"Aleynaaaaa!"
"Ne böğürüyon lan? Manyak mısın kızım?"
Gamze, Aleyna'nın sırasına doğru yaklaşarak eğilip, ellerini sıranın üzerine koydu.
"Miraç'a ne dedin?"
"Ne?"
"Miraç'a ne dedin?"
"Kardeşinle arana girmeyeceğimi söyledim diye hatırlıyorum." deyip gözlerini devirdi. "Evet, senden nefret ediyorum. Ama Miraç ile seninle ilgili doğru dürüst konuşmuyoruz bile. Kaldı ki, seni sevmediğimi bile bilmiyor."
"Ne yani, ona Serdar'la çıktığımı sen söylemedin mi?"
"Sen. Serdar'la mı çıkıyorsun?" deyip kahkaha attı Aleyna.
"Bilmiyorsun." Gamze ona bakınca kafasını salladı usulca. "O zaman kim söyledi?"
"Serdar. Onun ne kadar şerefsiz olduğunu tüm okul biliyor."
"Hayır."
"Bak. Seni sevmiyorum evet. Ama bi şerefsizin elinde harcanmana göz yumamam yine de. Ciddiyim. Serdar şerefsizin önde gideni."
"Yalan söylüyorsun."
"Var mısın iddiaya?" deyip serçe parmağını Gamze'ye uzattı Aleyna.
"Varım lan."
"Gidip Serdar'a senden hoşlanıyorum diyeceğim. Olumlu şeyler derse benim istediğim her şeyi sorgusuz yapacaksın. Olumsuz şeyler derse de ben senin."
"Kaybetmeye hazır olsan iyi olur o zaman. Çünkü biz onu denedik."
Gülerek sıradan kalkıp "Arkadaşını yanında gördüğü için yüz vermedigine adım gibi eminim." dedi Aleyna. "Telefon numaranı ver."
"Ne?"
"Seni telefonuma kaydetmeye meraklı değilim." diyerek yüzünü ekşitti. " Etrafta olursan o çakal işkillenecektir. Telefonu hoperlöre alıp açık bırakacağım ve sen de bizi duyacaksın."
Gamze'nin numarasını alıp arayan Aleyna, onun telefonunu eline alıp ondan kendine ses gitmemesi için sessize aldı konuşmayı. Daha sonra kendi telefonunu hırkasının cebine koyarak bahçeye doğru yürümeye başladı. O havalı it, kızlara hava basmak için basket oynuyor olmalıydı.
Tam da beklediği yerde onu bulunca önüne geçip "Selam." diyerek gözlerini ona çevirmesini sağladı ilk olarak.
"Selam?"
Elinde tuttuğu topu alıp diğer arkadaşına atarak "Konuşabilir miyiz?" diye sordu.
"Tabi."
Biraz yürüdükten sonra "Aleyna ben." deyip elini uzattı.
"Serdar." Uzattığı eli tutarken "Biliyorum." dedi. "Basket takımının biricik kaptanını kim tanımaz?" Çocuk gülünce, gülerek duvara yaslandı. "Direkt konuya gireyim mi ben ya? Geriliyorum böyle."
"Gir tabi."
"Sevgilin yok diye biliyorum. Yanlış mıyım?"
"Yok, evet. Doğru biliyorsun."
"Güzel." deyip güldü. "Ben senden çok hoşlanıyorum da. Onu söylemeye gelmiştim."
Sınıf camından ona bakan Gamze saçma salak el hareketleri yapınca oraya baktı bir an. Daha sonra Serdar fark etmesin diye gözlerini geri ona çevirdi.
"Aslında güzel kızsın. Ben de senden hoşlanabilirim."
Camdaki Gamze'nin artık orada olmadığını görüp, iddiayı kaybedince toz oldu tabi diye düşündü. Ta ki, "Hoşlanın tabi ya. Hoşlanmak güzeldir. Neden hoşlanmayasınız ki!" diyen Miraç arkasındaki duvardan atlayana kadar.
Aleyna açıklama bile yapamayacak kadar saçma bir durumun içinde olduğundan, sadece salakça Miraç'ın Serdar'a kafa atmasını izlemekle yetinmişti.
Miraç çocuğun üzerinden kalktığı an, Gamze bahçede bitmişti. Aleyna o an yaptığı saçma sapan kol hareketlerinin nedenini anlamıştı. Miraç'ın arkasında olduğunu haber vermek istiyordu.
Müdür yardımcısı gelip de hepsine bir bir bağırırken, Miraç Aleyna'nın yüzüne bakmıyordu bile. Aleyna o an kalbinin acıdığını hissetti ve bu yediği azar yüzünden olamazdı. Defalarca azar yemişti çünkü. Müdür yardımcısının odasından çıktıklarında Miraç "Sen.." deyip Aleyna'ya döndüğü an "Yemin ederim benim yüzümden." deyip araya girdi Gamze. Aleyna Gamze'nin onu korumasının verdiği şaşkınlıkla kalakaldı bir an için.
"Ne?"
"Bak. Aleyna tanıyormuş Serdar'ı. Onun nasıl biri olduğunu kanıtlayacağım sana dedi." Telefonu çıkartıp Miraç'a doğru tuttu. "Bak, teneffüs saati. Telefondan onları dinliyordum."
Miraç bir şey demeden gidince "Teşekkür ederim." dedi Aleyna. "Beni çok rahat satabilirdin."
"Miraç'ın üzülmesini istemiyorum."
"Beni korumadıģın için sevindim." deyip gülümsedi Aleyna. "Yoksa vereceğim ceza için vicdan azabı çekebilirdim."
"Ne yani, konuşmayacak mısın benimle?"
Miraç onu hiç takmadan telefonla oynamaya devam edince "O zaman yanıma neden geldin ki?" diye sordu.
"Sınıftan çıkmaman için. Malum, ne zaman yanında olmasam bir erkeğin yanında yakalıyorum seni."
"Gören de okulun sürtüğü sanacak beni ha!" diye mırıldandı sinirle, Miraç ona bakmadan oyununu oynamaya devam ederken.
"Kız kardeşini korumak için gittim ben bi kere onun yanına." Aleyna'nın susmayacağını anlayan Miraç, cebindeki kulaklıkları çıkartıp kulağına takarak devam etti oyununa. Aleyna onu dürtüp de, vazgeçmeyince kulaklığın tekini çıkarıp "Ne var?" dercesine ona baktı.
"Zil çaldı da."
"Iyi. Sakın diğer teneffüs ben gelmeden kaçayım deme. Cezalısın."
Aleyna oflayarak başını sıraya vururken, Miraç gülerek sınıftan ayrılıyordu.
"Hepsi senin yüzünden Gamze. Ulan ne cenabet kızsın." diye söylenip, Gamze'ye mesaj attı. Sınıftan çıkması onun biricik kardeşi tarafından yasaklandığı için başka çaresi yoktu. Zaten Gamze'nin cezasını da daha fazla geciktirmek istemiyordu. O ceza çekiyorsa Gamze de çekecekti.
'Selam canım. Ben en sevdiğin kankan. Okul çıkışı müsait bir yer ayarlasan iyi edersin. Zira, ağda partisi yapacağız.'
Gamze'nin peşinden attığı bir çok mesajı görmezden gelip gülerek telefonu cebine koydu.
Çıkışta Aleyna'yı bekleyen Gamze, yanına Koray gelince sinirle gözlerini devirdi.
"Kardeşim gelir şimdi. Dayak yemeden gider misin? Yoksa bir porsiyon kafamızı alır mısın?"
"Serdar'la çıkacak kadar aptal olduğunu bilmiyordum." Gamze sinirle ona bakmaya devam edip, yüzüne gelen tükürükleri sildi. "Ama bu benim için iyi bir şey. Ona kanan bir aptalla benden başkası çıkmaz bu okulda."
Koray gözlüklerinden dolayı göremeyip, yürürken gelen geçene çarparak ilerlerken "Hadisene." deyip kornaya bastı Miraç. "Burda mı yatacağız?"
"Aleyna da gelecek. Onu bekliyorum."
Miraç hiç tepki vermeden çıkış kapısının önünde beklemeye devam etti. Aleyna gelip de hep beraber giderlerken arabada kimseden çıt çıkmıyordu.
Miraç arabayı durdurup ikisini de takmadan eve girince "Yalnız bende ağda falan yok." diyerek indi arabadan Gamze.
"Ben sana özel aldım canım. Merak etme." Aleyna da arabadan inince eve girdiler. Evde bir kaç hizmetli dışında kimseyi göremese de bir şey sormadı Aleyna. Gamze'nin odasına girince "Üzerini değiştir de gel." diye emir verip, yatağa oturdu. Aynı gruba hayranlardı gördüğü kadarıyla. Ama onunla muhabbete girmek istemediği için bununla ilgili konuşmadı.
"Iyi de, ben bacaklarıma düzenli olarak epilasyon yaptırıyorum. Nereye ağda yapacaksın?"
"Kolların gözümden kaçtı sanma canımcığım." diyerek çantasındaki ağdayı çıkarttı.
"Daha neler!"
"Ne daha neler? Sıfır kol falan giyin. Mis gibi yapacağım seni." diyerek güldü.
"Kafamı suya falan soksan?"
"Öldüreceksem neden olmasın?"
Gamze üzerini değiştirmiş bir şekilde yanına oturunca elindeki ağdayı ellerini birbirine sürterek ısıtmaya başladı.
"Serdar'la ayrıldığına pek de üzülmüş görmedim seni."
"Miraç'ın yüzüne bakmaması seni de pek üzmemiş görünüyor."
"Laf sok diye dememiştim. Neyse." deyip hızlıca ağdayı koluna yapıştırdı.
"Ya!"
"Ne ya? Sus." deyip ağdayı çekince çığlık attı Gamze.
"Ay videoya falan mı çekseydim ya? Bakar bakar keyiflenirdim."
"Psikopat mısın kızım ya?" derken, bir yandan da kolunu üflüyordu Gamze.
"Bunu kafamı kovaya sokan kız mı söylüyor?" diye sorup diğer iki ağdayı da yapıştırdı.
"Konuşabiliriz."
Ağdayı tekrar çeken Aleyna ile birlikte tekrar çığlık attı Gamze.
"Hey! Beyaz bayrak sallıyorum burda." diye bağırdı sinirle.
"Yapışan ağda kolda kalmaz."
"Çek hadi öbürünü de." deyip ofladı Gamze.
Aleyna çektiği sırada "Ne yapıyorsunuz lan burda çığlık çığlığa?" diyen Miraç'ın sesini duyunca ağda bezi elinden fırlamıştı. Nereye gittiğini görmek için arkasını döndüğünde ağdanın Miraç'ın saçında olduğunu görüp dudaklarını birbirine bastırdı. Miraç kafasındaki şeyi alabileceğini sanıp da çekince "Ah!" diye tıslayıp gözlerini ikisine çevirdiğinde dayanamayıp bastılar kahkahayı.
"Ne lan bu?"
"Umarım zaten saçlarından memnun değilsindir."
"Ne? Çıkmıyor deme sakın."
Basını usulca iki yana salladı Aleyna, gülmemek için kendini zor tutarken.
"Fazla yapışmamıştır zaten ya. Bakayım mı?" Ayağa kalkıp Miraç'ın yanına giderek eğilmesini sağladıktan sonra saçlarına baktı. "Makas var mı?"
"Saçlarıma dokundurmam!"
"Ağdayla bütünleşip, okulda öyle gezerim diyorsan benim için hava hoş."
"Gel de kes bari başımın belası." diyerek banyoya doğru yürüdü Miraç. Aleyna onun peşinden giderken, kollarının acısını unutmuş olan Gamze şaşkınlıkla arkalarından bakıyordu. Kardeşi gülümsemişti. Yıllar sonra, ilk kez.
Aleyna, Miraç'ın kafasını lavaboya sokup da soğuk suyu kafasından aşağı tuttuğunda "Bunu neden yapıyorsun?" diye sordu Miraç.
"Kafandaki şey ağda. Sıcakta iyice eriyip yapışır ve.."
Miraç "Ondan bahsetmiyorum." deyip sözünü kestiğinde kafasını da kaldırmıştı.
"Konumuz bu sanıyordum."
Dilini damağına değdirerek şaklattı Miraç.
"Konumuz; bana yaklaşınca burnuma buram buram gelen kokun." Sonra elini tutup kalbine götürdü. "Ve de düzgün atmayı unutup saçma salak atan kalbim. Hem de sana kızgın olduğum halde."
Elini aceleyle çekip, makası aldı Aleyna.
"Özür dilerim bu arada."
"Kafamdaki şey için mi?"
"Yok." deyip Miraç'ın saçını kesmeye başladı dikkatlice. "Serdar'la konuştuğum için. Ne için olursa olsun, yapmamalıydım. Ya da sana söylemem gerekirdi önce. Ne bileyim. Hiçbir şey bilmeden o sözleri duyduğunu düşündüm de, haklısın bana kızmakta."
"Senin öyle bir kız olmadığını biliyorum zaten. Ama öyle de olsa, birilerine o tür şeyler söylediğini duymak gerçekten pek hoş değildi. Haklısın."
"Ve sen her şeye rağmen affettin beni. Belki de başkası olsa asla affetmezdi." dedi Aleyna, ağdayı kafasından çıkartıp çöpe atarken. "Bu arada saçını kestirmeyi unutma yarın." dedikten sonra " Bana fark etmez gerçi, her türlü yakışıklısın da." diye mirıldandı.
"Ne dedin?" deyip çıkmak üzere olan Aleyna'nın bilegini tuttu Miraç.
"Ben mi? Yo. Ağzımı bile açmadım."
"Hadi ya." Ayağa kalkarak Aleyna'yı kendine çevirip gözlerine bakarak gülümsedi Miraç.
"Gaipten sesler mi duyuyorsun ki acaba? Perili falan olabilir bence bu ev. Filmlerde falan hep bu tarz evlerde oluyor ya. Kesin onların sesini duydun." Miraç gülerken utançtan kızaran Aleyna banyodan kaçıp, çantasını almak için Gamze'nin odasına girdi.
"O kahkaha atan Miraç mı?"
"Evet. " deyip gözlerini devirdi Aleyna. "Rezil olmakta üzerime yok da yine. Bu arada senin ağda cezan da burada bitti. Miraç'ı kel bırakmadan vazgeçsek iyi olur."
"Onu diyecektim ben de. Barışsak mı artık?"
"Ne? Kim? Biz mi?" Şaşkınlıkla kendisine bakan Aleyna'ya bakıp kafasını salladı Gamze.
"Ağda kafa mı yapıyor acaba ya?" deyip güldü. Ağdadan sonra Miraç'ın da Gamze'nin de bu denli değişmesinin başka bir açıklaması olamazdı. "Bi tane yapıştırıp çeksene." diyerek kolunu uzattığında kahkaha attı Gamze.
"Benim senden Özür dilemem bu kadar mı imkânsız?"
"Kafanı kovaya soktum. Tüm kütüphaneyi sana temizlettim. Az önce sana ağda yaptım. Ve Koray'ı musallat ettim. Ne bileyim, biraz imkânsız gibi."
"Böyle söyleyince kafanı sıraya sürtüp kıvılcım çıkartasım gelmedi desem yalan olur." diyerek güldü Gamze. "Ama ne derler bilirsin, en iyi arkadaşlıklar kavga ile başlayandır."
"Büyük aşklar nefretle başlar değil miydi o ya?"
Gülümsedikten sonra "Koray kim bu arada?" diye sordu Gamze.
"Hüsamettin." Aleyna kahkaha atarken "Ona bu adı verdiğim için çok kızdı." dedi. "Ama seninle konuşmaktan oldukça memnun."
"Ben değilim ama ya. Her teneffüs yüzümü yıkamaktan gına geldi."
"Anlamadım? "
"Diş telleri diyorum."
"Haaa." deyip güldü Aleyna. "Hallederiz onu ya."
"Neyse. Bırak şimdi Koray mıdır Hüsamettin midir, her neyse. Barışıyor muyuz?"
"Bana uyar." diyerek çantasını koluna takıp Gamze'nin yanından ayrıldı Aleyna. Telefonunu çıkarıp da taksi numarası ararken, bahçedeki arabanın kornasıyla yerinden zıpladı. Miraç eliyle işaret edince arabaya binip telefonu cebine koydu.
"Yine bana mesaj atan kızları engellemekle mi meşguldün?"
"Ne munasebet ya. Taksi numarası arıyordum ben."
"Isteklerdeki mesajların tek tek ortadan yok olmasıyla bir alâkan yok yani." diyerek arabayı çalıştırdı Miraç.
"Tabi ki de yok. Bak diyorum sana, bu ev perili. Kesin onlar yapıyor."
"Tabi canım. Hep periler."