Elif Yılmaz Çömlek atölyesinden çıkarken ellerim hâlâ kurumuş çamurla kaplıydı. Tülin ve Alara yol boyunca gülerek yaptığımız şekilsiz “sanat eserlerini” konuşuyorlardı ama ben… Ben sessizdim. Aklım, sabah gördüğüm o kadında ve… Savaş’taydı. Dünden beri içimde bir şey kıpır kıpır. Savaş’ın o son dakikalardaki dalgınlığı, bana gülümserken bile aklının başka bir yerde oluşu… Üzerine gün boyu hiçbir mesaj atmaması… Hayır. Bu onun tarzı değildi. Savaş yazardı. Her sabah, “Günaydın güzel gözlüm,” mesajıyla başlatırdı günü. Görevde olsa bile fırsat bulduğu anda yazardı. Bugünse… saat akşamüstüne yaklaşmıştı ve tek bir satır yoktu. Telefonumu defalarca kontrol ettim. Sessizde miydi? Hayır. Uçak moduna mı geçmişti? Değildi. Bildirimlerde sorun mu vardı? Yoktu. Her şeyi kontrol ettim ama cevap

