Gittiğim, gezdiğim, gördüğüm, yediğim, okuduğum, öğrendiğim, bildiğim onlarca şeyin arasında bilmediğim o kadar çok şey vardı ki, bazen kafamın almadığını düşünüyordum. Almıyordu, çünkü haklıydım. Ne kadar da iyi bir şey yapmış olursa olsun, bunu bana belli etmiş olursa olsun, çok akıllıca olursa olsun Bade'ye çok kızgındım. Kendini ortaya atsın diye almadım ben onu yanıma, arabama, evime, nikahıma. Oynayacağı oyuna dahil olmuş olsam bile içimdeki kızgın demirler sönmüyordu bir türlü. Hepsini çıkarıp şu an nerede olduğu belli olmayan Enes'in vücudunun her bir milimine saplamak, acı çekmesini seyretmek istiyordum. Sadistçe karşısında gülmek istiyordum. "Başka bir planım yok. Ama kaçacağını tahmin etmedim değil açıkcası," diye cevapladı sorumu. "Tahmin ettin ama yine de engel olamadın...

