Rojda
Gözlerimi açtığımda bütün herkes başıma toplanmıştı. Gözlerindeki endişeyi görebiliyordum.
"Rojda'm iyi misin kızım?" cevap vermek istedim ancak susuzluktan dilim damağıma yapışmış gibiydi.
Susadığımın farkına varan Baran bir bardak su doldurup kendi elleriyle bana içermesine izin verdim. Baran'ın bu kadar korkucağını hiç hayatta düşünmezdim.
Suyu kana kana içtim. Ağzımdaki o pis yapışkansı sıvının gitmesi iyi olmuştu.
"Ne oldu bana?" annem saçlarımı okşuyor ellerime öpücükler bırakıyordu.
"Benim güzel kızım sen iyimisin?"
"İyiyim sadece karnım ağrıyor biraz!"
"Hemen doktoru çağırıyorum!" Baran doktoru çağırmak için dışarı çıktı.
"Bizi çok korkuttun kızım!" Babam diğer yanımda oda saçlarımı okşuyordu.
"İyiyim baba. Merak etme!"
"İyi tabi amcasının gülü!" amcamdan böyle kelimeler daha önce hiç duymamıştım. Tuhafıma gitmedi çünkü amcamın bana olan sevgisini biliyordum.
"Dün akşam sen amcanları uğurlarken vuruldun hatırlıyor musun?" annem konuşmasıyla beni dün akşama geri götürdü.
En son yengemin elini öpmüş sabahki alışveriş için konuşuyorduk. Sonrasında gelen silah sesi ve Baran'ın bağırması dan sonra bayılmış olmalıyım.
"Hatırlıyorum anne." kim neden beni öldürmek ister ki. Tabi ya Yusuf! sizi öldürecem demişti.
"Bir müsaade edermisiniz Rojda hanımı muayene edecem!" herkes dışarı çıktı ama Baran hala burdaydı.
"Sende çıksana!" kovmadan gitmeyecek anlaşılan!
"Ne münasebet zaten karım değil misin? Hadi doktor yap işini!"
Doktor önlüğümü sıyırmak için dokunmuştuki Baran elini tuttu ve uzaklaştırdı.
Ayaklarımın üzerindeki çarşafı karnıma kadar getirdi ve önlüğü çekerek yaramı açıtyı. Bu davranışına minnettar oldum.
Sonuçta doktorda olsa erkekti ve benim altımda hiç birşey yoktu.
"Yaranız iyi Rojda hanım serumunuz bitsin bir kaç kan tahlili isteyeceğim değerleriniz iyiyse sabaha taburcu ederiz."
"Karnı ağrıyormuş doktor ağrı kesici filan bir şey yap canı yanmasın!"
Öküz ya! Adama resmen emir veriyordu! Beni düşünmesi iyi ama bir insanla böyle konuşma hakkına sahip değil!
"Dikişleri ağrı yapıyordur bu çok normal. Yarım saat içinde hemşire yeni bir serum takarken ağrı kesici verecek zaten Baran bey!"
"Şimdi ver doktor!" ben biraz daha duruma el atmazsam kesin şimdi doktoru döver bu dağ ayısı!
"Tamam doktor bey ben dayanırım. Hem zaten küçük bir sancı batma hissi gibi!"
Baran yüzüme ters ters baktı. Doktorla konuşmam hoşuna gitmedi herhalde!
"Geçmiş olsun Rojda hanım. Bir şey olursa ben buralardayım."
"İyi tamam çık doktor!" adamı deli ettiği yetmiyor bide odan kovuyor! Tam öküzden beklenen hareket!
"Ya sen ayımısın? Doktoru resmen kovdun!"
"Senin acını dindiremiyecek se neden doktor olmuş ki?" Bu adam laf anlatılmaz bunu çok iyi anladım.
Doktorun çıkmasıyla annemler tekrar odaya girdi. Görünüşe göre dışarıda doktordan bilgi almışlardı.
"Baba sen amcamları ev götür ben Rojda'yla kalırım." beş dakika konuşmaya dayanamıyorum bide sabaha kadar başımda mı bekleyecek?
Ama bir yerde hakkı vardı. Annem ve yengemin gözleri ağlamaktan kızarmıştı. Esma zaten ayakta uyuyordu. Dün geceden beli kimsenin dinlenmediğine eminim!
"Yok ben kalırım kızımın yanında siz eve geçin."
"Yenge ağlamaktan perişan oldun. Hem bak Rojda da iyi sabaha taburcu olacak. Eve gidin hazırlık yapın ben burdayım."
"Baran haklı Hatice! Hadi eve gidelim hem Rojda da biraz dinlensin!"
Annem sonunda gitmeye ikna oldu. Hepsi odadan çıktıktan sonra biraz nefes alabildim. Hava zaten yeterince sıcaktı bide odada bu kadar kalabalık olması nefes almama izin vermiyordu.
"Hişt yana kaysana!" yana kaymak derken! Ne yapıyor bu adam?
"Ne saçmalıyorsun sen be?"
"Yanında yatacam kızım!" yanımda yatmak benim yanımda!
"Baran beni çıldırtma ne yanımda yatması?"
"Kızım geceden beli senin başında gözümü bile kapatmadım. İzin verirsen biraz uyumak istiyorum!" uyumak! Benim yanımda! Hı çok beklersin!
"Git başka odada yat ne bileyim orda koltuk var orda yat ya! Benim yanımda yatamazsın!"
"Aman iyi be!" koltuğa geçti uzandı. Şuan onu düşünerek sinirlenmeye uğraşamam çok uykum var. Gözlerim kendiliğinden kapandı.
Baran
Bu halde bile benimle inatlaşmazsa olmaz! Küçüçük koltuğa sığmaya çalışırken hanımefendi orada rahat bir şekilde uyuyordu.
Hadi Baran sen yaparsın koçum! Rojda'yı uyandırmadan yanına uzandım ve saçlarını koklamaya başladım.
Hastane kokusu üzerine sinmişti ama yasemin çiçeği kokusunu bastıramamıştı. Burnumu saçlarına gömdüm ve ne zaman uykuya daldığımı bilmiyorum.
"Kalk be yanımdan ırz düşmanı!" sabah sabah ne oluyor be! Gözümün birini açtığımda Rojda benim göğsüme vurarak uyandırmaya çalışıyordu.
"Dağ ayısı uyansana!" biraz daha ne yapacağını izlemek istedim ve kolumu beline sardım. Bir an yarasını unutunca cıyakladı!
"Allah'ın öküzü canımı acıtıyorsun!" elimi ateş değmiş gibi hemen geri çektim.
"Özür dilerim! Canın çokmu acıdı? Doktoru çağırayım mı?"
"Sen neden benim yanımda yattın ayı!" Offf! yaralı olması bile inadını kırmıyor bu kızın. Benim işim var bununla anlaşılan!
"Kızım unuttun mu? Ben senin kocanım!"
"Sen benim için sadece dağ ayısısın!" şimdi sana ayıyı gösterirdim ama dua et yaralısın!
"Bence yanında yatmama alışsan iyi edersen karıcığım!"
"Hah çok beklersin Baran Abii!" yine başa döndük!
"Ben sana ne dedim Rojdaa!"
"Bin sini ne didim Rojdaa!" bide beni tekrar ediyor! Ben sana şimdi gösteririm!
Yüzü yüzüme bakarken dudaklarına yapıştım. Ne olduğunu anlamayacak kadar şaşkındı.
Dudaklarını öperken Küçük cadı dudağımı ısırdı.
"Kızım sen canimisin?" dudağımın kenarı resmen kanatmıştı!
"Birdaha beni öperken iki kere düşünürsün artık!" ah bu vahşi haller daha çok yakışıyor sana!
"Biliyormusun bu vahşi hallerini yatakta da görmek istiyorum!"
"Sapıkmısın sen be! Kalk şu yataktan!"
"Evet sapığım! Sana dokunmak için yanıp tutuşan bir sapık!" bunu söylerken en çapkın gülüşümü sergiledim birde göz kırpmam daha çok deli etti.
"Ben eve gitmek istiyorum!" kaç tabi Rojda hanım! Bana dokunmak için can atacağın günleride göreceğim.
"Doktor gelsin muayene etsin çıkarız."
"Git çağır gelsin! Ben hemen gitmek istiyorum!" keçi inadı nolucak!
Daha fazla sinir olmamak için doktoru çağırmaya çıktım. Yaklaşık yarım saatin sonunda bütün çıkış işlemlerini halletim ve çıkmak için Rojda'nın üzerine giyeceği kıyafetler için yengemin gönderdiği çantayı açtım.
Giyecek eşofman ayarladıktan sonra Rojda hanımın keyfini bekledik.
"Hemşire çağırsana!" kocan dururken hemşireye gerek yok desem inat damarı tutar.
"Malesef bu hastanede çoğu hemşire erkek! Bir erkeğin seni giydirmesine izin veremem!" yalan değildi. Yaşadığımız coğrafyada çalışan kadın sayısı belliydi.
"Yok istemez kalsın! Ben kendim giyerim." Ayağa bile kalkamıyor kıyafet giymekten bahsediyor!
"İzin ver yardım edeyim bakmayacağım!" aslında bakmak için can atıyordum ama biraz sabretmem lazım!
"Tamam ama gözlerini kapatacaksın!"
"Tamam şimdilik kapatacağım ama zamanı gelince kendi ellerimle soyacağım seni!"
"Verdiğim karardan hemen vazgeçebilirim!" iki dakika kedi köpek gibi birbirimize girmesek olmuyor zaten!
"Tamam ulan tamam demedim birşey!"
Eline destek vererek yataktan kaldırdım. Kendi boynundaki önlüğün düğmesini açmak için hareket etti ama yüzü ağrıdan buruştu.
Boynuna elimi uzattığımda ellerine dokundum. Yüzüne bir kaç saniye baka kaldı. Kendine gel Baran şimdi olmaz.
Üzerindeki önlüğün eteklerini tutup kafamı başka yöne çevirip çıkardım. Zaten elbiseleri yatağın üzerinde hazırdı. Yarım atlet tarzında birşey aldı eline ve kafasına geçirmek için uğraşıyordu. Arkasındaki pencereden bütün yansımasını izliyordum.
Ellerine destek vererek giymesine yardımcı oldum. Tişörtü de kafasından geçirince kolay olan iş bitti zor olan kaldı.
"Al bunu nasıl giyeceğini düzelt elime ver!" hala pencereye bakarken külotunu eline verdim ve düzeltince tekrar elinden aldım.
Yüzünün kızardığına eminim. Başımı yere sabitledim ve önünde çömeldim. Ayaklarını yerden hafif kaldırıp külotu bacaklarına geçirdim. Baldırına gelince istemsizce ellerim bacağına dokundu.
"Tamam sonrasını ben yaparım!" elleri elimdeki külotunun lastiğini tutunca ben bıraktım. Üzerine geçirince eşofmanı da elime alıp giydirdim.
Allah'ım ızdırap gibi birşeydi benim için. Banyoya yardımımla girdi ve elini yüzünü yıkadı. Saçlarınıda düzeltince çıkmak için hazırdık.
Adım atarken yarasının acıdığını farkına varınca dikkatlice kucağıma aldım.
"Ne yapıyorsun Baran indir beni!"
"Karım yaralı ve onu taşıyorum."
"Saçmalama herkes bize bakıyor indir beni yürüye bilirim!"
"Biraz daha konuşursan herkesin ortasında dudaklarına yapışırım!" yapacağıma emin olunca kafasını göğsüme dayadı.
"Düşmek istemiyorsan ellerini boynuma dola!"
Bu cümlemin altında bir çok anlam vardı ama şuan kendimi kaybetmeden eve gitmeyi istiyordum...