16. BÖLÜM

632 Kelimeler
Cenk bey hiçbir şey demeden odadan çıkıp gitti. Odadan çıktıktan hemen sonra odaya annesi girdi. Cenk beyin hızlı hızlı odadan çıkmasını anlamaya çalışıyordu. "Ne oldu kızım?" "Bir şey yok anne. Biraz uyumam lazım."               Aradan günler geçti. Gamze sonunda taburcu edilmişti. Ara sıra gelen polislere ne olduğunu tam hatırlamadığını ve merdivenlerden düştüğünü anlatıyordu. Eve Cenk beyin aracı ile geldiler. Eve gelir gelmez annesi Gamze'nin yatağını hazırlayarak onu yatırdı. Günlerce kahvaltısını yatağına kadar getirdi. Kendini çok kötü hissettiğinden meraklı komşuların hiçbirini eve kabul etmedi. Günler haftaları kovaladı. Bir gün kapı aniden çalınmaya başladı. Gelen Cenk bey idi.               Annesi ile kapıda biraz konuştuktan sonra içeri girdi. Gamze az biraz konuşmaları duysada hiçbir şey anlayamıyordu. Kapısı iki kere çalındı, Gamze onu içeri kabul etti. Cenk bey içeri girdi, kapıyı sakince kapatarak hızlıca Gamze'nin yanına geldi ve yatağa oturdu. "Gamze hanım konuşmamız gerek." "Nurhayat hanım ile ilgilimi Cenk bey? Ona hiçbir şey yapmadım ben." "Biliyorum Gamze hanım, biliyorum." "Sorun nedir Cenk bey yüzünüz bembeyaz." "Siz bana bodrumdaki şeyi söyledikten sonra eve gittim. Yanıma şirketten bir kaç çocuk ayarladım. Bodrum kata indik. Bodrumun zeminini kazmaya başladığımız anda işçilerden birisi bayıldı, diğeri ise sürekli merdivenlere bakmaya başladı. Bir şeylerin ters gittiğini anladığım zaman ikisinide evden çıkardım. Tam evden çıkacakken arkamda bir şey hissettim. Tam sırtımda bir el hissettim." "Cenk bey.." "Durun daha bitmedi. Siz yaralandıktan sonraki gün annemi özel bir bakım evine yatırdım orada tedavilerini yaptırdım, çok geçmeden annem sizi sormaya başladı. Sonraki günlerde de hastane müdürü beni sürekli arayarak saçma sapan şeyler anlatmaya başladı. Hemşirelerden bazıları annemin yanında küçük bir kız çocuğunu görmüşler." "Evet.." "Gamze hanım o evde ne oldu?" "Cenk bey sanırım önceki bakıcılara neden o evden kaçarcasına çıkıp gittiklerini hiç sormadınız. Belkide çok paranız vardı, yerine yenisini bulurum dediniz ama hiç sormadınız. Evde bir şey var demiştim. Evde bir şey var Cenk bey. Annenizin yanında beliren küçük kızın haricinde başka bir şey. Ayrıca o küçük kız sizin teyzeniz.." "Teyzem mi?" "Bilmiyor muydunuz? Çok küçükken anneanneniz tarafından öldürüldü. Anneniz ve teyzeniz tacizci sapık üvey babaları öldürdüler. Anneanneniz onu bodruma gömdükten sonra üstünü beton ile kapladı. Sonra da kafayı yedi ve teyzenizi işkence ettikten sonra ölüme terk etti."               Cenk beyin sesi çımıyordu. Gamze'nin anlattıklarını anlayabilmek onun için çok zordu. "Ne yapmalıyız Gamze hanım?" "O şeyden kurtulmalısınız. En azından cesedi bodrum kattan çıkartın."               Cenk bey eli ile saçlarını karıştırmaya ve ufak tefek de yolmaya başladı. Hiçbir şey söylemeden yataktan kalktı ve evden çıktı.               Aradan birkaç gün geçti. Gamze akşam yemeğini yedikten sonra uyudu ve geç bir saatte lavaboya gitmek için yerinden kalktı. Ara holden geçerken içeriden gelen annesinin sesine kulağını verdi. Yavaş yavaş salona doğru giderken sessizce annesine sesleniyordu. Annesi ses vermedi. Salona girdiği anda bir köşeye pusmuş annesini gördü, Gamze ile göz göze geldiği anda ona sus işareti yaptı. Gamze ne olduğunu anlamamıştı, arkasındaki sesi duyana dek. Adım adım ayak sesi Gamze'nin odasından ona doğru yaklaşmaktaydı. Gamze bir anda salonun kapısını kapattı ve annesine doğru koştu. Annesinin kolundan tuttuğu gibi havaya kaldırdı, salonun camını açtıktan sonra zorla annesini camdan çıkardı. Annesi artık sokaktaydı, ellerini ağzına götürmüş telaşlı telaşlı Gamze'yi izliyordu. Gamze camdan önce sol bacağını çıkardı bir eliyle de camın çerçevesine tutunuyordu. Annesi hemen onun altında düşmesin diye tutmak için beklemeye başladı. Gamze tam diğer ayağını çıkarıp sokağa atlayacakken karanlığın içinden bir el Gamze'nin saçlarını kavradı, etrafındaki karanlık büyüyordu. Hatırladığı son şey bu ve annesinin çığlığıydı.               Karanlık gözlerindeki perdeden yok olup gittiğinde etrafı rahatça görebilir haldeydi. Evin salonunda, Nurhayat hanımın yattığı çekyatta. Kabusları tekrar aklında canlanmaya başladı. Bir süre sonup kaldı. Bodrum katından gelen inlemeler ile kendine geldi. Yerinden yavaşça kalkarak bodrum katının kapısına yöneldi. Bir yandanda etrafındaki sesleri dinliyordu. Bodrum katının kapısına vardığında aralıktan sızan ışığı fark etti. Aşağıda birileri vardı. Merdivenlerden inerken yüzüne yine leş kokusu çarptı. Öncekinden daha yoğundu. Merdivenlerden yavaş yavaş inerken zemindeki kumaş parçalarına gözü takıldı. İlerledikçe de olayın iğrençliği hepten belli oldu.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE