"NE?" "NE?" "YUH!" "KONYA OVASI MÜBAREK!" "ALPİKİLİOYNUYORFULLHDİZLE." Herkes başka ağızdan bir şey konuşmuştu ama şu an daha önemli bir şey vardı. Nazlı. Gülüyordu, umursamıyor gibi davranıyordu. "Şu an tırsıyorum Eylül ben." dedi Yiğit kulağıma doğru. "Çok," tekrardan kıkırdadı. "Çok komiğime gitti ya." deyip yüksek sesle güldüğünde Alp suyu Barış'a fırlattı. Nazlı'nın kollarından tutarak "Yok öyle bir şey konuşmuyorum." dediğinde Nazlı tek kaşını kaldırarak "Şişe?" dediğinde Alp bıkkınca bir nefes verdi. "Şişe girsin lan şişe! Sikeceğim böyle oyunu da böyle soruları da böyle arkadaşları da," Nazlı, Alp'in ağzını kapattı. "Ayıp ayıp." Alp gülümsedi. "Seninle bundan daha fazla 'ayıp' şeylerden yapıyoruz." dediğinde şokla dudaklarım aralandı. Yiğit cırlayarak "Ne zaman?" diye bağır

