Yaman’ın o çelikten iradesinin çatladığını, göz bebeklerinin büyümesinden anladım. "Benden mi korkuyorsun?" sorusu, onun için bir geri sayımın sonuydu. "Korkmak mı?" diye fısıldadı, sesi bu sefer sadece benim duyabileceğim kadar boğuk ve yakıcıydı. "Sen sadece bir çocuk gibi ateşle oynuyorsun Efsun. Ama yanmayı hafife alıyorsun." O kelime dudaklarından dökülür dökülmez, Yaman bir adımda aradaki mesafeyi yok etti. Kapıyı tek bir hamleyle ardına kadar açtı ve beni sertçe odanın içine, duvara doğru itti. Sırtım soğuk duvarla buluştuğu an, onun devasa ve sıcak gövdesi üzerime bir kabus gibi ama bir o kadar da arzu dolu çöktü. Ellerimi başımın üzerinde duvara sabitledi, yüzü yüzüme o kadar yakındı ki nefesi ciğerlerime doluyordu. Hiç beklemeden, aç bir kurt gibi dudaklarıma yapıştı. Bu b

