Lucas gecenin geç saatlerinde dönmüştü. Yorgundu, ama gözlerinde alışkın olduğum o soğukluk yoktu bu kez. Bir süre sessizce yanımda oturdu. Bazen kelimelere ihtiyaç duymazsın, o gece de öyleydi. Ama içimde, bu sessizliğe sığınmak yerine kelimeleri kucaklamak isteyen bir yan vardı. Ona güvenmeye başladığımı göstermek istiyordum. Küçük bir adım. Ama içten bir adım… Derin bir nefes aldım. Ellerim dizlerimde kenetlenmişti. “Lucas...” Gözleri bana döndü. Gecenin içinde, yanan tek ışık gibi bana bakıyordu. “Ben çocukken çok sık kabus görürdüm,” dedim. “Sessiz olurdu hep. Ne çığlık, ne ses. Ama ben bir gölge tarafından izlenirdim sürekli. Ve ne yaparsam yapayım, ondan kaçamazdım. En kötüsü de, uyanınca da hissederdim onu. Sanki gerçekmiş gibi.” Lucas kaşlarını çatmadan dinledi. “Bu y

