Bedeni adamın kucağının arasına hapsolmuş olmasına rağmen öyle derin bir uyku çekiyordu ki Erdem bunu gözünü kırpmadan izliyordu. Nefes alışverişlerini pür dikkat dinliyor yüreğine akan o tatlı hissin tadını çıkarıyordu. Gece çok yormuştu onu. Bedenindeki açlığı doyurmak imkansızdı evet ama bir kadının tadı…bu kadar mı kudurtabilirdi benliğini? Güzelliğiyle aklını başından almıştı zaten şimdi de tadı…ağzı sulandı. Büyük bir açlıkla yutkunurken parmak ucuyla bel çukurunu okşuyordu. Gülüm’ün kıpırdanmaya başlamasıyla yarım dudak gülüp uzun kirpiklerinin aralanmasını bekledi. Çok geçmedi. Saniyeler sonra aralandı gökyüzü hareleri. Uyku mahmuru bir kadının güzelliği bu kadar büyüleyici olmamalıydı. Gözleri yüzünün her bir santiminde dolanırken en son kendisine parlayan gözlerle bakan mavil

