Beş gündür eve uğramamıştı Cihan. Beş gündür yüzünü görmemişti karısının. Ne sesini duymuştu doya doya ne kokusunu içine çekmişti. İçi yanmıştı resmen, siniri de özlemi de birbirine karışmıştı. Bu sabah görevin bitmesiyle birlikte bütün askerler lojmana dağılırken Cihan direksiyonu hiç düşünmeden Tülin’in evine kırdı. Şirin’in orada kaldığını biliyordu ya içindeki özlem, arabanın motorundan daha hızlı çalışıyordu. Turan yan koltukta oturmuş, Cihan’ın hızına ayak uydurmaya çalışıyordu. “Abi biraz yavaş,” demeye kalmadan Cihan sert bir frenle aracı durdurdu. Kapıyı öyle bir açtı ki, Turan istemsizce güldü. “Ulan,” dedi kendi kendine, “Adam beş gündür karısını görmedi diye kafayı yiyecek.” Cihan duymamazlıktan geldi ama yüzünün kenarında belli belirsiz bir gülümseme kıpırdadı. Hiç be

