=MURAT= Susuzluğunu çölde gidermek için , çölde su aramaya çalışan kalbi kırık bir adam gibi gözlerim dalgın halde tavanı seyrediyorum. Kollarımın güçsüzlüğüyle yoğunlaşan kal ağrısı yüzünden ayağa kalkamıyordum bile . Eğer ayağa kalkarsam tekrar düşeceğimi biliyordum . Bu kez kalbim bedensel bir ağrı yüzünden değil , benden giden kadın için ağrıyordu. Gidişini kabullenemiyordum . Hala kafam bin bir dumandı. Gökyüzünün açıklığı bile içimi açamıyordu . Zamansız yakalanmıştım bu amansız aşka... Ama ne olursa olsun geri döneceğini biliyordum . Daha doğrusu umuyordum. " Murat öğle saati yaklaşıyor ! Çorbanı içmeyecek misin? Nazife Abla tavuk suyu çorbası yapmış. Pekte lezzetli getireyim mi? " Yağmur kapı eşiğinde elinde tepsiyle benden bir cevap bekliyordu . Gözlerimi ondan çekip gene tava

