Aynanın karşısında ıslak saçlarımı kuruturken omuzlarımdaki yükten kurtulduğumu hissediyordum. Eskiden aynaya baktığımda omuzlarıma yük yapan sıkıntılarım baskılarını artırıp beni boğmak için el birliğiyle savaşırdı. Şimdi ise; hiçbir derdim yokmuş gibi rahat bir şekilde saçlarımı tarıyordum. Kara saçlı, kara gözlü çirkin kız diyen babama inat kendimi seviyordum. Bir kere bile öpmediği yanağımı seviyordum, eline süpürge olan saçlarıma zarar vermekten korkar gibi tarıyordum. Onların hoyrat davranışlarına inat kendime uysal davranmaya devam ediyorum, edeceğim. Kimse beni ben olduğum için sevmese de ben sevmeye devam edeceğim. Tarağı avuçlarımın arasından bırakıp ayağa kalktım. Kalçalarıma kadar gelen saçlarımı omuzlarımdan aşağı serbest bırakırken kapıya çevirdim bakışlarımı. Zeliha’nın yan

