Operasyondaki gemide çokça mühimmat ve füze ele geçirilmişti. Maho’ya düşündüğünden daha da çok yaklaşmışlardı artık. Yakalanması an meselesiydi ki onu bu kadar da kızdırmışken gerisi çorap söküğü gibi gelecekti. Adımlarını an olsun yavaşlatmadan önüne çıkan kapıyı rastgele tıklatıp içeriye girdi. Masanın önündeki deri koltuğun tekinde erkeksi oturuşuyla oturan adamla göz göze gelir gelmez üniformasının ucunu tutup bir çırpıda başından çıkardı. Karşısındaki adamın bakışları hızlıca açılırken karşısındaki bir diğer koltuğa oturdu. “N-napıyorsun sen!” Koca adamı heyecanlandırmış mıydı hakikaten? Hoş bir gülüşle baktı adamın gerginlikten kaskatı kesilen yüzüne. Sertçe ayağa kalkarak kapısının ardındaki anahtarı çevirip tekrar kendisine dönmesiyle geri adım atmadan bakmaya devam etti kehr

