Agner'le beraber arabadan indik. Arka koltuktan sırt çantamı aldım ve gri binaya doğru yürümeye başladık. Yağmur hala çiseliyordu. Binanın bahçesini aydınlatan lambalar çiseleyen yağmuru gözler önüne sererken ben içerisinin nasıl olacağını düşünüyordum. Nihayet gri binanın kapısından içeriye girdik ve sol tarafta bulunan danışma bölümüne uğradık. Agner oradaki adama başıyla selam verdi ve ilerledi. Lacivert bir üniforma giymiş olan adam bana dikkatle bakarken önünden geçtim ve Agner'i takip ettim. Geniş koridorun sol tarafındaki ikinci bir kapıdan geçince, uzayıp giden loş ışıklı bir koridor çıktı karşımıza. Agner ise sağ tarafa dönüp, üst kata çıkan merdivenlere yöneldi. Biz merdivenlerden çıkarken kulağıma yaklaşan değişik erkek sesleri artmaya başlamıştı. Bir üst kata çıktığımızda demi

