Artık bu tuhaf karşılaşmaları garipsemiyordu. Alışmaya başlamıştı. Anlık yaşadığı şoku atlattıktan sonra boğazını temizleyip omuzlarını daha da dikleştirdi. Şu an onun için önemli olan durumu kurtarmaktı. Dudağını ısırmaya bir son vererek sıkıntılı derin bir soluk çekti ciğerlerine. “Yok artık!” Sessizce mırıldandığı cümleyi gayet net duyan Mahir’in dudakları daha da alayla kıvrıldı. “Biliyor musun, bu ihtiyarın kulakları da çok keskin.” Yüzündeki arsız gülüşle solurken ılık nefesi Hüma’nın yüzünü yalayıp geçiyordu. Etkisinden çık! Etkisinden çık! Çık şu adamın etkisinden! İçten içe kendisine ettiği telkine kulak vermeliydi. Yoksa bu saçma duygu bacaklarını titretmeye çoktan başlatmıştı. Kuruyan dudaklarını diliyle usulca yalayıp ıslatırken kesinlikle adamın dikkatinin oraya toplana

