Mehmet karalay

1327 Kelimeler
4. bölümün adı; Mehmet Karalay "Gözler ruhun aynasıdır ve sen çok açık veriyorsun." Pencereden süzülüp gözlerimi yakan güneş ışığını engellemek için elimi kaldırmaya çalıştım,buna dahi halim olmadığını farkedince bitkince kıpırdandım yatağın içinde. Vücudumda hissettiğim ağrıyla dudaklarımdan kaçan inilti yatakta birinin kıpırdanmasıyla son buldu,gözlerimi aralamaya çalıştım ağırca. Parmak uçlarımda kadar hissettiğim acı, boğazımda düğümlenip son buluyordu. Alnımda ki soğuk elin sahibi,"Ateşin düşmüş," dedi bitkin bir sesle,sesin sahibi ondan başkası da değildi. Göz kapaklarımı yavaşça araladığımda,dirseğinden destek almış hafifçe doğrulduğunu gördüm. Elini alnımdan çekerken kendini de benden uzaklaştırmış oldu. Üstünde ki pikeyi hafifçe kaldırıp arasından sıyrıldı, altında ona emanetmiş gibi duran gri bir eşofman vardı sadece,güneş ışığının vurduğu karın kasları iyice belli olmuş,varlıklarını inkar eden bana inat parlıyorlardı. Ellerimden destek alarak yatakta hafifçe doğrulup sırtımı yatağın tahta başlığına dayadım,"Ağrıların devam ediyor mu?" ilgili çıkan sesi içimde bir şeylerin haraketlenmesine sebeb olurken başımı hayır anlamında salladım iki yana,içsem de dinmiyordu ağrılarım. İlaçlara olan direncim beni yenik düşürüyordu her hasta oluşumda. "Dolapta kıyafet var," dedi eliyle üç kapaklı çokta büyük olmayan ahşap dolabı gösterirken,başımı sallayıp ayağa kalkmayı denedim. Sendeleyince bir an düşecek gibi olsamda bileğime sarılan elle dengemi toparlayıp ayağa kalkabilmiştim. Bediz'in mavi irisleri tüm bedenimde dolaşırken kollarımla kendimi sarma isteği duydum,kollarım belime dolanırken çıplak olan tenime değmemle bakışlarım vücudumu buldu. Aklıma dün gece beni küvete soktuktan sonra üzerimden t-shirt'ü çıkarışı geldi, pantolonumu çıkarmasına izin vermemiştim lakin uykuya daldıktan sonra bunu yapmış olmalıydı ki üzerimde kalça hizamda biten bir şort ve hala aynı sütyen vardı. Gözlerimin irice açılmasını son anda engellemiş ayaklarımı zemine sürüyerek dolaba yönelmiştim,dün gece buna izin vermişken şimdi ağızımı açıp bunun üzerine tartışmam çok saçma olurdu. Dolabın kapaklarını araladığımda pekte düşünmeden rafta duran kıyafetlerden rastgele almış banyoya yönelmiştim. Banyoya girdiğimde kapıyı yavaşça kapatıp ardından kilitlemiştim girme ihtimaline karşın. Üzerimdekileri hemen arkamda duran kirli sepetine çıkartıp atarken bir an duraksadım. Regl olmuştum, tüm gece beni sancılara gebe bırakan regl olmammış meğerse. Sıcak suyu açıp aynalı dolabın içini karıştırdım, nerede olduğumuzu bilmiyordum ama eğer oteldeysek azda olsa sanırım umut vardı ped olması konusunda. Dolabı karıştırdığım sırada hiç bir şey bulamam ile çaresizçe saç diplerime daldırdım ellerimi. Vücuduma doladığım havluyla beraber kapının kilidini ve kapıyı açtım, dışarıya bir adım attığım anda karşımda beliren mavi irislere baktım çaresizce. Sormamı bekler gibi bakınca,bıkkınca bir nefes verdim odanın gergin atmosferine doğru,"Bana ped alman gerekiyor," dedim tek solukta sonra devam ettirdim cümlemin geri kalanını,"regl olmuşum." gözleri ifadesizce beni süzerken başını salladı hafifçe ardından telefonu deri ceketinin cebinden çıkartıp bir şeyler yazdı,tuş seslerinden anlayabiliyordum. "Korhan sana yardımcı olacak." nereye diye sorma gereği duymamıştım fakat içimde ki merak beni sormaya itiyordu, yine de sormadım buna hakkım yoktu ki böyle bir adamdan bunu söylemesini de bekleyemezdim zaten. Çıktığım banyoya geri girdim ve kapımı ikinciye tekrardan kilitledim. Göğüsümün hemen üstünde sıkı sıkıya tuttuğum havluyu ellerimi gevşeterek yere düşüşünü izledim. Sıkıca tutmaktan parmak boğumlarım beyazlaşmıştı, suyun içine attığım adımla gerilen tüm kaslarımın gevşediğini hissetim. Tamamen suya girdiğimde ilk anda sıcak su tenimi yaksa da hemen sıcaklığa alışmı sırtımı küvetin zeminine yasladım. Banyonun kapısı iki defa tıklanınca küvetin içinde doğruldum panikle, "Benim." Korha'nın güven veren sesini duyduğumu içim bir nebze rahatlamıştı, küvetin içinde doğrulup suyu açtım ve son kez suyla vücudumu duraladım. Çıkmadan önce saçlarımı küvetin içinde ki suya doğru sıkıp, vücudumu kuruladım havluyla. Üzerime yanıma aldığım kıyafetleri giydim sakince,ardından yeni bir havlu alıp saçlarıma sardım narince. Kapının kilidini ardından da kapıyı açıp kendimi odanın içine attım, "Çok bekletmedim umarım." dedim temkinli bir sesle, başını hayır anlamında sallayıp elindeki poşeti uzattı. Yanaklarıma nüfus eden kan yanaklarımı olduğundan daha pembe bir hale sokakerken, "Teşekkür ederim." diyip geriye bir adım attım, bir kaç adımın sonunda tekrardan banyoya geri dönüp işimi halletim. Merakıma yenik düşüp tekli koltukta oturan Korhan'a yöneldim ve onun hemen sağında bulunan tekli koltuğa attım vücudumu. Hafif ona dönük bir şekilde oturup gözlerimim benim gibi olan kahverengi gözlerine çevirdim,onun da bakışları benim meraklı gözlerimle keşisince, "Sor." dedi tereddütsüz bir şekilde. "Bir şey sormayacaktım ki." dedim dirseklerimi dizlerime dayayıp, çenemi avuçlarımın arasına alırken. Kaşlarını çatıp,"Hayır soracaksın," dedi Sharlock Holmes bakışlarıyla aklımı okumaya çalışır gibi, sonra devam etti, "Gözlerin açık veriyor." dedi yüzünde büyüyen gülüşüyle. Parlayan dişleri bana göz kırpıyor,yalanımı yakaladığı için zevkle ışıldıyorlardı. "Haklısın," dedim az önceki yalanımı gözler önüne serip konuşmama devam ederken, "Onun nereye gittiğini ve benim neden burada olduğumu soracaktım." dedim İsmini söylemeyip kelimeyi dişlerimin arasında çiğnerken. Gülüşü yanlış bir şey söylemişim gibi yüzünde solarken, çatılan kaşları inmiş,samimi gözlerin yerini düşünceli hal ve tavırları almıştı. "İnan bana gittiği yeri bilmek istemezsin." dedi, adem elması haraketlendi sesi tüm odaya dağılırken kahverengi irislerine çevirdim mavi irislerimi. Gözlerinden süzülen endişe kanıma işlemişti adeta, Bediz'i kardeşi gibi sevdiği çok barizdi, gözlerimi kaçırıp derin bir nefes çektim ciğerlerime, daha bir kaç gün evvel tanıdığın bu adam için duyduğun endişe de neyin nesiydi böyle. Ayrıca o adam istese tek bir bakışları koca bir buz dağını aleve verir yakalanacağını bile bile oturur buz dağının yok oluşunu izlerdi. "Seni endişelendiren ne Korhan?" dedim tekli koltukta biraz daha ileri kayıp ona yakınlaşırken. Sırtını koltuğa yaslamış bir şeyler düşünüyordu, bir an varlığımı unuttuğunu düşünsemde kısa sürenin ardından bana döndü ve pembeye çalan Bediz'in dolgun dudakları aksine ince olan dudaklarını araladı,"Beni endişelendiren şey Bediz'e zarar gelip gelmemesi değil Rüya," dedi parmaklarıyla şakaklarını ovalayarak. "Beni endişelendiren Bediz'in yapacakları." dedi temkinli bir şekilde, sakladıkları şey her ne kadar büyükse,bedenlerinde yer kaplayan endişe ve korku da bir o kadar büyüktü ve Korhan her ne kadar kendisine itiraf edemese bu söylediklerinin tam tersinden korkuyordu, o Bediz'e zarar gelmesinden korkuyor ama bunu dile getiremiyordu lakin unuttukları bir şey varsa o da gözlerin ruhun aynası olduğu ve hiç bir şeyi saklayamadığıydı. Her ne kadar bu kural Bediz için geçerli olmasa da bu böyleydi. "Peki, ikinci sorum?" dedim sorularımın arasına bir yenisini ekleyip onu gözlerimle alt etmeyi deneyerek. Bıkkınca bir nefes verip, "Bu konuyu bana sorma." dedi net bir ses tonuyla. Kaçırıyordunuz, sonra verecek bir cevabınız olmuyordu. Biri geliyordu ve dediği şey zamanı gelince öğreneceksin oluyordu, nasıl bir oyunun içindeydim bilmiyordum ama bildiğim tek şey onların her şeyi berbat edecekleriydi. Bediz ne kadar soğuk kanlı olursa olsun,isterse seri katil olsun ufacık bir sorunun dahi cevabını veremiyorsa bana bahsettiği ilk gün ki intikamını da o cevap veremediği basit soru gibi alamayacaktı. "Yatağın üzerine bir elbise bıraktım," Gözlerim dağınık yatağın üzerine özenle yerleştirilmiş siyah elbiseyi süzdü,çok zarif ve bir o kadar da iddalıydı aynı zamanda kısa ve çok dekolteli. Gözlerim tekrar Korhan'a dönünce dudaklarını araladı ve sözlerine devam etti, "Akşama bir davete katılacağız, orada tanışman ve yakınlaşman gereken biri olacak." dedi önceden kurguladıkları planını keyifsizce anlatırken. "Kim bu şahıs?" dedim bir kaşımı çatıp her hamlesini dikkatle incelerken. "Mehmet Karalay," dedi dişlerini birbirine bastırıp çenesinde ki kasları belirginleştirirken. Sinirlenmişti ve bu gözlerinden okunuyordu, "Nasıl bir yakınlaşma bu?" dedim dudaklarından firar edecek kelimelerden korkarak. "Bediz'in sana iletmemi istediklerini söyleyeceğim," dedi ve bir an duraksadı, sonra ellerini birbirine kenetleyip derin bir nefes aldı devletin en büyük sırrını verecekmiş gibi, "Senden adamı etkilemeni istiyor Rüya," İtiraz etmek için araladığım dudaklarım onun tekrar konuşmasıyla geri kapandı, "Bunu yapmak zorundasın, biliyorum senden istediği şey çok iğrenç ama sana kimse dokunmayacak söz veriyorum sadece planın yolunda gitmesi için senin, onun dediklerini harfiyen yapman gerek." dedi. 'Sana kimse dokunmayacak söz veriyorum.' Kendi içimde tekrarladığım bu cümle koluma dolanan eliyle son buldu,irislerim kahvrengi irislerine kilitlenirken ciğerlerime inatla ulaşmak istemeyen havayı bir kez daha çektim içime. "Bu adam kim?" dedim bıkkınca, bir şeyin içindeydim fakat ne olduğunu bilmiyordum. Bilsem de değişen bir şey olmayacaktı zaten, "Hem böyle bir şeyi parayla tutacağınız her kadın memnuniyetle yapardı Korhan,bunun için birini zorla kaçırmanıza gerek yoktu." bir gerçeği gözler önüne serip beni bulduğu o zifiri karanlığa bürünmüş geceyi anımsarken. "Zamanı gelince her şeyi anlayacaksın Rüya,şimdilik sadece onun sözünden çıkma." dedi Korhan uyarırcasına, başımı dikkatli bir şekilde sallayıp ayaklandım. Sendeleyen vücudumla ahşap yatağın önünde durduğumda gerilen bedenimi sakinleşmesi için uyarmaya çalıştım olmayacağını bilerek. Benden istedikleri şey çok iğrençti ve de acımasız. Titreyen ellerim herkesi büyüleyecek olan elbiseyi kavrarken aynaya döndüm vücudumu, elbiseyi kendime yaslarken üzerimde nasıl görüneceğini düşündüm bir kaç saniye. Sonra bu düşüncenin beni ne kadar korkuttuğunu ve midemin bulandığını hissetmemle elbise tekrardan yatağın üzerine koydum,bu kez düzenli değil aksine dağınıktı elbisenin duruşu.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE