Umutsuzluğun ardından filizlenen umut yabani ot misali çekip koparıldığında kimse sesini çıkartamamıştı. Bir zamanlar ihtişamlı krallıkların yükseldiği topraklar artık gölgelerin hüküm sürdüğü bir diyara dönüşmüştü. Rüzgar Ahter'in öksüz ormanların da hüzünlü bir melodi çalar iken, burada yaşan soyların yüreklerindeki umut kıvılcımları giderek solmaya başlamıştı. Sonbahar yağmurları toprağı yumuşak tutuyordu. Sık ağaçlarının arasından sızan gün ışığı aradığım bitkileri bulmam da yardımcı olabilirdi ama ben aramaya gecenin bitmesine yakın çıkmıştım. Diğerlerinden önce bulmam gerekiyordu ve hiçbir şifacı gün aymadan ormanın derinliklerine inmezdi çünkü bizim gibi şifacıları kaçırıp zorla birilerini tedavi ettirecek varlıklar çoktu. Ya bitkileri çok iyi bilecektiniz ya da damarlarınızd

