Sabahın erken saatlerinde uyanan Aykut ilk kez Cumartesi sabahı oğlu tarafından su tabancasıyla uyandırılmamıştı. Kollarının sarılı olduğu, başının boyun girintisinde yavaş yavaş nefes aldığı karısının çok sevdiği saçlarına ufacık bir öpücük bıraktı. Yavaşça yataktan kalkarken Mısra eliyle tutmak, gitmesini engellemek istemişti. Uykusunda bile kocası yanından ayrılsın istemiyordu ki, Aykut bir haftalığına Fransa'ya gitmek zorundaydı. Fabrikanın başına geçtiği günden sonra babasıyla başladıkları işleri büyütme kapsamında girdiği Fransa projesi için Fransa'daki Ford fabrikasına girmek zorundaydı. Uçağı yarın akşam kalkacaktı. Yataktan kalkıp yavaşça banyoya ilerlerken kapının yanında açık duran küçük bavula gözü takıldı. Çocuklar babalarının gideceğini öğrenmişlerdi ve hepsi oyuncakların

