Uyandığımda hala mutlu ve neşeliydim tabi ki sebebi Dirok tu onunla artık beraber olmam onu rahatça öpebilme isteğimi söyleyebilir belki o da izin verir ve beni mutlu ederdi diye düşünüyordum. Birisini ilk defa bu kadar çok seviyor bu kadar değer veriyordum hep görmek hep yanımda kalmasını istiyordum. Okula uyandırmaya annem seslendi gene bende hazırlanmaya başlamadan telefonumu elime aldım ve daha fazla mutlu edecek bir mesaj vardı telefonda Dirok büyük harflerle ve n harfini uzatarak günaydın yazmıştı bende bunu gördükten sonra n harfini uzatarak ama onun kadar olmasa da günaydın yazıp yanına siyah bir kalp emojisi koydum. Sonra hazırlanmaya başladım bu kadar neşeli hazırlanmanın değişik olduğunu düşünüyordum ama bunu hayatım boyunca yapabilirdim çünkü okulda Dirok u gireceğimi biliyor ve mutlu oluyordum. Hazırlandıktan sonra aşağı inip annemle yemek yemeye başladım. Annem her zaman ki gibi omlet domates, peynir, zeytin tarzı şeyler hazırlamış ve tost yapmıştı okula götürmem için genelde tostu okula götürür ve yemezdim Ahmet ve Serhat bu huyumu öğrendikten sonra hep çantama dadanır o tostu bulup yerlerdi.
Başta buna alışmadığım için tepki gösterir hatta kovalardık sırf bir tost için birbirimizi ama sonrasında resmen direk gelip onlara verirdim hatta bir gün
Ahmet “ ya Sinan annenin ellerine sağlık ama keşke biraz daha kızartsa bu tostu “ dedikten sonra ona bakışımı gören tüm arkadaşlarım gülmekten yerlere yattı ben ise anlasam da gülmeye başlamıştım.
Annem tostu çok güzel yapar herkes yemek isterdi ama samimi olduğum insanlar belli olduğu için diğerleri sınırlarını bilir ona göre davranırlardı. Dışarıya çıktıktan sonra kulaklığımı kulağıma takıp okula doğru yürümeye başladım. İlerde Dirok larin evi olduğu için ona haber verdim ve beraber okula gitmeyi teklif ettim o da kabul etti evlerinin önüne geldiğimde Dirok her zamankinden daha güzel görünüyordu . Bana doğru gülümseyerek yürüyordu ona bakmak o kadar güzeldi ki yüzündeki her ifadeyi ezberliyor aklıma kazıyordum.
Yanıma kadar gelip “ günaydın tekrardan “ deyip gülümsedi.
Bende ona “ günaydın günaydın “ deyip bahçe kapısını açtım.
Dirok ta “ yiaa ne kadar da centilmen bir erkek “ dedikten sonra gülmeye başladı bende aynı anda gülmeye başladım. Ve okula doğru yürümeye başladık aynı anda muhabbet ediyorduk ne hakkında konuşsak eğleniyor sohbet muhabbet devam ediyordu. Okula vardığımızda sınıfa beraber girdiğimiz gibi bizimkilerin gözü direk bana bakıp yüzlerinde tebessüm oluşmuştu. Dirok öndeki kız arkadaşlarının yanına geçtikten sonra bende bizim arkadaşların yanına geçtim. Bizimkiler oo deyip bağırmaya başladılar Dirok ta bunu görüp anlayıp gülmeye başlamıştı. Hemen sonrasında hoca girdiği için bizimkilere olayları teneffüste anlatırım deyip konuyu kapatmıştım.
Hoca içeriye girdikten sonra “ ne bağırıyordunuz tüm koridordan sesiniz duyuluyordu “ dedi
arka taraftan ahmet ” kısmetli şeyler oldu da hocam ondan “ dedi
ve herkes gene gülmeye başlamıştı ben hafiften utanmış ama gülüyordum. Ders bittikten sonra olayları anlatmış konuşmuş ve rahat rahat sınıfa geçmiştik.
Öğle arası Dirok un yanına gitmiş “ okul sonrası sahilde yürüyelim mi biraz “ demiştim
o da “ olur tabi “ demişti. Okul çıkışında yürümeye başlamıştık
Dirok babası Memduh amcanın o parayı kendi hesabına aktarmadığını hala kendi kartında olduğunu söylemişti. O parayı ne yapacağını sorduğumda bilmediğini sadece artık rahatça gezebilirim herhalde demişti. Sonrasında hayallere dalmıştık o kadar para ikimizin olsaydı ne olacağını klasik herkesin beraber gezmek için karavan almak ve sadece gezmeyi isteyeceğini söylemiştik ikimizde. Dirok o olayı hala düşündüğünü anlayabiliyor kimin Melek teyzeyi öldürdüğünü merak ettiği her şeyden anlaşıyordu. Ama konusunu ikimiz de açmıyorduk ben ise geçen ki Melek teyze yi görme olayını anlatmıyor onu ve kendimi daha da tedirgin etmek istemiyordum. Telefon da araştırdığımda o olayım açlıktan zehirlenmeden alerjiden o kadar çok ihtimal vardı ki ama hiçbirinin olmadığını biliyordum sonradan anlık birşey olduğunu varsayıp kafamdan attım.
Dirok la yürümeye devam ediyor çekirdek kola almış sahilde oturuyorduk . Onunla geçen her zaman çabucak geçiyor hava hemen kararıyordu ve gene öyle olmuş eve doğru yola çıkmıştık. Yolda annem bizi görmüş selam vermiştim anneme yanımda Dirok olduğunu gördükten sonra yüzü düşmüş ama sebebini anlamamıştım .
Annem arkamdan “ eve geç gelme “ diye seslenmişti .
Ben de “ biliyorum merak etme “ demiştim.
Dirok la çarşıyı biraz gezmiş geze geze eve doğru yürüyorduk. Dirok un en sevdiği şarkılar en ve en sevdiği yemekler hakkında o kadar fazla konuşmuştuk ki karnım acıkmış eve gidip direk yemek yemek istiyordum. Dirok larin evinin önüne geldiğimizde “ mutlu geceler” dedikten sonra
Dirok bana yaklaşmış beni öpmüştü bende gözüm daha da açılmış onun ağzından “ sana da canım “ diye sözler çıkmıştı
sonra bahçe kapısından içeri girmişti. Bende onun eve girene dek ona bakmış girdikten sonra ise eve doğru yola koyulmuştum . Eve vardıktan sonra annem mutfakta yemeği hazırlıyor en sevdiğim yemek olan makarna yi yapıyordu.
Bende annemin yaptığı resmi Dirok a atmış “ bak senin kadar lezzetli olmasa da lezzetli birşey yiyorum “ demiştim
o da “yia sağol deyip” kalp emojisi atmıştı.
Yemeğe oturduktan sonra yemek ortasında annem “ o kızın kim olduğunu söyledi”
ben de onun “Dirok olduğunu “ söylediğimde
“yanlış görmemişim” dedi .
Annem devamında “ görüşmeni istemiyorum” dedi .
Hemen bende yüzüm sınırlı bir şekilde “Neden “ diye sorduğumda.
“Anlatamam ama öyle olması en iyisi “ dedi.
Ben anneme sınırlı ve sesimi biraz yükselterek “ çocuk değilim artık kiminle görüşeceğimi kimle arkadaş olacağımı biliyorum “ dedim.
O benim sınırlı halimi anlamış olacak ki uzatmadan ve üzmeden “ tamam dediğin gibi olsun umarım mutlu olursun “ dedi
ben sadece susup yemeğimi yemeye devam ettim neden olduğunu sorduğumda söylemediği şeyin ne olduğunu merak ediyordum. Yemek boyunca bunu düşündükten sonra sadece hoşlanmadığını düşündüm ve yukarıya doğru çıktım . Odama geçip üstümü değiştirdim ve eşofmanlarımı giyip yatağa uzandım. Dirok la mesajlaşma ya başladık gece ye doğru sürdü. Sonrasında okul olduğunu hatırlayıp uyumakta anlaştık ve uyuduk. Diğer gün annem okula kaldırdı beni gene . Her zaman ki rutinimi yerine getirerek okul yolunu tuttum . Okula varmadan arkadan birisinin seslendiği ki duydum kim olduğuna bakmak için arkamı dönerken . Önden biri bana dokundu dokunan kişi tabi ki Dirok tu elimi tutmuş günaydın gibi birşey diyor gibiydi . Ben ise kafamda fısıldamalar oluşuyor ne dediğini tam anlamıyordum Dirok hala birşeyler diyor kafamı sallıyordum anlaşılmasın diye .
Sonradan ne dediğini anladığım zaman Dirok un dediği şey “ Sinan günaydın, nasılsın gidiyor “ du.
Ben ise “ günaydın yavrum, aynı sen “ demiştim.
“ Yiaa bana yavrum mu dedin “ dedi
“ evet öyle dedim öylesin çünkü “ dedim
O bana bakıp gülümsedi ve ellerimi daha da sıktı. O gün ilk dersimiz tarihti ondan dolayı mutluydum. Sebebi ise dersin sakin ve en sevdiğim ders olmasıydı. Okula doğru Dirok la yürürken sohbet ediyor aynı zamanda kafamdaki o fısıltıların ne olduğunu arkamdan seslenen kişinin ise çok tanıdık olduğunu ama uzun süre düşünsem de bulamadığımı farkettim. Olayları sonradan geçiştirdim her insanın başına gelebileceğini ihtimal vermiş yorgun olduğumdan da olabileceğini düşündüm. O gün okul çok sakin hicbirsey olmamıştı her zaman ki gibi dersler sıkıcı olmuş hocalar sınavlar yaklaştığı için uyarıda bulunuyordu bize ben ve arka tayfa ise dinlemiyor sınav haftası çalışıp idare notlar alacağımızı biliyor sakince kafamıza göre takılıyorduk. Hepimizin zaten iyi olduğu bir ders olduğu için birisi bir yeri anlamadığı da iyi olan anlatıyordu. Ben nasıl tarihte iyiysem Ahmet İngilizce de , Serhat biyoloji de , Aslan matematikte , Umut ise fizik te iyiydi. Ahmet ve Serhat genelde çok dışarı çıkmaz beraber bilgisayar oyunu oynarlardı. İkisinin bundan dolayı daha fazla anlaştığını biliyordum .
Okul sonrası eve gitmiş yatağıma uzanmış ve uyuya kalmıştım. Uyanmama sebep olan şey ise telefonumun arama sesiydi arayan kişi ise değişik bir şekilde babam di başta yanlış gördüğümü sanıp uykulu halimden çıktıktan sonra gene iyice bakınca babam olduğuna emin oldum.
Telefonu açtığımda babam “ nasılsın eşşek sıpası “
“iyi baba sen nasılsın ? “
“ çalışıyorum gene, ne zamandır konuşmuyoruz baba oğul ondan dolayı arayayım dedim iyi etmedim mi “
“ ettin baba bende derslere odaklandığım için aramaya zamanım olmuyor”
“ Aferin oğlum sorun değil sen çalış iyi bir meslek sahibi ol “
Babamın aramasına şaşırmış dediğim gibi uzun bir süre konuşmamıştık. Bende her zaman ki gibi bir bahane bulmuş onu söylemiştim.
“ Sağ ol baba senin hayatın nasıl gidiyor “ diye sordum.
“ İyi bu aralar çok iyi hatta yeni bir işe başladım. Daha fazla kazanıyorum doğum gününe çok güzel bir hediyeyle gelmeyi düşünüyorum ve maddi olarak ihtiyacın varsa birşeye bana söylemeyi unutma babanım nede olsa dimi “
“ Çok sağ ol baba , birşeye ihtiyacım yok maddi olarak
Babam herşeyi para sanan insanlardandı ama bunu çocukken fazlasıyla yaşamış olduğundan fakirlikten geldiği için ona hak vermem normal di sadece maddi durum olarak bana yardımcı olabileceğini düşünmesi o kadar kötü geliyor ki bana sadece bazen babamla dertleşmek istemem ama onun ise zamanım yok demesi bana verdiği tüm paranın çok boş olduğunu düşünmeme sebep oluyordu.
“ Tamam oğlum benim işim var sonra konuşuruz o zaman
“ Tamam baba “
Telefon kapandığında hala tam olarak neden aradığını anlamamış sadece doğum günümde hediye alacağını söylemişti mutlu olmamı istediğine eminim ama yansıttığı şey o kadar yanlıştı ki asla bunu ona söyleyemeyeceğimi biliyordum. Akşam yemeği için aşağı doğru inmiş salonda televizyonu izliyordum izlediğim şey ise spor kanalında gene maç özetleriydi Fenerbahçe için bu sezonun şampiyon olması çok zor düşünülüyordu. Ben fanatik takıl etmesem de Fenerbahçe nin şampiyon olmasını istiyor olmadığından da üzülüyordum.
Annem yemeği hazırladıktan sonra beni sofraya çağırmış “ hadi gel sevdiğin bir yemek yaptım “ demişti
Sofraya oturduğumda yaptığı şeyin kuru fasulye pilav olduğunu gördükten sonra deli gibi mutlu olmuş yemeye koyulmuştum hemen. Sonra sofrada eksik olan şeyin acı biber olduğunu anlamış anneme
“ Dolapta acı biber var mı “ diye sordum
“ evet olacak zeytin in arkasındaki kavanoz “ dedi
Ben bunu duyduktan sonra hemen ayağa kalkmış biraz çıkarmıştım. Sofradaki neredeyse her şeyi yemiş karnımı fazla şişirmiştim. Yemekten kalkacakken annem bana
“Dün gece nereye gittin” dedi
“ Dün gece evdeydim uyuya kalmıştım hatta “
“ Emin misin dışarıya çıktığını duydum sanki “
“ Hayır ya eminim “
“ Anladım canım tamam “
“ Niye bir ses mi duydun ?”
“ Hayır ya yanlış duymuşum emin değildim zaten “ dedi
Ben ise bunu anlamamış annem ilk defa bana bunun gibi birşey söylemişti annem şüpheye düşmüş emin olamadığı için bana söyleme gereği duymuştum ama benim tek hatırladığım şey uyuya kalmış olmamdı. O günün sabahı yorgun hissediyordum ama sebebini bilmiyordum hasta olduğumu düşünmüştüm. Acaba başka bir şey yüzünden mi böyle hissetim diye düşünüyordum. Yemekten sonra anneme eline sağlık dedikten sonra yukarıya doğru çıkmıştım. Annemin dediği şeyin ve yorgun hissetmenin bir tesadüf mü yoksa başka bir sebebi mi olduğuna emin olamıyordum. Olabilir mi diye düşünmüştüm ya ben uyurgezer isem dışarda ne yaptım ki o kadar yorgun hissediyordum diye düşünüyordum. Birşey olsaydı hatırlardım dedim kendi kendime. Bundan sonra film izlemeye kendi odama geçtim ve dram konulu bir film izledim. Filmi bitirdikten sonra Dirok la sohbet ettikten sonra uyudum. Uyandığımda kendimi iyi hissediyor Dirok un gene günaydın mesajıyla daha da mutlu olmuştum. Okula beraber gideceğimiz için düzgün bir şekilde giyinmeye özen göstermiş onun yanına doğru evden çıktım. Dışarıya onun evlerinin önüne geldiğimde haber verdim gelmesi 10 dakika sürse de bu konu hakkında biraz dalga geçtim onunla o ise daha dakik olacağında ısrarcı olsa da tam olarak birşey değişeceğini düşünmüyordum.
Okula doğru giderken sokakta bir adamın bana ve Dirok a dikkatli baktığını gördüm çok kafaya takmadan Türkiye normal bunlar diye düşündüm. İleride gene aynı adamı gördüğümde şaşırıp adama bu sefer daha dikkatli baktım adam bana değilde Dirok a baktığını farkketigimde bu sefer sinirlenip ona karşı dik dik baktım adam hala bakıyor Dirok ta bana bakıp duruyordu yanımda Dirok olduğu için okula doğru yürümeye devam ettim. Okul gene aynı şekilde sakin geçmiş hiç farklı birşey olmamıştı. Sadece sabah ki adamı ilk kez gördüğümü ve neden öyle baktığını anlamamıştım sonradan Türkiye de olduğum gene yüzüme vurulmuştu farklı bir düşüncem icin. Okul çıkışı Dirok la beraber gene eve dönerken sabah ki adamı görmüş ve gene aynı şekilde dik dik Dirok baktığını görünce sinirden delirmiş hızlıca adamın üzerine yürümüştüm.
Adama “ neye bakıyorsun abi , sabahta o kadar baktık amacın ne utanmıyor musun kızın yaşındaki bir kıza bakmaya “ dedim
Dirok yanımda şoka uğraşmış ne olduğunu anlamamıştı. Ben adama dik dik bakıyor arada üstüne daha da gidip cevap vermesini bekliyordum.
Adam ağzını açtığı gibi “yanındaki oruspuya “dedi
Bende o an sinirler tamamen gerilmiş çıldırmıştım ve adamın yüzüne aynı anda bir yumruk sallamış hıncımı alamadığım için üst üste daha da vurmaya başlamıştım elimin acıdığını hissetmeme rağmen durmak istemiyordum daha fazla vurmaya başladım. Adam arada kafasını yüzünü korusada yer düştüğünde ve üstüne çıkıp yumrukları daha sert vurmaya başladığımda hicbirsey yapamıyor her yumruğumda sadece çenesinden gelen sesi duyuyordum. Arkadan birileri beni tutmaya çalışıyor onları itip daha fazla vurmaya başlıyordum. Arkadan çok sonradan Dirok un sesini duymuş arkama döndüğüm gibi Ahmet ve Serhat beni kollarımdan tutup hızlıca arkaya doğru çekmişti
Ben daha da sinirlenip “ bırakın oruspu çocuğu Dirok a küfür etti bırakın “ diye bağırıyordum.
Bizimkiler beni asla bırakmıyor yerdeki adama yardım ediyordu Dirok ta.
Dirok un bunu yaptığını görünce daha da sinirlenmiş “ bırak oruspu çocuğuna yardım etme küfür etti sana duymadın mı sabahta şimdi de sana bakıyordu hayvan gibi “ dedim.
Dirok yanıma doğru gelip sadece “ sus yoksa senle asla bir daha konuşmam “ dedi
Ben bunu duyduktan sonra donup kalmıştım. Dirok ise adama yardım etmeye gitmişti. Çocuklar beni bırakmış ben ise kaldırmada oturuyor Dirok u ve yardım ettiği adama bakıyordum hala sinirli halde olmama rağmen Dirok un cümlesinden sonra bir kelime bile etmemiştim.
Bizim çocuklar bir süre sonra Dirok u da yanlarına alınmış “ hadi Sinan gidiyoruz “ dedi
Ve ayağa kalkmıştık yürürken Dirok la konuşmuyor sadece yürüyorduk. Bizim çocukların evi ben ve Dirok un evinden önce olduğundan dolayı önceden ayrıldılar bir süre sonra ben ve Dirok tek kalmıştık.
Dirok un evine yaklaştığımızda Dirok “ neden adama vurdun “ dedi
“ sana küfür etti duymadın mı “
“ Adam küfür etmedi dediği şey hayır evladım arkanızda çocuklarımı bekliyorum “
Benim gözüm açılmış “yanlış duydun sen” dedim
“ Hayır eminim o hızla yürüyüşünden anlamıştım birşey olacağını arkandan geldim hemen yanındaydım adamın dedi şey oydu Sinan”
“ Dirok hayır yanlış duymuş olamam “
“ Sinan uzatma ne olduğunu ordaki herkes gördü ilk defa gördüğümüz bir adama nasıl öyle vurdun sebepsiz anlayamıyorum”
“ Hayır adam sabah ta sana uzunca baktı o zaman birşey yapmadım ama aynısını çıkışta yapınca dayanamadım “
“ Sinan o adam çocuklarını almaya ilk defa gelmiş sabah orada değildi eminim ben görmedim öyle birini “
“ Ben gördüm ama “
“ Sinan sende birşey var ne olduğunu bilmiyorum ama birşey var. Sanki sen sen değilsin ’ sen yeni birisin' ”
Dedikten sonra bahçe kapısından içeri girdi. Ben ise ne olduğunu hala anlamamış sadece eve doğru yola koyuldum. Eve doğru yürürken kafamda o olay sabah o adamı görmem her şey yeninden geçti ve emin olduğumu biliyordum. Benim neden böyle bir şey yaptığımı ben bile anlamamış eve gitmek istemiyor sadece yürümek istiyordum bana iyi gelen tek şey yürümekti öyle de yaptım.