Poyraz’a ve elindeki kutuya şaşkın bakışlar atarken bir süre düşündüm. Ne demişti? Yüzüğü Nilsu’nun düğününden önce aldım. Kısa bir süre geçmişe gittim. O gün ki İpek olsa karşısındaki adamın boynuna tedirgin bir şekilde atılır ve ne olursa olsun mutlu olmayı seçerdi. Peki bugün ki İpek… O ne yapardı? Daha doğrusu ne yapmalıydı? Bakışlarımı Poyraz’ın umut dolu bakan gözlerinde gezdirdim ve kısa bir süre etrafı kontrol edip kendimden emin bir şekilde: -HAYIR dedim. Aldığı cevap Poyraz’ın gülen yüzünü soldururken zar zor bulduğu sesiyle: -Ne hayır? Nasıl yani? Diye sordu. Ellerimi göğüsümde birleştirerek: -Basbaya hayır işte doğru duydun. Seni hala çok seviyor olabilirim ama sana güvenmiyorum. O yüzüğü parmağımda görmek istiyorsan önce güvenimi kazanmalısın dediğimde Poyraz doğru

