Başarı sessiz geldi. Ne manşet oldu ne alkış aldı. Ama sağlamdı. Mert ve Elif’in birlikte kurduğu yeni yapı ilk büyük anlaşmasını imzaladığında ofiste sadece altı kişiydiler. Küçük bir masanın etrafında. Kahveler soğumuştu. Kimse bağırmadı. Mert sözleşmeyi kapattı. “Bu iş olur,” dedi. Elif gülümsedi. “Zaten oldu.” Bu başarı, ikisini de değiştirmedi. Ama yerlerini netleştirdi. Yan yana durduklarında artık bir gölge yoktu. Ne geçmişten ne korkudan. Ama hayat dengeyi sevmezdi. Hep sınardı. Bir akşam Mert’in telefonu çaldı. Uzun sürdü. Elif onun yüzündeki değişimi fark etti. Konuşma bittiğinde Mert pencereye gitti. “Babam,” dedi. “Ameliyat.” Elif hiç soru sormadı. Yanına gitti. “Ne zaman?” dedi. “Yarın.” Bu kez roller değişti. Güçlü olan Elif’ti. Mert sessizdi. Sertti ama kırılga

