
Buket ve Talha'nın üniversite de başlayan dolu dizgin aşkları. Evlilik ile taçlandıktan sonra herşey bir rüya gibi devam eder. Birbirine çok seven çiftimiz bir bebek beklerken beklenmeyen bir kaza ile bebeklerini kaybederler. Buket ve Talha yı bu kayıp derinden etkiler. Birbirlerini bu kayıp için suçlayan çiftimizin arasına giren yalanlar dedikodular ayrılığın ilk tohumlarını atar.Buket evi terk eder.Talha günlerce karanlıkla dolu fikirler içinde boğulur. Buket'inse Talha'yı ilk gördüğü andan beri ışıl ışıl olan gözlerinin önce ışığı çekilir sonra kendinin bile taşıyamayacağı bir yükle suskunluğa mahkum eder kendini. Talha dipsiz bir yalnızlıkla boğulur Buket sadece o kapıdan kendi bedenini değil Talha'nın da ruhunu alıp çıkmıştır.Ta ki bir gün İlay'dan gelen o telefona kadar. 'Talha Buket zor durumda sana ihtiyacı var!' O gün hayatı boyunca sevdiği tek kadına koşan Talha herkesi tüm karanlık sesleri geride bırakır.Buket gitti....
Talha'nın üzgün oturduğu sandalyeye yaklaşan halası omzuna koyduğu elleri ile teselli eder gibi;'Bırak gitsin oğlum sana kız mı yok kafayı yemiş bu kız!' der. Talha'nın arkasında ki kızı Canan'a göz kırpan Aysel'in bakışlarından emirlerini anlayan Canan, annesinden aldığı komutla;
'Annem doğru söylüyor ablacım hiç sevemedim o kızı ben! İlk gördüğüm günden beri, tuhaf birşey var onda gel görki söylenmiyor işte!'
Talha'nın kardeşi Rümeysa mutfak masasında oturanlara sert bir bakış atarak.
"Hala ,abla lütfen birde siz gitmeyin abimin üzerine görmüyor musunuz halini?"
'Aman kızım biz ne dedik? Görüyoruz bizde nasıl üzgün! Tek amacımız teselli vermek'
Mustafa bey mutfaktan gelen sesleri duyarak içeri girdi."Böyle teselli mi olur Abla? Lütfen çocuk kaç gündür heder oldu. Ben oğlumu hiç bu kadar mutsuz görmedim."
'Aman kardeşim belli ki o kız şımardı. Rahat battı o kıza! Ne paralar harcadı benim Aslanım, Talha gibisini bulmuş da birde bunuyor."
Canan hemen annesini destekledi.
''Evet annem doğru söylüyor. Benim manken gibi arkadaşım Ebruyu bile istemedi Talha bey kim için o cin cücüğü kız için, daha iyilerine layık benim kuzenim üzülüyorum valla!''
Mustafa az çok tanıdığı yeğenin niyetini adı gibi biliyordu. Sadece dedikodu balını severdi o!
"Tamam susun artık ben çocuklarımın kararlarının arkasında hep durdum şimdi de ne derlerse o! Bugün de kimsenin bir şey söylemesini istemiyorum.'
O sırada koridordan geçen Fazilet hanım kulağının arkasına koyduğu eliyle başını içeri uzattı.'Mustafa ne diyor Aysel ne olmuş?''
"Ne olacak anne Talha'nın karısı Buket çekmiş kapıyı gitmiş!''
'Talha Buket'i tatile mi götürecekmiş? Aferin benim torunuma öyle yapsın tabi!'
"Of anne biz ne diyoruz sen ne diyorsun?"
Aysel mutfaktan çıktı. Peşinden kızı canan da çıktı.Fazilet kıs kıs gülerken sessizce fısıldadı.
'Daha çok beklersiniz siz onların ayrılmasını mendeburlar sizi!'
Mustafa içeriye girdi.'Birşey mi dedin ana?'
"Yok oğlum şu yünü uzatsana Buket'in bebeğine yelek örüyordum bitsin doğumu yaklaştı."
'Ah anacım ah al ör bakalım sana da çok görmüyorum şu yaşında!'
"Nesi varmış ulan benim yaşımın hepinizi gömerim ben!"
O sırada içeriye Nazan Hanım girdi.
'Mustafa bazen ne düşünüyorum biliyor musun? Zarife annem sadece işine geleni duyuyor olabilir mi?'
Mustafa bey annesine arkasını dönerek.
'Aman Nazan ne fark eder? Kendi halinde oturuyor köşesinde anacığımın kime ne zararı var!'
"Yok ben razıyım gelini olarak kendisinden ama bizi de saf yerine koymasa mı artık?" dedi ve Zarife ye göz kırptı. Fazilet "ne var" der gibi baktı anlamamış gibi örgüsüne tekrar döndü. Mustafa bey tekrar karısına dönerek;
'Bırak annemi Nazan, ne olacak bu çocukların hali Nazan?'
"Bize düşmez hayatım ben anne olarak oğlumla da Buket'le de konuştum. Zaman gösterecek onlar için en hayırlısı ne olacak? Ben teslimiyetle dua ya geçtim sende öyle yap'
Nazan Hanım tekrar Fazilet'e baktı.
'Öyle değil mi annecim?' dedi. Fazilet gelinin yüzüne bakmadı ama sessizce gülümsedi.
Bazen aşka olan inancımız insanlara olan inancımızdan çoktur. Fazilet de bu yaşına kadar binlerce çiftin bebeğini kucağına almış bir ebe olarak hayat tecrübesine güveniyordu. İyi bildiği birşey varsa aşk tılsımlı bir gömlekti. Gerçekten sevenleri korurdu. Talha ve Buket'in aşkı sıradan bir heves, öylesine bir ilişki değildi. Onlar bir elmanın iki yarısı gibi birbirini tamamlıyordu.

