Araf ile birbirimize söz verdikten sonra uyumak için odalarımıza ayrıldık.. Yanımda olmasına çok ihtiyacım vardı.. Bu kadar yakınken uzak olmak canımı acıtıyordu.. Araf sen bana ne yapmıştın böyle.. Bir rüya görüyordum - Araf'ı kanlar içinde, gökyüzü kıpkırmızıydı... Uyandım yüreğim sıkışırken nefes almakta zorlanıyordum. çünkü Elif Rüzgar'ın gelişi dengeyi bozmuştu.. Sözümüz, sadece aşk değil, kaderle de yapılan bir anlaşmaydı.. Kırık taht uyanıyordu.. Araf'ın söylediğine göre timinin adı buydu..Gece sessizdi. Gökyüzünde Elif Rüzgar hâlâ süzülüyordu; ince bir mavi parıltı gibi... parmak uçlarım hâlâ Araf'ın tenine dokunduğunu hatırlıyordu. Ama o gecenin sabahı doğmadı. ARAF'dan Devam: Toprak, sabaha karşı titredi. Önce sessizdi her şey, sonra eski duvarların içinden gelen fısıltıl

