ATEŞ Altı ay on gün geçmişti kazadan bu yana ve o hala uyanmamıştı. Deniz'in iyi olduğunu söyleseler de, gözlerimin önünde eriyip giden bedenini izlemekten başka bir şey yapamıyordum. Şu anda Amerika'da, yüksek güvenlikli bir hastanede her gün daha da solgunlaşan yüzüne bakıyordum. Doktorlar bir sorun olmadığını söyleseler de, bu inandırıcı gelmiyordu çünkü hiçbir uyanma belirtisi göstermemişti. Bir iki hafta daha beklememiz gerektiğini ve onu uyandırmaya çalışacaklarını söylediler. Ama hala uyanmazsa beyin ölümünü açıklayacaklardı. Bu ihtimali kaldıramazdım. Bunca güzel günden sonra, bu hale benim yüzümden gelmesi beni zaten tüketiyordu. Bir de uyanmama ihtimali beni mahvediyordu. Ama onun uyanacağını hissediyor ve buna inanıyordum. Geri dönmesi gerekiyordu. Belki de artık benim olm

