Kitabını okurken göz kapakları ağırlaşıyordu Merve’nin. Satırların arasında kaybolurken uyku, sinsi bir sis gibi zihnini sarıyordu. Ev sessizdi; Tülin ablası hâlâ gelmemişti. Üç bardak çay içmesine rağmen gözlerini açık tutamıyordu. Son cümleyi okuduktan sonra kitabı kapattı, yavaşça komodinin üzerine bıraktı. Tam başını yastığa koymak üzereydi ki, zilin ani sesiyle yerinden sıçradı. Tülin ablası anahtarını almıştı. “Kim olabilir ki bu saatte?” Ayaklarını yatağın kenarına sarkıttı, sonra kalktı. Üzerine şöyle bir göz gezdirdi. Aynadaki dağınık saçlarına takıldı gözü. “Kim o?” “Aç, benim.” O an kalbi anlam veremediği bir hızla atmaya başladı. Ses Turan’a aitti. Hızla saçlarını düzeltti, üstünü başını kontrol etti. Derin bir nefes aldı. Kapıyı açtığında bir adım geri çekildi heyecanı

