Elimdeki telefon titredi, ekrana baktığımda Özgür'ün mesaj attığını farkettim. 'Haberin var mı, yeni mi öğrendin bilmiyorum ama sana söz vermiştim bir şey olursa haber vereceğim diye. Şimdiye kadar ortalık karışıktı diye atamadım. Salak kocana söyle tek başına gezmesin artık ne sanıyor kendini yenilmez ormanlar kralı mı? Krallar da devrilir. Bu salak bir kaç aşiret bunun aracına içinde o varken yaylım ateşi açmışlar... Bu sefer kıl payı kurtuldu. Gerisi sende artık bebek.' Banyonun kapısı açıldığında telefonu arkamdaki koltuğa attım. Çatık kaşlarla bana baktığında, "Kaloriferin derecesini arttırsana üşüyeceksin bak." Ona hayretle irileşen buz mavisi gözlerimle baktım. Üstündeki kabanı çıkarıp duvardaki askıya astı dikkatle. "Konu şu an gerçekten de benim üşüyüp üşümemem mi Boran?" Dedim

