Yürüyorsun, hâlâ aynı yerdesin. İstediğin kadar kaç, aynı yerdesin. Sen yolun sonuna geldiğini sandıkça uzuyor yollar kararıyor geceler bulunduğun yerde yolunu aydınlatacak tek şeye "Gökyüzündeki aya" tutunuyorsun. Başlangıçtasın ama yol yok bu kez. Bu durum kadar iğrenç bir şey yok. ... Edanın beni kolumdan çekiştirmesiyle arabanın içine bindireceği sırada son an da onu durdurabilmiştim."Böyle apar topar gitmek doğru değil."diye mırıldandım sesimi yükseltmeyecek bir şekilde. "Yağmur. Sen iyi misin? Hem sen Araf'ın asistanı olduğunu göre orada bulunmak senin hakkın! Daha fazla itiraz etmiyorsun önce eve gidip bir kaç parça kıyafet alıyorsun sonra ben bir araba gönderip seni evinden alıyorum."deyip arabanın kapısını açıp binmemi işaret etti. Bende başka çarem kalmadığı için arabaya

