[Şirket Otoparkı – Sabah Saatleri] Asaf, adımlarını hızlandırarak otoparka doğru yürüyordu. Ömer yanındaydı ama sessizdi. Hava sabahın erken serinliğiyle doluydu, ama Asaf’ın içi alev alevdi. Ve oradaydı. Korhan. Arabaların kenarında, gri montunun yakasını kaldırmış, bir bekleyişin tam ortasında. Görevliler birkaç adım gerisinde durmuş, ne yapacaklarını bilemeden bakıyorlardı. Asaf gözlerini kaçırmadan yaklaştı. “Buraya gelmek için gerçekten çok yanlış bir sabah seçtin,” dedi, sesi buz gibi. Korhan, dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümsemeyle cevap verdi: “Yanlış sabah yok Asaf. Sadece geç kalınmış kararlar var.” “Ve bazı kararlar geri alınamaz,” dedi Asaf. “O kararı sen verdin. Şimdi burada ne yapmaya çalışıyorsun?” Korhan bir adım yaklaştı. Gözleri sertti. Kararlıyd

