Günler akıp gidiyordu ama her biri bir öncekine benziyordu. Tedavi sürecim, beklenenden daha hızlı ilerliyordu. Her geçen gün, bu yeni düzene alışıyordum; yorulmadan, pes etmeden, inatla ve azimle çabalıyordum. Parmak uçlarımı hissetmeye başlamam, içimi umutla dolduruyordu. Bu küçük ilerlemeler, büyük bir sevinç kaynağıydı benim için. Dostlarım yanımdan bir an olsun ayrılmıyorlardı. Sanırım, iyileşmemdeki en büyük etkenlerden biri de buydu; yalnız olmamam. Sürekli etrafımda birilerinin olması, günlerimin daha hızlı ve daha anlamlı geçmesini sağlıyordu. Ekip arkadaşlarım, ziyaretlerinde hep umut dolu sözler sarf ediyorlardı. “İyi olduğunda aramıza dön,” diyorlardı. Hepimiz bu sözlerin ne kadar gerçekçi olmadığını biliyorduk; ancak onların bu neşeli ve umut dolu tavrı, içimi ısıtıyordu. G

