Bölüm 22

2397 Kelimeler

Her sabah olduğu gibi, senelerdir vazgeçmeyerek, ne kadar yorgun ve uykusuz olursa olsun kalkıp kocasına kahvaltı hazırladı Mısra. Aykut da bu esnada uyanıp giyinmişti. Ayhan Dinçsoy artık yaşlandığı için fabrikanın tüm sorumluluğunu oğluna vermişti, her sabah jilet gibi gömleklerle işe giderdi zamanın serseri Aykut reis efendisi. "Karım," dedi sessizce mutfağa girdiği zaman. Baştan aşağıya karısını süzdü. Uzun, siyah bir gecelik vardı üzerinde, sabahlığın kolu omzundan düşüyordu. Açıkta kalan kısmını öpüp karısına sarıldı Aykut. "Günaydın, şu dakikaya kadar günüm aymamıştı. Sabah sabah bu kadar güzel olmak zorunda mısın?" "Nerem güzel Allah aşkına?" dedi Mısra uykudan bozuk sesiyle, "Gözlerim şiş, sesim bok gibi çıkıyor..." "Sen kendine benim gözümle baktın mı hiç? Cık. Bakmadın."

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE