Vefalı Dost

1036 Kelimeler
BOTAN - Hozan kafayı yiyecekti. töre kisvesi altında insan nasıl canına bu kadar zarar verebilirdi? Bu insanlardan olmayacaktı olmamak için çok çaba harcamıştı.... Gözü gibi sakındığı kız kardeşi Azê'ye kendi canlarından olan kardeşleri, babasının yaptığı zulmü gördükçe içi kan ağlıyordu. En acısı da onca kıza el uzatabilmiş, bir o kadar gence yol gösterebilmiş Hozan ağa kendi kız kardeşi için bir şey yapamıyordu.... Babasına, amcalarına ne kadar dil dökse de, Aze'yi oradan almaya çalışsa da yapamamıştı. Kafayı yiyeceği anda bu işte ona tek yardımcı olabilecek, gözü kara can dostu Botan Ağa geldi aklına başka çaresi kalmamıştı onu ikna etmesi gerekiyordu. Azê eğer Devran ile evlenirse gözünü kırpmadan canına kıyacağını biliyordu. Onu koruyabilecek tek kişi doğu ve güneydoğunun en büyük aşiretlerinin başındaki Botan Miroğluydu. ° Hozan hızlıca Botanı aramış, hayat memat meselesi olduğunu söyleyerek onu Silopiye çağırmıştı. Botan Hozanın endişeli sesini duyunca tüm işleri iptal edil Silopi'ye olabilecek en hızlı şekilde gelmişti. Azê üç gündür aç ve susuz bir şekilde kuyunun dibindeki karanlıkta bırakılmıştı. Nuh diyor peygamber demiyordu, onunla evlenmeyecekti. Zaten Devranla evlenmesi Azê için ölüm demekti. Varsın burada eceliyle en erkenden ölseydi.... Hozan yaptırdığı Dağ evine gelen Botanı kucaklayıp sedirlere geçmişlerdi. - Hozan kardeşim hele de hayat memat konusu olan konu nedir.? - Botan kardeşim o kadar çaresiz kaldım ki senden başka ne yardım isteyeceğim insan vardı, ne de yardım edebilecek. Sana en baştan olanı anlatayım . Bizim Demiroğlullarıyla yıllardan beri süren buradaki hakimiyet kavgasını bilirsin. İki abiminde canını buna feda eden aşiret büyüklerinden sonra Candar Ağa ve Babam Bedirhan Ağa sulh yapmak için yeni doğan geçen sefer gördüğün tek kız kardeşim Azê'yi ve Devranı beşik kertmesi ilan ettiler. Azê büyüdükçe asi ruhlu, içindeki dik başlılığıyla karşı çıkmaya başladı. Botan Aze'nin 18 yaş gününde bu evlilik olacaktı. Bir hafta sonra 18 yaşına girecek. Ben şehir dışındayken babam Azêye hazırlık yapması gerektiğini söyleyerek çağırmış. O evlenmek yerine ölümü tercih ettiğini söyleyince bizim arazideki kuyuya hapsetmişler üç gündür ne su ne de yemek veriyorlar. O orada öyleyken canımdan can gidiyor kafayı yiyeceğim ben burada. Ne yapıp etsem ne onlardan alamadım Azêyi. Aklıma sen geldin Botan biliyorum senden isteyeceğim şey çok büyük bir istek, kabul edip etmemek hakkındır elbette, yalnız Botan Azê benim canımdır. Ona bir şey olupta koruyamazsam benim için bu hayat bitmiş demektir. Biliyorum ki Azê canını verir de Devran ile evlenmez. Dostum , kardeşim Azêyi onların elinden sadece sen alabilirsin. Eğer Azêyle evlenirsen berdel isteyecekleri ne bekar bir kız kardeşin ne amca kızların vardır. Senden dileğim budur Azeyle evlenmen!! - Botan duyduğu sözler karşısında afallamıştı. Doğru duyuyordu dimi Hozan kardeşi Azeyle evlenmesini istemişti. Botan çok uzun zaman önceye gitti zihninde hiç aklından çıkmayan dönemlere bir süre dalıp gittiği yerden kendine gelince Hozana dönüp; " Kardeşim bilirsin ki seni kendi ailemden ayırmam yerin ben de çok ayrıdır. Ki hiç açmadığım içimi de hayatımı da sana açmışımdır . Lakin benden canımı işte veririm de Azeyle evlenemem sebebini en iyi sen bilirsin. " - Botan bilirim elbet sebebini hakkın da vardır. Ben de seni kardeş bildiğim için tek yardım isteyeceğim senden isterim. Bu evliliği Azê de elbet kabul etmez. Senden tek dileğim formalite bir evlilik oluşu Azênin hayatı sana bağlı Botan. Eğer ki bana yardım edersen ömrüm sonuna kadar sana borçlu olacam. - Botan uzunca bir süre çaresiz kalmış Hozana bakıp düşündükten sonra zamanında onun canını kurtarmış adama vefa borcunu ödemesi gerektiğini biliyordu. Bunun bilinciyle bir çok aşiretin içinde olacağını bildiği bir karmaşa çıkmasını göze alarak söze girdi; Madem ki bana güvendin Hozan, İsteğin başım gözüm üstüne. - Hozan duyduğu sözlerden sonra içine ferahlık gelmiş Can dostuna engel olamadığı bir coşkuyla sarılmıştı. " Botan bana yaptığın bu iyiliği ömrüm sonuna kadar unutmayacağım. Sen olmasan Azêyi nasıl kurtaracaktım." Botan teşekküre gerek yok deyip şimdi neyin nasıl olacağının planını Hozanla yapmaya başlamıştı. Botan babası Halit Ağanın verdiği karar nedeniyle köpüreceğini biliyordu. Çünkü Botan, Halit Miroğlunun tek sağ kalan oğluydu. Diğer oğulları henüz yeniyetme yaşlarındayken bir bir türlü sorunlar nedeniyle öldürülmüştü. Halit Ağa dökülen kanı için nice kanlar dökmüştü lakin evlat acısının ağrısı dindirememişti. Botan Aşiretteki adamlarına Halit Ağa'nın hiçbir şekilde öğrenmemesi gerekliliğini tembih ederek onlara Silopi'ye çağırmıştı. Zorlu bir durumun içindeydi Şanlıoğullari ve Demiroğulları kendi çatısı altında olsa da onlar da hatırı sayılır büyük aşiretlerdendi. Aze'yi kaçırdıktan sonra büyük bir kıyamet kopacağı su götürmez bir gerçekti. " Hozan ve Botan fazla zamanları olmadığını bildiklerinden hızlıca adamlar çağırılmıştı. Azê'yi nasıl kaçıracaklarının planı yapılmıştı. Botan Aze'yi alıp Hozanın ayarladığı Dağ evine getirecek burada hızlıca bir dini nikâh kıyıp onu Diyarbakıra kendiyle beraber götürecekti. İşte asıl kıyamet bundan sonra kopacaktı. Demiroğulları ile Şanlıoğulları ya berdel ya da kan isteyeceklerdi. Berdel için uygun biri olmadığından kan dökmek isteyeceklerdi. Her ne kadar Miroğlullarına bulaşmak istemeselerde törelere göre bunları istemek en büyük haklarıydı. Burada da Botan kimsenin düşünmeyeceği bir kararı kardeş bildiği Hozan için göze almıştı. Töreye göre berdel harici kendi topraklarını feda edecekti. Büyük bir hakimiyetin oluşmasının en büyük etkenlerinden olan verimli ve büyük topraklarının büyük bir kısmını Şanlıoğullari ve Demiroğullarına verecekti. Buna rağmen kan dökmek isterlerse canını Hozan için öne koymaktan çekinmemişti Botan kendisinin bu kadar çok sevilmesinin nedenide buydu zaten. Korkusuz , mert ve dürüst bir adam olmasaydı. Onun tek derdi yıllar öncesine uzanan içindeki derin yaraydı.... - Planlar yapılıp aşiretteki adamlar geldikten sonra Hozan dağ evinin planlaması , nikahı yapacak İmamı almak için yola koyulmuştu. Botan Ağa adamlarıyla Azênin hapsedildiği arazideki kuyu yanına adamlarını konuçlandırmıştı. Olduğunca kan dökülmeden anaların canı yanmadan halletmek istiyordu. Adamları diğer adamları uyutacak etkisiz hale getirilecekti. Aze'yi kuyudan çıkardıktan sonra onu alıp Hozanın yanına geçecekti. Bundan sonrası Hozanın Azê'yi ikna etmesine kalmıştı. " Adamlar vakti geldiği zaman oldukları yerden çıkmış, Şanlıoğullarının korumalarını etkisiz hale getirmişti. Kuyudaki Azê'yi çıkardıklarında Azê telaşlanmış ne olduğunu onun çıkaran kişilerin kim olduğunu merak ediyordu. Olduğu yerde susuzluktan ve açlıktan bitap, her yeri yara bere içinde kalan Azê onu olduğu yerden çıkarmış koyu siyah gözleriyle ona bakan adama dikmişti gözlerini." - Sen de kimsin beni neden çıkardın.? bana ne yapacaksın? bitkin ayakta zor hâlde bunları söyleyen Azênin Su yeşili gözlerini diken Botan; - Botan Miroğlu , Miroğlu Aşireti reisi. Buraya seni benimle evlenmek için götürmeye geldim. ( Eh be böyle birden söylenir mi ) Ayakta zor duran Azê duyduğu sözler sonrası şoka uğramış, son kalan dermanını da kaybedip bayılmıştı. Botan Ağa daha yere düşmeden Aze'yi havada yakalayıp kucaklamıştı. Zaman kaybetmeden Hozanın yanına doğru yol almaya başlamıştı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE