başımın ağrısına iyi geldi sanki. Odayı incelemeyi erteleyip hemen uyuyabilmek için çantamı yatağın yanına bıraktım ve üzerimi değiştirmeden hemen yatağa geçtim. Yastıkta o koku vardı. Derin bir nefes aldım ve gözlerimi kapattım. ________________ Ani ses ile uyandım gözlerimi açmakta zorlansamda açmak durumunda kaldım. Karşımda leyla teyze vardı. Leyla teyze bir bana birde pencereden tarafa bakıyordu. Bende neden pencereye bakıyor diye kafamı çevirdim. Beyazlar içinde çok güzel olan bir kız gördüm bendeki şaşkınlıkla kalırken. Kız leyla teyzeye seslendi "Leyloş sultan noldu niye öyle bakıyo" Beni görünce cümlesi yarım kaldı. Odadaki şaşkınlıkla 3 çümüzden de ses çıkmadı. Aradan ne kadar süre geçti bilmiyorum ama ilk konuşan leyla teyze oldu. "zehra yada barış ikinizden biriniz bana burda ne oluyor açıklayabilir mi?" dedi. Leyla teyzenin sorusundan sonra bendeki şaşkınlık yerine telaşa verdi sanki basılmış gibi hissettim. Ben bu duyguyla baş etmeye çalışırken adının zehra olduğunu öğrendiğim kız cevapladı. " Leyla teyze bak evet garip görünüyor olabilir ama ben bu adamı tanımıyorum. Ha eğer tanısam da bu eve hatta odama almam." Gözlerini kapattı sağ eli alnında sol eliylede konuşmasını destekleyici el kol hareketleri yapıyordu. Ne güzel ne tatlı konuşuyordu ben ona o kadar odaklanmıştım ki leyla teyzenin bana baktığını farketmedim. Zehra tekrar konuşunca leyla teyze yine ona döndü. "Ben ezanla kalktım odamı topladım namazımı kıldım. Rabbime içimi dökerken seccadenin üzerinde uyumuşum. Bu adamın geldiğinden hiç haberim olmadı. Uykum hafiftir ama farketmedim inanki ben almadım tanımıyorum bile" dedi Leyla teyze benim varlığımı unutup zehraya sarıldı vee oda durumunu açıkladı. "Kızım bende seni kahvaltıya çağıracaktım kapıdan seslendim duymayınca ben içeri girdim. Yatağa yaklaşınca barışı görünce şaşırdım sadece sende yerde yatıyordun birşey oldu sandım." Bende anca kendime geldim ve bende. Açıklama yapma gereği duydum. "Leyla teyze ben kusura bakma böyle bir durumda karşına çıkmak hiç istemezdim. Ben egemenle sabah ezandan sonra eve geldik sana sürpriz yapma niyetindeydik. Çok erken olunca egemen beni bu oda da dinlenmemi istedi kendide odasına geçti. Ben çok yorgun olduğum için hanfendiyi fark etmedim. Oda da biri varmış gibi olmayınca biri olduğunu düşünmedim. Başımın ağrısı artınca da hemen uyumak istemiştim o yüzden dikkatli davranmadım kusura bakmayın. İkinizden de özür dilerim. " Zehra nın gözleri bana döndü ama birşey demedi. Bu ikinci göz göze gelişimizdi. İkimizde mağduriyet yaşıyorduk. Tam biz durumları toparlamaya çalışırken egemen odaya daldı. " Lan oğlum kalk hadi karnım acıktı annem uyanmıştır sürpriz yapalım da karnımızı doyuralım"dedi. Bizi görünce bir şaşırdı. Sonra bize doğru geldi ve leyla teyzeye sarıldı. "Oy annelerin sultanı ben sana sürpriz yapayım derken sen yaptın ya bana sürprizi" deyip güldü. Leyla teyze bizi unutup egemenle hasret giderdi. Sonra leyla teyze bizi hatırlamış olacak ki egemenin kulağını çekerken şunları dedi. "Oğlum bak senin yüzünden ne hallere düştüler çocuklar. Keşke önce haber verseydinde böyle ikiside mahçup olmasalardı." dedi. Leyla teyzenin dediklerinden sonra zehrayı farketti sonra bana baktı. Kaş göz yaptı kim bu diye. Bende hep bunlar senin yüzünden bakışı attım. "Anne noluyor burda benim ne suçum var şimdi" "Oğlum zehra nın odasına barışı yollamışsın barış zehrayı farkettmemis kızın yatağında uyumuş zehrada seccade de içi geçmiş oda barışı farketmemiş. Ben geldim ikisini görünce şaşırdım onlar benim sesime uyandılar. Kendilerini ifade etmeye çalıştılar. Yani bunların hepsi senin şu sürpriz yapma sevdan yüzünden oldu. " dedi. Egemen zehraya dönüp elini uzattı. Zehra nın elini uzatmamasını o kadar istedim ki içimde ki bu ani kıskançlığa anlam veremedim. Egemenin eli havada kalırken ben garip bir şekilde sevinmiştim. Egemen havada kalan elini boynuna götürürken söyle dedi. "Kusura bakmayın zehra hanım ben oda da sizin kaldığınızdan haberim yoktu. Bilsem barışı başka odaya gönderirdim. Tekrardan kusura bakmayın." dedi. "Sorun değil ege şuan kimsede suç yok o yüzden bunu yaşanmamış kabul edelim" Ben ve egemen zehranın egemene ege demesine şaşırırken. Leyla teyze bize cevap oldu. "Oğlum ne zehra hanımı bu bizim zehra orta okuldan arkadaşın hani kemal amcayın kızı olan zehra" Ben egemenle zehraya bakınırken ege birden eskileri hatırlamanın heyecanıyla zehraya sarılmak için yaklaştı o sırada "Biricik biricik ikicik ikicik demek semsin ha" Derken zehranın geri çekilmesi ile durdu. Bozuntuya vermeden "Oo Biricik ikicik hanım hiç değişmezsin sanıyordum meğer ne çok değişmişsin vallahi yolda görsem tanımam. Kız ne ara böyle güzelleştin de bakayım" dedi. "Ben değiştim değiştimde sen hiç değişmemişsin. Hala aynı çocuk gibisin ege, senin yüzünden leyloş sultana basılmış gibi hissettim. Ah şu senin düşünmeden yaptıkların. Çocukkende böyleydin senin yüzünden hep kavga etmek zorunda kalırdım." "Hiçte bile dövdüğün çocukların hepsinden sende gıcık alırdın. Beni bahane edip kendini masum gösterme" Leyla teyze ile ben egemen ve zehra ya şaşkınlık la bakarken bunlar kendilerini kaptırmışlardı. Leyla teyze en son dayanamayıp araya girdi "Tamam çocuklar tamam yine başlamayın. Lafa daldık kahvaltıyı unuttuk hadi toparlanında kahvaltıya geçelim. Kahvaltıdan sonra konuşursunuz" dedi. Ardından egemene dönüp "Barışı yan taraftaki odaya yerleştir. Zehra buraya yerleşti zaten onun düzeni bozmayalım" dedi Bana da gülümseyip elini yanağıma koydu o an aklıma leyla teyzeye sarılmadığım geeldi. Hemen ona sarıldım. Kucaklaşmamız bittiğinde leyla teyze zehra ya dönüp "kızım kusura bakma çarşafları değiştirmek istersen yatağın altındaki bölmede temiz nevresim takımı var."dedi. Zehra ise sadece gülümsedi. Leyla teyze odadan çıkınca egemen " Biricik tekrardan kusura bakma."dedi "Sorun değil ege hadi çıkında hazırlanayım aşağıda görüşürüz bir ifadeni alalım diyorum" dedi. Egemen bana dönüp. "Hadi çantanı al da gel hemen yan taraf zaten." dedi ce çıktı bende çantamı alıp çıkacakken zehraya döndüm zehrada bana bakıyordu bu bizim üçüncü göz göze gelişimizdi. Sonra odadan çıktım ce yann odaya geçip kendimi banyoya attım. Duşumu alıp üstümü değiştirdikten sonra odanın içinde hareket ederek 1 saat öncesini düşünürken kendimi yatağa bıraktım. Bu olanlarda kimsennin suçu yoktu ama ben mahçup olmustum. Hem zehraya hemde leyla teyzeye. Kim bilir ne düşündüler. Ben kendi kendime dövünürken beni kahvaltı için bekleyen leyla teyze için kalmak durumunda kaldım. Üzerimi değiştirip aynanın karşısına geçtim ve kontrol ettim. Birşey olmadığını kanat getirince odadan çıktım. Ben aşağıda sabah ki olanlar için neler diyeceğimi düşünüyorken bana bakan zehrayla göz göze geldim. Ne güzel bir yüzü var tıpkı bir melek gibi. Sonra elindeki çarşafları gördüm içimde tuhaf bir kırgınlık oldu. Sonra birden üstündekiler dikkatimi çekti. Onun üstünde askeri üniforma vardı. Haki yeşili şalının üstünde bordo beresi vardı. Sonra gözlerim yıldızlarına kaydı. Tam 3 yıldızı vardı. Yani o bir yüzbaşıydı. Şaşkınlığım yüzüme yansımış olacak ki bana tuhaf yüz ifadesiyle baktı. Ben başa selamı ile birlikte yüzüme bir gülümseme oturttum ve "Günaydın" dedim. Aynı baş selamı ile o da "Günaydın" dedi. Ardından birşey dememe fırsat vermeden bir odaya girdi. Ben olduğum yerde kala kaldım. Kendimi toparlayıp aşağıya indim. Egemen yine börek aşkına yenik düşmüştü leyla teyzede oğluna söyleniyordu. Bu manzaraya özenmiştim. Kimsesiz olduğum böyle anlarda daha çok canımı yakıyordu. Sonra leyla teyzenin "Oğlum bırak artık şu böreği. Çocuklarıma bırakmadın." dedi Ben oradaki çocuklarıma dediği kısma sevinmiştim. Sanki kimsesizliğimi unutturmustu. Hemen boynuna sarıldım. Önce biraz korksa da "Ah deli oğlan yine beni korkuttun."dedi ve sonra gülerek ellerini kollarımın üzerine koydu. Sonra ben masaya otururken zehra geldi. Tabağına hızlı hızlı kahvaltılık bir şeyler koydu ama en çok dikkatimi çeken yumurtayı kendinden uzaklaştırması oldu. "Bakmayın bana öyle geç kalıyorum."dedi Ben onun yemesine takılmıştım. Çok tatlıydı. Askerlerin sert mizacı olduğunu bilirim ama zehra öyle değildi yada şuan görev başında olmadığı için öyleydi bilemiyorum. Ben bunları düşünürken leyla teyze zeyraya cevap verdi. "Kızım sen yinede yavaş ye boğulacaksın." dedi. Egeemende birşey diyecekti ki zehra "Sakın ağzını açayım deme hep senin yüzünden geç kalıyorum." diyerek egemeni susturdu. O ara zehra ile göz göze geldik. Ben sabah ki olay yüzünden mahçuptum. Egemenin araya girmesiyle zehra egemene baktı. "Yahu nereden bileyim senin burda olduğunu. Hem sen ne zaman geldin. Senin en son ankarada olduğunu duymuştum babamdan." dedi. Demek önce ankaradaydı. Ben onun zorlu işini düşünürken kahvaltıya döndüm. O kadar dalmışım ki zehra nın bana seslenme siyle yüzümü ona çevirdim. "Tanışmamız biraz olaylı oldu. İstersen akşama yeni karşılaşıyor gibi yapalim."dedi. Ben önce şaşırdım ondan böyle bir teklif beklemiyordum. Cevap vermediğimi farkedince hemen "Olur çok sevinirim. O zaman akşama karşılaşmak üzere" dedim. Bana o güzel gülümsemesini bahşetti. Ve evden ayılmak için çıktı. Adında akşam için heyecanlı bir kişi bıraktı. Akşam erken gelebilmek için kahvaltıya döndüm. Kahvaltıyı bitirince leyla teyzeden izin isteyip işlerimi halletmek için evden ayrıldım. Köşeden taksi çağırıp bir emlak ofisine gitmesini söyledim. Merkezde bir ofisin önünde durunca ödemeyi yapıp dışarı çıktım. İki katlı bir binaya girince beni bir kadın karşıladı. "Hoş Geldiniz. Gelin ofise geçelim. Bu arada ben Derya size nasıl yardım edebilirim" "Merhabalar Derya hanım. Ben hastaneye yakın bir ev kiralamak istiyorum. Bulabilirmiyiz?" "Tabiki elimizdeki evleri görmeye gidelim" dedi. Bir kaç ev gezdik ama hiç içime sinmedi. En son dayanamayarak "Derya hanım bugünlük bu kadar yetsin. Benim başka işlerimde var. Daha sonra devam ederiz" "Peki Barış bey daha sonra devam ederiz"diyip yanımdan ayrıldı. Dışarı çıkıp bir taksi çevirdim. Hastaneye gidecegimi söyledim. Hastaneye geldiğimde danışmaya baş hekimle randevum oldugunu söyledim. Haber verilip beni bekledigini söylediler. Asansöre binip 5. kat düğmesine bastım asansörün kapısı açıldığında adımlarımı baş hekimin odasına yönlendirdim. İçeri girdiğimde 50 li yaşlarında kır saçlı ama fit bir beyfendiydi. Beni görünce ayağa kalktı ve güler yüzü ile elini uzattı. "Hoş geldiniz Barış Bey ben Murat İnce. Bu hastanenin baş hekimiyim." "Hoş buldum murat bey" "Sizi aramızda görmek bizi sevindirdi. Umarım beraber güzel zamanlar geçiririz." "Umarım güzel günlerimiz olur. Ne zaman başlamam gerek?" "İstediğiniz zaman başlayabilirsiniz ama hafta başında başlarsanız daha iyi olur. Evrak işlerinde kolaylık olsun diye diyorum." "Peki siz nasıl isterseniz öyle olsun. Pazatesi başlıyorum o zaman." Ayağa kalktım ayrılmak için. "Pazartesi görüşmek üzere o zaman." "İyi günler dilerim" diyip odadan ayrıldım. Hastaneden çıktığım da bir taksi çevirip evin adresini verdim. Eve geldiğimde akşam ezanı okunuyordu. Kapıyı çaldım leyla teyze açtı. Güler yüzüyle "Hoş geldin oğlum hadi geç içeri" dedi. "Hoş buldum leyla teyzem" İçeri girdim gözlerim salonu taradı ama onu göremedim. Odaya çıktım egemen yatağımda uzanmış kitap okuyordu. "Oğlum neden benim yatağımda yatıyorsun. Senin odan yok mu? " Var varda senin yatağın daha rahat sanki." "Senin benim yatağımla ne zorun var. Bursadayken de odamdan çıkmazdın." "Ammada yaptın haa. Geldin mi diye odana gelmiştim. Baktım yoksun geri dönecektim ki çantadaki kitabı gördüm. Görünce de sen gelene kadar okuyayım dedim." "Noldu neden bana bakmıştın?" "Yok ya ne yaptın onu merak ettim eve baka bildin mi onu soracaktım" "Baktım baktım ama kimisini ben beğenmedim bazılarında hastaneye uzaktı yani anlayacağın elimde birşey yok." "Olsun olsun halledersin. Hem bu bahaneyle burda biraz daha kalırsın" dedi. Ve ayaklandı odadan çıkarken bana baktı. "Tamam hadi uzatmada üzerimi değiştireyim."dedim Odadan çıkınca üstümü değiştirdim. Banyoya geçtim elimi yüzümü yıkadım. Sonrada aşağıya indim. Leyla teyze salondan mutfağa geçerken gördüm ardından bende mutfağa geçtim. Telaşlı bir şekilde yemek yapıyordu. "Leyla teyze noldu" "Oğlum birazdan amcan gelecek. Yemeği yetiştiremedim ondan bu telaş. Amcan yemeği dinlenmiş seviyorda" dedi. "Tamam o zaman banada birşey söyle bende onu yapayım."dedim. Önce bana baktı. Baktı ki ciddiyim hemen lafa girdi. "Tamam o zaman sen de şu salata malzemelerini yıka sonrada doğramaya başla" dedi. Ben malzemeleri yıkarken oda yaptığı yemekleri anlattı. "Menüde amcan ve egemen için fırında imam bayıldı, pilav, zehra için se tahıl salatası yapacağım. Yaptığın salata da benim icin olacak. Senin içinse en sevdiğin patatesli tavuk yemeğini yaptım fırında pişiyor." dedi. Beni de düşünmüş olması beni çok mutlu etti. Hemen gittim sarıldım. Önce biraz afallasada sonra oda sarıldı. " Ah deli oğlan hadi işimizi bitirelim birazdan gelirler "dedi gülümseyerek . Biraz sonra ben salatayı yapmıştım. Leyla teyzede fırından yemekleri çıkardı soğuması için. Sonra egemeni çağırdı. Hep beraber sofrayı kurduk birtek yemekler kalmıştı ki kapı çaldı. Leyla teyze " ben bakarım" dedi. Biraz sonra içeriye ali amcayla geri döndü ben gelecekmi diye kapıya bakarken ali amcayla sarıldık hoşgeldin konuşmasınıda yaptıktan sonra leyla teyze bize dönüp "Hadi yemekleride getirelim de sofraya oturalım" dedi. Egemenle ikimiz mutfaktan gectik. Leylaa teyzenin tabaklara kattığı yemekleri masaya taşıdık. En son tahıl salatalı cam kaseyi alırken leyla teyze "Biraz geç gelecekmiş o kalsın."dedi İstemeye istemeye tezgaha bıraktım. Masaya geçip yemeklerimizi yemeye başladık aradan yarım saat geçmişti ki kapı çaldı. Leyla teyze kapıya baktı. Birraz sonra içeriye zehrayla geldi. Zehra önce yanımıza uğradı " Afiyet olsun. Oo leyloş sultan yine döktürmüş valla kurt gibi açım" dedi "Ah deli kız her zamnki şeyler işte çok abartma" " öyle olurmu hiç senin elinden herşey mükemmel olur. Bak bu salata cok güzel gözüküyor " "Onu ben yapmadım onu barış yaptı" Zehra bana baktı gülümsedi "Neyse sultanım üzerimi değiştirip geliyorum" dedi. Bir süre sonra oda masaya oturdu. Üzerinde siyah uzun etekle gömlek vardı. Az önceki sert haliyle şimdiki hali çok büyük farklar vardı. Ama her haliyle çok güzeldi. Biz yemeklerimizi yemiş tatlıya geçmiştik. Ali amca egemen ve leyla teyze konuşurken ben de Zehra ya bakıyordum. Yorgundu bu yüzden yavaş yavaş salatasını yiyordu. Sonra birden bana baktı elini uzattı "Biz tanışmadık. Ben zehra biricik yıldırım. Siz?" Bende uzattığı elini sıktım ve gülümseyerek oyununa devam ettim. "Barış Fırat Doğu" "Tanıştığıma memnun oldum" "Bende öyle yani bende tanıştığıma memnun oldum" dedim. ________________________ Bugün anneler günüydü yine benim kimsesizliğimin gün yüzüne çıktığı günlerdi. Bu günü egemen unutur diye onun adına hediye ayarlamıştım hemen egemene bunu soylemeliydim yoksa pot kırabilirdi. Ardından bilgilendirmek için odadan çıkmıştım ki zehra ve egemenle karşılaştım. Egemen hemen konuştu "O biricik hanım kime o çiçek" "Sana olmadığı kesin ege" "Bir kerede tersleme kızım yaa." "Tamam hadi uzatma. Sen unutmadın değil mi?" "Unutmadım unutmadım. Hatta siz unutmuşsunuzdur diye sizin adınıza da birşeyler aldım." "Nasıl ince düşünebilmeyi başardın acaba. Barış kafasını bir yere vurmadı değil mi bu?" "Bende şaşkınlık içindeyim. Bu arada bende sizden için hediye aldım."-barış Şaşkınlıkla birbirimize bakarken egemen "O zaman zehra ben senden için aldığım hediyeyi vereyim kolye adım. Barış senin adınada saat aldım " - egemen Diyip elimize tutuşturdu. "Egemen zehra ,leyla teyze ve sen içinde restorantta yer ayırttım. Kendi adımada kitap aldım." -barış "Bende ege ile senin adınada sinema bileti aldım. Bende çiçek." "Yahu siz niye kendinizi ayırıyorsunuz. Biri restorantta bizim için yert ayırttıp kendini dahil etmiyor. Diyeri sinema bileti alıp kendini dahil etmiyor." "Tamamda benim ani görevim olabilir diye sinema biletini üçünüze aldım." "Benim neden istemediğimi biliyorsun egemen" -barış "Tamam hadi tamam. Anneme sürpriz yapmadan annem bize sürpriz yapacak." -egemen Hep beraber mutfağa gittik. Leyle teyze masayı kurmuş bir yadan da hala pişi yapıyordu. Egemen arkasından sarılıp yanağına sulu bir öpücük bıraktı. Leyla teyze ise arkasına dönüp bize baktı " Ah benim güzel çocuklarım. Hadi gelin sofrayı hazırladım. Birlikte güzel kahvaltı yapalım." "Anne oturmadan önce sana küçük sürprizimiz var." "Neymiş o sürpriziniz." Ege barış ve ben birbirimize bakıp aynı anda "Anneler günün kutlu olsunnn" Gözleri dolu dolu oldu. Bize kocaman kucak açtı. 3müz birlikte kucağına girdik ve kocaman sarıldık. Hepimiz gülüşmeye başladık. Hediyelerimizi verip terar sarıldık. . Pişen pişilerle birlikte masaya oturduk. Kahvaltımızı yaparken leyla teyze "Hediyeleriniz için çok teşekkür ederim canlarım benim. Beni çok duygulandırdınız. Ama anlamadığım bu yemekle sinema neden 3 kişilik? " "Leyloş sultan beni biliyorsun görev falan çıkar diye öyle yaptım. Yoksa size dahil olmayı çok istedim" "keşke öyle olmasaydı da sende gelseydin. İstersen senin olduğun bir vakit gidelim." "Aman anne bırak gelmesin. Film boyunca bize dirlik vermezdi. Rahat rahat güle güle film izleriz yorumda yaparız fenamı?" "Sen sus sinemada sessiz olunur. Konuşarak izleyeceksen otur evde izle." Zehra ve egemen didişirken leyla teyze "Oğlum hadi bu kızı anladım. Sen neden restorantta 3 kişilik yer ayırttın?" "Leyla teyze oğlun ve kızınla kutla istedim anneler gününü." "Hiç oyle şey olurmu. Sende benim evladımsın. Sakın kendini soyutlama. Egemen neyse zehrada sende benim canımın birer parçasısınız." Kalktı ve bana sarıldı. Ege hemen kıskandı ve sarılmaya dahil oldu. Leyla teyze "Gel buraya deli kız" Kalktım bende sarıldım. Sevgi yumağımız dağıldığında leyloş sultan "Ee o zaman hep birlikte yemeğe gidiyoruz." "Evet gidiyoruz." - ben ege barış. "O zaman ali amcanıza haberr vereyim. Zaten bugün eve gelmeyeceğini söylemişti." diyip telefonu eline aldı. Aramayı başlatıp beklemeye koyuldu. Açılmış olacak ki mutfaktan ayrıldı. Ardından zehra ayağa kalktı ve "Siz ne zaman işe başlıyorsunuz?" "yarın sabah başlıyoruz." - ege "Bende yarın işiniz yoksa bana yardım edin diyecektim." "Ne varki yarın?" dedim "Yarın eşyalarım geliyor da kolileri taşıyacaktım. Bana yardım edersiniz diye düşünmüştüm." "Kaç gibi gelecek nakliye arabası?" "Öğleden sonra 4 buçuk 5 gibi demişti" "İyi işim bitince gelirim ben." -dedim "Bende işim bitince gelirim." egemen "Teşekkür ederim. Taman o zaman ben çıkıyorum. Akşam görüşürüz." Diyip yanimizdan ayrıldı. "Bende ev bakmaya devam edeyim bari" "tamam kardeşim dikkatli ol birşey olursa bana haber edersin." "tamm kardeşim." Ardından evden ayrıldım. Daha sonra derya hanımla buluşup evlere bakmıştık. Akşam olmaya yakın daha somra devam ederiz diyip eve dönmüştüm. Eve geldiğimde hemen üst kata çıkıp üzerime lacivert takımı giymiştim ve aşağıya inmiştim. Leyla teyze zehranin biraz gecikeceğini söyleyince salonda zehrayi beklemeye başlamıştık. Yaklaşık yarım saat sonra zehra gelmişti. "Ooo leyloşumm tam sultan gibi olmuşsun. Bu ne güzellik böyle " "Hadi ordan deli kız uğraşma benimle" "Ama senin uğraşmayı seviyorum " "Hadi git hazirlanda çıkalım." "Tamam sultanım."ardından bana bakıp Barış gideceğimiz yer şık bir yer mi?" "Kızım halimizden anlamıyor musun? Gördüğün üzere takım elbise var üzerimizde" - egemen "Evet şık bir yer zehra."-barış "Gör gör. Göre de biraz medeni ol" "Kızım git üstünü değiştir hadi"-leyloş sultan Zehra odasına çıktıktan yarim saat sonra gözlerim merdivenden inen zehraya takıldı. Üzerinde Turkuaz renginde üst tarafı beline kadar düğmeli düz bir elbise vardı beyaz şal vardı. Omzunda ise karışık renkli eşarbı üçgen sekli verip omzuna atmış uçlarınıda ince bir kemere sabitlenmişti. Ben incelerken leyla teyze "Kızım çok güzel olmuşsun. Tü tü tü maşallah." "Teşekkür ederim sultanım o senin güzelliğin " "Cidden güzel oluşsun biricik" - Egemen İltifatlar yüzünden biraz kızarmıştı. Yüzünü bana çevirdiğinde gözlerimiz kesişti. Kendine baktığımı görünce oturduğum koltuktan doğruldum. Güzelliği karşısında dilim tutulmuştu zor bela birşeyler demek için konuştum. "Bencede çok güzelsin yani güzel olmuş üstün" "Tamam iltifat faslı bittiyse ben taksi çağırayım. Çünkü ben arabayı bakıma biraktım." - egemen "Gerek yok ben götürürüm sizi." "Neyle götüreceksin araban yok ki senin" - egemen "Kim demiş yok diye. Elimdeki anahtarı salladı. " Hadi gidelim " Ayakkabılarımızı giyip dışarı çıktık. Az ilerdeki arazi aracını gösterdi. " Kızım şaka yapıyorsun. Bu senin mi cidden? "-egemen "Hayırlı olsun" - dedim " hayırlı olsun kızım. Allah kaza bela vermesin inşallah" - leyla teyze Hep birlikte "amin" dedik "Hadi bakalım bence gidelim artık."-leyloş sultan "Ben süreyim topukluyla zor olur."-egemen "Yemezler canım hadi bininde gidelim." Leyloş sultan hemen arkadaki yerini almıştı. Zehrada yerine oturunca bana "Öne sen otur. Onlar ana oğul arkada otursunlar. Gerekirse yolu sen tarif edersin." Şaşkın şaşkın baktım "peki olur" Yaklaşık yarım saat sonra büyük bir binan önünde durduk. "Siz geçin bende park edip geliyorum" "istersen bende seninle kalayım" dedim "Sorum yok ben halledetim." "Peki sen bilirsin."-dedim Biz içeri giriim masamıza oturduğumuzda garson geldi bizde birini daha brklediigimizi soyleyip daha sonra gelmesini rica ettik. Ardından zehra kapıdan içeri girdiğinde yaninda biri daha vardı. İçimde bir kıskançlık peydah olmuştu. İçimden kim bu serseri diye gecirihordum. Zehra tamamen masaya yaklaştığında zehrayla göz göze geldik gözleri oyle güzeldik icinde kaybolmak istemiştim. Ardından merte kaydı gözlerim biranda içimde ona karşı bir öfke vardı. Masaya geldiklerinde hepimiz ona döndük zehra da tanıştırmak durumunda kaldı. "Bu yüzbaşı mert aynı yerde görev yapıyoruz. Mert bunlarda benim ailem ali albayın eşi leyla teyzem oglu Egemen ve barış" "Tanıştığıma memnun oldum" dedi gülümseyerek. "Bende memnun oldum evladım " - leyla teyze "Bizde memnun olduk"-egemen bakışlarımdan dolayı benim adımada söylemişti. Bizimkiler tanışırken uzun boylu tesettürlü bir hanımefendi yaklaştı. Mert yanına gidip sarıldı. Bize dönüp "Buda benim meleğim. Annem suzan. Anne bu güzel ailede görev arkadaşım zehra ve ailesi. Bu teyzesi leyla hanım ve oğlu egemen ve bu beyefendi de barış bey " Sanki sana kim olduğunu sormuştuk bu adamdan hiç haz etmemiştim. Ve onu kıskanıyordum ayrıca akşama kadar zehrayı görebiliyordu bu durum benim dahada canımı sıkmıştı. Suzan hanım bize dönüp "Tanıştığıma memnun oldum" dedi Bizde aynı anda "Bizde tanıştığımıza memnun olduk" dedik Sipariş için garsonun gelmesiyle mert bize dönüp "O zaman size müsaade edeyim de keyfinize bakın.(zehraya dönüp gülümseyerek) Görüşüz zehra" dedi. Birde zehraya farklı bakıyordu sanki suna bak bide gülümsüyor dişlerini eline vermemek için zor tutuyorum neymiş müsaade edeyimiş. "Görüşürüz" Onlar masalarına doğru gidince zehrada yerine oturdu. Herkez siparişini söyleyip beklemeye koyulduk. Yemekler gelip yemekleri yemeğe başladığımızda. "Benim güzel kalpli çocuklarım. Bu hediyeniz için teşekkür ederim. Böyle bir günde beni yalnız bırakmadığınız için. Sıcacık kalbinizi bana açtığınız ve sevginizi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim." Gözleri dolmuştu. Üçümüz birlikte kalkıp bugünün sultanı olan leyla teyzeye sarıldık. Tekrar yemeklerimize döndüğümüzde biraz eskilerden biraz yenilerden konuşuyorduk ki yanımıza telefonla konuşan mert geldi. O esnada Zehranın da telefonu çaldı. "Efendim komutanım" "..." "Emredersiniz komutanım hemen çıkıyorum." Telefon görüşmesini bitirdiğimde ben leyla teyze ve egemen zehraya bakıyorduk. "Görev emri geldi hemen çıkmam gerek" "Bu saatte mi gideceksin?" - dedim "Görevin saati olmaz barış bunu en iyi sizin anlamanız gerek." "Tamam kızım hadi git ama dikkatli ol. Allaha emanet olun hepiniz"-leyla teyze "Sağ ol leyla teyze." "Dikkatli olun zehra. İlk fırsatta durumundan haber ver. Verki merakta kalmayalım." -egemen "Dikkatli ol zehra" -dedim "Teşekkürler olur dikkat ederim" Leyla teyzeye sarıldı ve çantasından arabanın anahtarını çıkartıp "Ege sana güvenmiyorum. Arabamı hurdaya çıkartırsın yüzden sana veriyorum barış. Ben gelene kadar sana emanet." Diyip gitti. _________________ Zehra gideli 3 gün oldu. Sanki o yokken daha bir yalnızdım. Şu kısa zamanda nasıl dünyam oldu anlamamıştım. Gittiğinden beri sabah ve akşam gelmiş mi diye kendimi odasının kapısında buldum. Ama her defasında aynı sessizlikle karşılaşmıştım. Onun yokluğunun ilk sabahı işe gitmiş öğlene kadar hastalarla ilgilenmiş biraz dinlenmek için odama çıktığımda telefonum çalmıştı. Açtığımda arayan kişilerin zehra nın eşyalarını getiren nakliye arabasının şoförü olduğunu söylemişti. Zehra işinin olduğunu teslim alacak kişilerin numaralarını verdiğini önce egemeni aradıklarını ulaşamayınca ikinci numara olarak benim numaram olduğu için beni aradıklarını söylemişti. Ben ne yapacağımı bilemediğim için önce leyla teyzeyi aramış ona sormustum. Bana adresi vermiş. Giderken kendisinide almamı yoksa içeri giremeyeceğimi söylemişti. Ben de şoföre adresi verip girişte bekleyeceğimi söylemiştim. İşten işim olduğunu söyleyip ayrıldım. Yolda leyla teyzeyi almış lojmanların olduğu kısma gelmiştik. Burası 5 binadan oluşan girişinde ve etrafında askerlerle çevriliydi. Biz beklerken şoför gelmiş leyla teyzenin izin belgesi ile içeri girmiştik. 10 15 dk sonra yanımıza bir asker gelmiş zehra için A blok taki 3 kattaki dairenin anahtarını teslim etmiş giderken yardıma diğer asker arkadaşlarının geleceğini söylemişti. Şoför eşyaları binanın önüne indirmiş ve 16:45 te teslim ettigine dair tutanağı imzalattıp gitmişti. Leyla teyze elinde bir kutuyla yukarı çıkmış kapıyı açmış geri inmişti. Zehra tüm kolilerin üzerine mutfak salon yatak odası gibi gruplandırmış bizde ona göre kolileri odalara taşımak için kolileri ayırmıştık. Biz ufak olanları taşımaya başlamışken bir grup asker gelip taşımamıza yardım etmişti. Leyla teyze zehra gelmeden temizlenmesi gerektiğini gelincede onun düzenine göre yerleştirilmesi gerektiğini demişti. Akşam olduğun da eve dönmüştük. O günden sonrada birdaha gitmemiştim. Çünkü onun benden uzakta olmasını kabul etmek istemiyordum. Leyla teyze salı günü evi temizlemek için temizlik şirketiyle anlaşmış ve evi temizletmişti. Geriye yerleşmeleri kalmıştı onun için de zehra nın gelmesini bekliyorduk. _____________ Bugün yine isteksiz işe gitmiştim. Oysa işimi severdim hastalarla ilgilendiğim de zamanın nasıl geçtiğini geçtiğini bilmezdim. Şimdi kendimi sürüklüyordum. Öğleden sonra Derya hanımla görüşecektim. Bunun sebebi aradığım zaman evin konumun değişmesi idi. Hastane yakınları değil de zehra nın kaldığı lojmana yakın bir yer aramamdı. Derya hanım eşyalı bir ev bulduğunu hem hastaneye hemde lojmana yakınlığını söylemiş bunun büyük fırsat olduğunu ima etmişti. Bugünde bu yüzden evi görmeye gitmek için görüşecektik. Öğlene kadar hastalarla ilgilenmiş öğleden sonrası için izin isteyip hastaneden çıkmış yoldan çevirdiğim taksi ile evin bulduğu siteye gitmesini istemiştim. Yolda yorgunluğumun etkisiyle içim geçmişti. Geldiğimizi şoförün beni sarsması ile anlamıştım. Ücreti ödeyip derya hanımın beklediği cafeye ilerlemiştim. İceri girdiğimde beni girişteki masalarda beklerken buldum. Beni görmesiyle gülümseyip ayaklanmıştı. Birlikte dairenin olduğu binaya geldiğimizde binanın 2 katlı müstakil bir ev olduğunu yeni yapıldığını sahibinin evlenmesi ve taşınması üzerine evi eşyalı olarak kiralamak istediğini söylemişti. Eğer eşyalardan istemedikleriniz olursa bu sitedeki evin sahibine ayrılmış depoya koyabileceğimi söylemişti. Bende "Evi beğendiğim. Kiralamak istiyorum . Ama birtek ebeveyn odasındaki yatağın kaldırılmasını istiyorum" Derya hanım ofise geçmemiz gerekli evrakların ofiste olduğunu söylemiş ve birlikte onun arabasıyla ofisine geçmiştik. İçeri girdiğimizde evin sahibini aramış karşı taraftan onay aldığında bana dönmüş kaldırabileceklerini söylemişti. Gerekli evrakları imzalayıp evi tutmuştum. Gitmeden Derya hanıma evi temizletmek istediğimi söylemiştim oda tanıdığı bir temizlik şirketini aramış yarın için evi temizlemek için anlaşmıştık. Geç olduğu için derya hanımın ofisinden ayrılmış yoldan çevirdiğim taksi ile eve doğru yol almıştım. Eve geldigimde kapıyı söylene söylene egemen açmış ardından salona gitmişti. Bende salona geldigimde Yemek masasın kurulmuş ama kimsenin oturmadığını hatta salonda bekler gibi oturdukları gördüm. Nedenini sorduğumda Egemen "Ne olacak kardeşim kızı gelince bizi unuttu. Bende açlıktan ölüyorum hiç oralı değil. Hep birlikte yemek yiyebilmek için prensesimizin uyanmasını bekliyoruz."-egemen O sırada merdivenden inen zehra yı gördüm.....
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE