Ruhum karanlığın evlat edindiği çocuğuydu. Karanlık ruhumu rahmine sarıp tekrar doğurduğunda ruhum artık büyümüştü ve küçük bir beden de uyandığımda, onun kötü bir anne olduğunu anlamıştım. Gözlerimi açmak üzereyken bana gözlerimi kapalı tutmamı söyleyen nazik ve hüzünlü bir ses duydum ama o sesi dinlemedim ve gözlerimi açtığım anda şiddetli bir öksürüğün ardından, yüzüme kan sıçradı. Babamın kanıyla kirlenen yüzümü silmedim çünkü farkında bile değildim. Gözlerim, babamın göğsünün sol tarafında açılan yumruk büyüklüğündeki boşluktaydı. Orada yıllardır kaçmak için çırpınan bir kalp vardı ve o kalp içindeki ruhla beraber kaçmıştı. Kafamı çevirdiğimde aynı çukur, aynı boşluk annemde de vardı. Annem ağlıyor, konuşamıyordu. Babamın ise gözleri acı suyla dolmasına rağmen ağlamıyor

