Babam, cevap bekler bir ifadeyle yüzüme bakıyordu, ama ben donup kalmıştım. Dudaklarımı açtım, kapadım, hiçbir ses çıkaramadım. Babam, içinde kaynayan öfkeyle odadan çıkıp koridora yöneldi. Arkasından aceleyle onu takip ettim. "Baba, dur! Neden böyle bir şey yaptı ki?" diye sordum, sesim telaşla titriyordu. O, mutfağa doğru yürümeyi sürdürdü, omuzlarını sinirli bir hareketle silkti. "Bilmiyorum kızım," dedi, sesi gergin ve yorgundu. "Hiçbir fikrim yok. Ben de şaşkınım." Tezgâhın önüne geçip kendisine bir bardak çay koydu. Suyu kaynatırken, parmaklarıyla sinirli sinirli tezgâha vuruyordu. "Hiç böyle bir şey beklemiyordum," diye mırıldandı, kendi kendine konuşur gibi. “Tam her şey yoluna girecek derken..." Ben de mutfak masasındaki bir sandalyeye yaslandım. Babam, çayını karıştırırken

