Çocukluğu yapayalnız ve kimsesizdi. Bunu bastırmaya değil durumu hep kabullenmekten yanaydı. Lakin yıllar sonra karşısına çıkan bu adam çektiklerini, çektirdiklerini acımasızca yüzüne tokat çakar gibi vurdu. Bedeni istemsizce titremeye başlarken -bunu asla bilinçli yapmıyordu- nefesleri tedirginlikle boğazından yukarıya tırmanıyordu. Koluna değen ince parmaklardan sonra Aslı’nın endişeli sesini işitti. “Hüma, iyi misin?” Aslı’nın bakışları kapıda duran uzun boylu esmer adamla Hüma arasında merakla gidip gelirken içine ekilen merak tohumlarına engel olamıyordu. “Yeğenim…” “Kes sesini!” Dişlerinin arasından söver gibi tıslayan kızla çenesini kaldırdı Azmi Bozdağ. Zorda olsa her zaman başını ezdiği yeğeninin yerini asi bir kız almıştı. Bakışları anında sinirle harmanlanmaya başlarke

