BEKTAŞ: Dilekçeyi yazan parmaklarım klavyenin üzerinde rüzgar gibi hareket ediyordu. Yıllar içerisinde onlarca bilimsel makale, tez, sunum yazmış parmaklarım klavye kullanmak konusunda ustaydı ama bu seferki hızım klavye kullanmaktaki maharetimden çok daha öte bir hırs ve kararlılık taşıyordu. Aynı koridorda sessizce nefes alan o genç kız, karım, sevdalım, sevgilim ya da sevdiğim kadın adı ya da sıfatı ne olursa olsun bu gecenin karanlığında parmaklarıma rüzgar gibi hızı kazandıran yegane sebepti. Artık incinmesine, incitilmesine izin veremeyeceğim hayatımın kutbuydu. En büyük pişmanlığım: keşke bunu anlamam bu kadar uzun sürmeseydi. Keşke en başından direnmeseydim Maral'a akıp giden yüreğime. O zaman serbest bıraksaydım kendimi şimdi bazı şeyleri yerine oturtmak çok daha kolay olacaktı.

