Mutsuz Etme Çabaları

1381 Kelimeler
Didem, odasından çıkmış, aşağı inerken merdivenlerden telaşla yukarı çıkan Ronya'nın kolu koluna çarptı. Bunu fırsat bilen Didem hemen içinden geçen lafları yapıştırdı. "Kör müsün ne çarpıyorsun? Daha yolda yürümeyi bilmiyor başımıza doktor kesiliyor!" İçinden milyonlarca küfür, hakaret geçerken şimdilik bu kadarını söyleyebilen Didem, Ronya'nın kendini ezdirmeyen tarafına denk geleceğini bilmiyordu. Aynı şekilde kızarak kendisine karşılık veren Ronya, sonra da odasına çıktı. Onun bu telaşı Didem'in merakını cezbettiği için kaşlarını çatarak onu takip etti. Ronya yaklaşık on dakika sonra yine aynı telaşla çıktı odasından. Didem mutfağa inip, su içene kadar Ronya ortadan yok olmuştu bile. Sesini çıkarmadan odasına geçen Didem'in bakışları, komidinin üstünde duran telefona kaydı. Yeşil bildirim ışığı yanıp sönüyordu. Hemen telefonu eline alıp açtı, yine ve yine Cevat aramış, mesajlar atmıştı. Onu kendisinden, hayatından uzak tutmaya çalıştıkça inadına yapar gibi kendini her saniye hatırlatması sinirlerini bozuyordu. Gözlerini kızgınlıkla kısıp, tekrar çalan telefonu açtı. "Ne var, ne istiyorsun Cevat? İstemiyorum! Seni istemiyorum anlamıyor musun?" Cevat telefonu kulağından uzaklaştırıp, çılgınlar gibi bağıran Didem'in cümlelerini bitirmesini bekledi. "İnsan gibi konuşsan olmaz mı Didem? Etin kopmuş gibi ne bağırıyorsun? Hem sana bin defa dedim milyon kerede söyleyeceğim; ben seni seviyorum. Seni istiyorum. Seninle evleneceğim!" sert çıkan sesini yumuşatan Cevat devam etti. "Biliyorum, hissediyorum Didem.. Sen de bana karşı boş değilsin. Neden ikimizi de yıpratıyorsun ki? Gel evet de, hemen akşam istemeye geleyim seni." Duyduklarıyla, içinde zelzele etkisi yaratan duygularla donanmaya kızan Didem, o kadar sinirlendi ki bu etkiden, cevap verme gereği bile duymadan telefonu Cevat'ın suratına kapattı. Elindeki telefonu o sinirle yatağa fırlattı ama hala sinirden elleri titriyordu. Gözlerini kapatıp, derin nefesler aldı, sonra sakinleşmek adına bir bardak su içmek istedi. Yeri döven adımlarla aşağı inip mutfağa ilerlerken, yengesi ve annesinin konuşmasına denk geldi. "Ronya inşallah babası dönmeden gelir. Yoksa Kemal ağa onun Ahmet ağanın evinde Elif'le görüştüğünü duysa kıyameti koparır." Duyduklarını sindirmeye çalışan Didem, içindeki sinirin devasa bir öfkeye büründüğünü hissediyordu. Ronya! Sinsi Ronya! Aklı sıra Ahmet ağanın evine gizlice gitmişti. Birden aklında sarı lambalar yanmaya başladı, ihtimaller gözlerinin önüne geldi. Ya Yavuz ağayı görürse? Ya da Yavuz ağa onu görürse? İkisinden birinin diğerinden etkilenme ihtimalini düşünmek bile Didem'i çıldırttı. Annesinin yanına gidip, duyduklarını tekrar etti. O da yetmedi bağırıp çağırmaya başladı. Hazır başlamışken her zamanki gibi kirli kalbindeki pislikleri de döktü. "Sen zaten her zaman ona annelik yaptın bana değil! Her zaman onun arkasını tuttun benim değil! Şimdi de Yavuz ağa onu istesin istiyorsun beni değil!" derken, bir ton saçma düşüncesini yüksek oktav çıkan sesiyle dile getirdi. Karşılık veren annesi, önce yanlış bildiği ya da yanlış anlamak istediği her noktayı düzeltti. Sonra kızının kötü kalbini yumuşatmanın mümkün olmadığını görünce, o da bağırıp kızmaya başladı. Tartışmaları sürerken dış kapının sesi geldi. Anlaşılan Ronya gelmişti! Nasıl olduysa Ronya, onların yanına uğramadan odasına gitmişti. Dakikalar sonra Didem de sinirden kızaran suratıyla odasına çıktı. ? Sabah uyanan Didem, banyoya gidip rutin işlemlerini gerçekleştirdi. Odasına geçip, beyaz tişörtünü ve mavi diz altı eteğini giyindi. Kahverengi saçlarını tepede at kuyruğu yaptı. Gözlerine siyah sürmesini çekip, kirpiklerine rimel sürdü. Aynadaki gözlerine bakınca, dudağının sağ tarafı sinsice kıvrıldı. Şimdi yanmıştı Ronya! Kahvaltıya indiğinde Aram ağabeyinin ve Ronya'nın masada olmadığını farketti. Neşeli bir sesle herkese günaydın deyip, iştahla kahvaltısını yapmaya başladı. Az sonra Ronya içeri girince ise, içinde sakladığı bompaları patlatmaya başladı. Önce Ronya'ya nerede olduğunu sordu, sonra da dün Ahmet ağanın evine gittiğini ve kendini onun çocuklarına yamamaya çalıştığını ima etti. Evet babasının çıldırması için tüm kozlarını oynamıştı ve babası da çıldırarak Didem'in beklentisini boşa çıkarmamış oldu. Babası Ronya'ya hakaretler yağdırırken, Didem iştahla kahvaltısını yapmaya devam etti. Bu mutluluğun devamını da akşam amca kızının düğününde devam ettireceğini düşündü. Babasının her hakaretine kırgınlıkla ve dürüstlükle cevap veren Ronya'dan bir kez daha nefret etti Didem. Böyle olmamalıydı, Ronya'nın korkudan gitmedim demesi gerekiyordu ama hanımefendi açık açık gittim diyordu. Didem,aslında şu saniyelerde Ronya'ya hayran oluyordu ama kötü kalbi bunu hayranlık değilde nefret olarak görüyordu. Kızmalar, bağırıp çağırmalar.. sonrasında elde kalan tek şey, pişman olan bir adet Kemal ağaydı. Odasına gidip kapısını kilitleyen Ronya'nın arkasında koşturan ev halkına göz deviren Didem, umursamazca odasına geçti. Geçen saatler sonunda Aram ağanın sesini duyan Didem, sabahtan beri ilk defa korktu. Az sonra hele ki odasına dalıp, kendisini tehdit eden Aram ağabeyinin, özellikle bir daha Ronya'ya karışmamasını yoksa kendisine üvey kardeş gözüyle bakacağını söylemesi, Didem'i hem çok korkutmuş hem de çok kırmıştı. Aram ağabeyine olan büyük sevgisi de cabasıydı… ? Akşam olduğunda aynada nar çiçeği rengindeki elbisesinin bedenimdeki uyumuna bakan Didem, hazır olduğunu düşünerek odasından çıktı. Didem, Ronya'nın düğüne gelmeyecek olmasına ayrı sevinirken, bir yandan da Yavuz ağayı görme ihtimali olduğu için de ayrı mutluydu. Az sonra arabaya bindiğinde, yeşiller içindeki Ronya'yı görünce yüzünü buruşturdu. Ronya bu güzellikle düğüne gelse en dikkat çekici şüphesiz o olurdu ki öyle de oldu. Düğün alanına geldiklerinde daha arabadan iner inmez herkesin gözü Ronya'nın üstündeydi. Arkadaşlarıyla bir köşede oturan Didem, belki Yavuz ağa gelmiştir diye erkeklerin oturduğu tarafa baktı. Gözleri anında buz mavileri görünce dünya sessize alınmış gibi oldu. Kulakları duymuyor, kalbi takla atıyordu. Sibel'in onu dürtmesiyle kendine gelen Didem, ne var dercesine baktı. Sibel'in kaşlarını oynatarak işaret ettiği yere baktı. Yavuz ağa ve kardeşi Ali ağa gelmişlerdi. Gözleri Yavuz ağayı tararken, bir şeyin farkına vardı. Yavuz ağanın bakışları tek bir yerde sabit kalmıştı, Didem başını çevirip onun baktığı yöne baktığında ise korktuğunun başına geldiğini anladı. Ronya'ya bakıyordu! Tüm gece Yavuz ağanın odak noktasına sinirle bakan Didem, Ronya'nın da kaçamak bakışlarla Yavuz ağayı süzdüğünü yakalamıştı. Ronya yine yapmıştı yapacağını! Aşık olduğu adama göz koymuştu! Düğünde birkaç defa Cevat'le de göz göze gelen Didem, kalbinin deli hareketlerine rağmen ısrarla Yavuz'a aşık olduğunu düşünüyordu. Hele ki bu saatten sonra sırf Ronya da Yavuz'dan hoşlandığı için ona saplantılı bir aşık gibi davranacağını bilmiyordu. Ama aslında olan tek şey vardı, Didem Ronya'yı kıskandığı için onun olacak kocaya da göz koymuştu.. ? Sakin biten düğünden sonra Van'da kan dökülmesiyle yüksek sesli ağıtlar yanmaya başlamıştı. Kemal ağanın aşiretinden biri Ahmet ağanın aşiretinden birini vurmuştu. Didem bunu duyduğunda çok korktu, aynı zamanda da üzüldü. Kahvaltıya indiğinde herkesin yüzü asıktı. Merakla neler olacağını düşünüyordu herkes. Hiçbir şeyden haberi olmayan Ronya, masaya oturduğunda Didem onu öldürecekmiş gibi baktı. Sonra annesi olanları Ronya'ya anlatıp, bu gece İstanbul'a dönmesi gerektiğini söyledi. İşte buna çok sevindi Didem. Sonunda Ronya defolup gidiyordu çöplüğüne. Annesi sonra da Didem'e laf atarak Ronya'nın gelişinden birşey anlamadığını söyledi. Didem buna bozulsa da duymamış gibi yapıp, açılan iştahıyla kahvaltı yapmaya başladı. Akşam olduğunda Botan aşiretinin ileri gelenleri, Kemal ağanın evine gelmişlerdi. Kan davasını önlemek için çözüm aranacaktı. Kapının önünde içeride konuşulanları dinleyen Didem, Yavuz ağanın kendisi için Kemal ağadan kız isteyince mutluluktan uçmak üzereydi. Hele ki babası kızım Didem'i vermeyi kabul ettim demesiyle kesinlikle ruhen bulutların üstündeydi. Sonra Yavuz ağa ısrarla Ronya'yı istediğini söylemesiyle ise, Didem bulutların üstünden aniden düşüp yere çakıldı. Bedeni onu taşıyamadı ve çöktü olduğu yere, sonra destursuz döküldü gözyaşları… İlk defa Ronya'dan bir adım önde olduğunu hissetmişti, ilk defa onu alt ettiği hayal etmişti.. Ama şimdi yine ve yine ondan gerideydi! Yanına telaşla yaklaşan Sevil yengesi, ne olduğunu sorunca, Didem ağlaya ağlaya Yavuz ağanın Ronya'yla evleneceğini söyledi ve koşarak odasına girdi. Ronya! Didem'in hayallerinin katili Ronya! Bundan sonra korkması gereken Ronya! Şimdiye kadar göremediği kadar kötü bir Didem tanıyacak olan Ronya.. Geçen bir haftada her şey aşırı hızlı gelişmişti. Ronya'nın kız isteme merasimi olmuş, hatta büyük nişanı bile yapılmıştı. Geriye bir tek düğün kalmıştı. Bu sürede Didem de aklının çalıştığı tek şey olan şeytanlıkla Sibel'i tam bir Ronya düşmanı yapmıştı. Öte yandan da Cevat sıkıntısı vardı, ısrarla kendisini isteyeceğini söylüyordu. Didem ne kadar hayır derse desin Cevat kararlıydı, ne olursa olsun isteyecekti Didem'i… Didem aslında Yavuz ağa konusundan ziyade artık hayatını tek emel için yaşıyordu. Ronya'yı mutsuz etme… Evet Didem'in aklında fikrinde takıntılı bir şekilde sadece ve sadece Ronya'nın mutsuz olmasını sağlamak vardı. Şimdilik küçük oynuyordu ama eline fırsat geçer geçmez çok büyük oynayacaktı çook… Geçen ikinci haftada Didem'in inadına oluyormuş gibi Ronya güzel bir düğünle evlenmişti. Ronya'nın yüzündeki o gülümseme, Didem'in içindeki nefreti doruk noktasına taşıyordu. O gülen yüzünü soldurmak için elinden gelen herşeyi yapmaya hazırdı ama yoktu işte onun o aptal suratını parça pinçik edecek pek birşey yoktu… Düğünden sonra Ronya'nın kayınvalidesinin yaptığı küçük çaplı Ronya'yı mutsuz etme girişimleri Didem'i çok mutlu ermişti. Daha kötülerini dilediğinde ise, Yavuz ve Ronya çoktan İstanbul'a dönmüşlerdi bile… Her kötülük bir gün pes eder.. Didem için malesef bu pes etme çok hem de çok geç olacaktı. Kin dolu aklı, kötülük dolu kalbiyle Ronya'nın yüzünü soldurduktan sonra pes edecekti…
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE