Baha, arabasının içinde karanlık sokaklarda ilerlerken sessizliğin içinde yalnızca motorun uğultusu eşlik ediyordu. Zihni, plan yapmakla meşguldü. Eğer Aysa Aleksey’in elindeyse, onu oradan nasıl alacaktı? Ya konuştuysa? O zaman bu durumu nasıl toparlayacaktı? Olabilecek en kötü senaryoları hesaplıyor, her birinin çözüm yollarını kurmaya çalışıyordu kafasında. Sokağın sonunda Aleksey’in malikanesine yaklaşırken, sol tarafında bir hareketlilik fark etti. Farın aydınlattığı yolun kenarında siluet gibi süzülen birini gördü. Gözlerini kısarak dikkatle baktı ve görüntü netlik kazandığında, ani bir refleksle frene bastı. “Aysa…” diye fısıldadı. Sesindeki şaşkınlık, içindeki karmaşanın dışa vurumuydu. Hemen kapıyı açıp arabadan indi. Elini kapıda tutarken yaklaşan bedene gözlerini dikmişti. Ay

