O gece uyumadım. Göz kapaklarım ağırlaştı, ama zihnim bir türlü susmadı. Lucas’ın notu avucumda… siyah bir tüy gibi zarif ama karanlık. Ve o üç kelime zihnime kazındı: “Mira’nın aynasına bak.” Lucas bunu neden yazmıştı? Ayna neyi saklıyordu? Ve en önemlisi… Mira artık bana dost muydu, düşman mı? Son günlerde yaşadıklarım rüya gibiydi. Ama bu rüya, bana huzur getirmek yerine diken gibi içime batıyordu. Lucas’a güvenmeye başlamıştım. Bana dokunduğu an, gözlerinin içine baktığımda… o soğuk, karanlık adamın ardında yumuşak, yaralı bir çocuk görüyor gibiydim. Ama şimdi, o da ortalarda yoktu. Derin bir nefes aldım. Artık korkularımı bir kenara bırakmalıydım. Lucas bana bir ipucu vermişti. Ve ben... kendi hikâyemin içine yürümeye kararlıydım. --- Mira’nın kaldığı odaya gizlice girdim

