Hazal gergindi. Afife Hanım odadan çıktıktan sonra üzerini değiştirmişti ve odanın içinde gidip geliyordu. Ozan ağadan geceden beri ses yoktu. Azer’i bulup bulmadığını merak ediyordu. Afife hiç o konuya girmemişti. Acaba kaçırıldığından kimsenin haberi yok muydu? Hazal, tüm bu düşüncelerle bir o yana, bir bu yana büyük yatak odasının içinde turluyordu ve hala kasıkları sızlıyordu. Kapısı tıklatıldığında kalp atışları hızlandı. Gelen kişi konakta çocukluğundan beri çalışan, 20’li yaşlarında bir kadındı. İsmi Leyla’ydı. Hazal kadını süzdü. Bir hizmetçiye göre fazla dekolte giymişti. Leyla ise Hazal’a dümdüz baktı ve üst perdeden konuştu. “Ben Leyla. Hanımağam sizi kahvaltıya bekler.” Hazal’ın kaşları çatıldı. “Kim?” “Afife Hanım. Hanımağam.” dedi hizmetçi. Hazal başını salladı. Le

