Elif, Saatlerdir aynı salondaydık ama bir kez bile gözlerimi Azad’dan yana çevirmemiştim. Yüzünü görmek de bana beklentiyle bakan gözleriyle yüzleşmek de istemiyordum. Yumuşayacağımı hissettiğim her an beni kötü kadın belleyip sahipsiz bıraktığını hatırlayarak aklımı başıma getiriyordum. Şu bir iki günü atlatsam bana zaten yetecekti ama körün taşı gibi aynı eve tıkılıp kalmıştık mecburen. Alıştığımız gibi koca konaklara benzemiyordu ev. Ona neredeyse sırtım dönük olsa da bakışlarını üzerimde hissediyordum. Dikkatimi bir süre sonra fena özleyeceğim arkadaşlarım ve yeğenimin üzerinde tutmaya çalışırken Azad’ın çalan telefonu ile kırk üç gün sonra boşanmış olacağını öğrendik. Haberi verirken sanki benim hayatımı tehlikeye atacak, hastane ortasında yerin dibine sokturacak şeyler yapmamı

