Nefesi dudaklarının arasından usulca çıkıp havaya karışırken kelebeğin ömrüne bedeldi gelecek. Saat sabaha karşı dört civarıydı. Puslu havanın serinliği üzerine uzandığı topraktan tüm bedenine yayılıyor olsa da bütün dikkati aşağıdaki mağaranın önündeki kalabalıktaydı. Mahir Yüzbaşıyla sahildeyken acil gelen görev emriyle soluğu karargâhta almışlardı. Hızlıca hazırlanıp bir saat önce varmışlardı noktaya. “Komutanım, yöncü görüş teması sağladı. İstihbarat doğru.” Gözleri milim bile kıpırdamadan hedefindeyken kulakları hemen yanı başında dürbünle noktaya bakan Mahir Yüzbaşındaydı. “Güzel, hemen haber uçur biz başlamadan nefes dahi almasın.” “Emredersiniz komutanım.” Giray komutanından aldığı emirle hızlıca geriye çekilip telsize konuşmaya başlarken Mahir Yüzbaşı kıstığı gözlerini anlık

