Cezaevinde kaldığı süre boyunca beyni gibi bedenini de hiç durmaksızın çalıştırmıştı. Yeme içmeden daha çok yaptığı bir şey varsa o da muhakkak ki sporuydu. Üç, belki de dört mahkûmu üst üste koysa yine de kendisine yetişemezdi. Öyle korkutucuydu vücudu… O vücut şimdi layık olduğu yerde, layık olduğu üniformanın içinde salıyordu korkuyu. Erdem Kılıç, namı diğer Kartal yükselişinin haklı gururuyla arkadaşlarıyla geçirdiği zaman diliminden sonra ilk işi karısını aramak olmuştu. Tüm sevincini yaşamak istediği tek kişiydi artık Gülüm. Birkaç çalıştan sonra içini ısıtan nahif sesi işitti. “Alo?” Dudakları kıvrıldı önce. Kapattığı harelerini açıp erkeksi bir iç çekişten sonra soludu. “Çilli..” Derin bir solukla duraksadı. Sabah ayrılmamışlar gibi neden bu kadar yoğun bir özlem duyuyordu! “E

