Zeminde iki adam yatıyordu, adamlardan geriye kalanlar.. Uzuvları bedenlerinden ayrılmıştı, bir tanesinin kafası yerinde yoktu. Gamze eliyle ağzını kapatarak yavaşça inmeye devam etti. Tam zemine ayağını basmıştıki tavandan üstüne damlayan bir sıvı ile donup kaldı. Kafasını hafifçe yukarı kaldırdı, gözleri sonuna kadar açıldı. Tavandaki Cenk beydi. Hala yaşıyordu. Sol kolu, çenesi ve gözleri yerinde yoktu. Gamze çığlık atmamak için ağzını sıkı sıkıya kapatırken ağlamaya başladı. Cenk bey aniden yere düştüğünde yuvarlanarak çukura indi. Betonu kazmayı başarmışlardı, iskelet apaçık ortadaydı.
Ve tekrar o ses duyuldu.. Merdivenlerin başından gelen ayak sesleri. Bodrum kapısına geldiğinde Gamze çoktan kendini duvara yaslamıştı. Merdivenlerde önce ayaklar göründü, sonrada uzun adamın kendisi. Yüzü daha da korkunçlaşmıştı. Kafasının bir kısmı yerinde yoktu. Elini havaya kaldırdı, hızla üstüne gelmeye başladı. Gamze'nin kafasından tuttuğu gibi diğer duvara fırlatması bir oldu. Yerde hareketsiz yatarken uzun adam tam üstüne kadar geldi, yüzüne kadar eğildi. Bir kaç saniye gözlerinin içine baktı ve birden Gamze'nin saçlarını tuttu. Saçlarını köklerinden söküp alırken Gamze acısından çığlık atıyordu. Saçını her çektiğinde kökleri tutan bir parça deri yerinden kopuyordu. Saniyeler sonra Gamze acısından bayıldı..
Karanlık bir mekan, çok tanıdık. Üst kattaki odanın gizli bölmesi. Karşısında ise uzun adam, arkası ona dönük. Gamze'nin kafasından yere damlayan kanlar bomboş evin ürkütücü tınıları gibi. Gamze bir süre baygınlığının geçmesini bekledi, uzun adam ise hala bir şeyler ile uğraşıyordu. Dakikalar sonra ayağa kalktı, elinde bir bebek vardı. Gözleri masmavi, saçları ise sapsarı. Gamze'nin altın sarısı saçları. Yavaşça yaklaştıktan sonra bebeği Gamze'nin kucağına bıraktı. Duvardan geçip giderek ortadan kayboldu. Tam bu sırada Gamze tam karşısında bir karartı gördü. Gelen Nurhayat hanımın kardeşiydi. Elinde bir obje vardı. Yavaşça Gamze'ye doğru yaklaştı. Elindeki şeyi Gamze'nin kucağına, tam bebeğin üstüne bıraktı.Bu bir çakmaktı, ondan bebeği yakmasını istiyordu tıpkı diğerine yaptığı gibi. O an Gamze'nin aklına bir şey geldi. Ondan tamamen kurtulacaktı. Her şeyden tamamen kurtulacaktı. Kız bir süre bekledikten sonra duvarı ittirerek gizli kapıyı açtı. Ellerinden tutarak onu yerde sürüklercesine odadan çıkarmaya çalışıyordu. Gamze de biraz ayaklarını üstüne basar hale geldiğinde dikildi ve oradan çıktı. Temkinli adımlarla ve usulca nefes alarak odayı terk etti. Ortada uzun adamdan eser yoktu. Merdivenlere doğru ilerledi, duvarlara tutunarak aşağıya indi. Bodrum kapısına geldiği anda Merdivenlerin üstünde tekrar uzun adamı gördü. Aniden kapıyı açarak içeri doğru koştu, bodrum merdivenlerini atlayarak iniyordu. Zemine ulaştığında bir an midesi bulandı, koku çok kötüydü. Kafasından akan kanlar gözüne kaçmış ve görüşünü engelliyordu. Zemindeki alet edevatın arasında bir bidon görerek yanına kadar gitti. Kapağını açtığında benzin kokusu tıpkı amonyak gibi yüzüne çarptı. Koku ile biraz kendine geldiğinde bodrum kapısının açıldığını duydu. Kızın ona verdiği eski çakmağı eline aldı önce, sonra da benzini bebeğin üstüne döktü. Uzun adam merdivenlerden tam inmiştiki Gamze birden bebeği ateşe verdi. Bu onu yavaşlatmıyordu.
Elindeki bidonu Cenk beyin cesedinin üzerine attı bu sefer, kemikleri onun altında kalmıştı. Benzin cesedin üstüne akmaya devam ederken Gamze elindeki çakmak ile Cenk beyi ateşe verdi. Bunlar olurken Cenk bey ise hala canlıydı, çıkarabildiği kadar ses çıkarark çığlık atıyordu. Ateş öyle çok parlamıştıki uzun adam ve Gamze'nin arasındaki görüş yok olmuştu. Daha sonrasında da dumanlar yükselmeye başladı. İnsan etinin yanmış kokusu miğde bulandırır cinstendi. Alevler sonunda kemiklere ulaştığında uzun adamdan ölmekte olan bir yaban domuzununkine benzer sesler gelmeye başladı. Gamze alevlerin arkasında kaldı. Kemikler yanmaya devam ederken cesetten çıkan duman en alt katı sarmaya başladı. Gamze yavaş yavaş görüşünü yitirdi ve sonunda gözleri sonsuza dek kapandı..
Günler sonra gazetelerde ev yangını hakkında bir manşet geçildi, "Bakıcı hemşire tarih mirası evi ateşe verdi, 3 ölü 1 yaralı"
Evin önündeydi, geceyi gün kadar parlatan evin önünde. Yanında insanlar ve itfaiye vardı, kafası tamamen yanmıştı, göz bebekleri burnuna yapışmış vaziyetteydi. Ağzındaki oksijen ile başında bekleyen insanları hayal meyal görebildi. Birde olmayan altın sarısı saçlarını okşayan o kızı..
Yıllar geçti Nurhayat hanım olanlardan sonra evladının acısı ile yaşama gözlerini yummuştu. Gamze Demirci akıl hastanesinde kapalı vaziyette tutulan muhtemel cinayet zanlısı bir hastaydı, annesinin bile ziyaretine izin verilmiyordu. Yıllarca gazeteciler ve paranormal olayı araştıran insanlar onunla konuşmak için sıraya dizilmişti. Gamze artık ne konuşabiliyor nede görebiliyordu. Ara ara güvenlik kamerasına garip imgeler görülmeye devam edildi. Bir gece Gamze'nin yanında iki kız çocuğunun dikildiğini anlatan görevliler vardı. Her şeyin sonunda Gamze artık kabuslarından kurtulmuştu, Nurhayat hanım ve kardeşi ise huzura ermiş ruhtan başka bir şey değillerdi..
Yinede Gamze o en sevdiği kıyafeti annesine alamadı.
SON