Sonra dudakları, benimkilerin üzerine geldi. Sert ya da zorlayıcı değildi. Yumuşacık, derinden bir şeydi bu. Sanki bir şeyler soruyor, onay bekliyor gibiydi. Bir an hareketsiz kaldık, nefeslerimiz karıştı. Sonra hafifçe aralandım. Yavaştı. Derindi. Hiçbir acelemiz yoktu. Dillerimiz buluştu, tanıştı, birbirine dolandı. Tadı, barut, gece ve sadece ona özgü bir sıcaklıkla karışmıştı. İçimden gelen bir ses, boğazımda yankılandı. Farkında olmadan ellerim boynuna gitti, parmaklarım ensesindeki kısa saçların arasına daldı, onu bana biraz daha yakın çektim. Öpüştük. Uzun, yavaş, her saniyesinin farkında olarak. Sanki daha önce hiç öpüşmemişiz gibi, her dokunuş yeni bir keşifti. Nefesimiz kesiliyor, ayrılıp derin bir nefes alıyor, sonra yeniden buluşuyorduk. Bir an dudağımı hafifçe ısırdı. Ca

